Connect with us

SAĞLIKLI YAŞAM

Karaciğeri Korumak İçin Neler Yemeliyiz ?

Sağlıklı bir yaşam için Karaciğerimizi korumak için neler yemeliyiz ? Karaciğer yağlanması ve bunun gibi hastalıklardan korunmak istiyorsanız neleri yemeniz gerektiğini bilmeniz gerekiyor.

Published

on

Karaciğerimizi korumak için neler yemeliyiz

Karaciğerimizi Korumak İçin Neler Yemeliyiz ?

Sağlıklı bir yaşam için karaciğeri korumak için neler yemeliyiz ? Karaciğer yağlanması ve bunun gibi hastalıklardan korunmak istiyorsanız neleri yemeniz gerektiğini bilmeniz gerekiyor. Karaciğer yağlanması karaciğer hastalıkları hepimiz için gerçekten korkunç bir hastalık peki karaciğerinizi korumak için neler yemeniz gerektiğini biliyor musunuz .

Yulaf ezmesi

Yulaf ezmesi Karaciğerimizi korumak için neler yemeliyiz sorusuna çok doğru bir yanıt olacaktır Çok fazla lifli yiyecekler karaciğerinizin en iyi şekilde çalışmasına yardımcı olabilir. Güne sağlıklı başlamak için harika bir yol mu istiyorsunuz? Yulaf ezmesini denemelisiniz Araştırmalar, karaciğer hastalıklarından uzak durmanın iyi bir yolu olan yulaf ezmesini bazı ekstra kilo ve karın yağlarını atmanıza yardımcı olabileceğini gösteriyor.

Yağlı Gıdalardan Uzak durun

Yağlı gıdalardan uzak durmalısınız mesela Patates kızartması ve hamburger karaciğerinizi sağlıklı tutmak için kötü bir yiyecek seçimidir. Çok fazla yağlı yiyecekler tüketirseniz  zamanla siroz olarak bilinen karaciğerde iz kalmasına yol açabilecek iltihaplanmalara neden olabilir. Bir daha ki sefere daha sağlıklı bir yemek sipariş etmeyi düşün.

Brokoli

Brokoli karaciğerinizi Karaciğerinizi sağlıklı tutmak istiyorsanız, diyetinize bol miktarda sebze ekleyin. Brokoli bu stratejinin bir parçası olabilir. Bazı araştırmalar bu sağlıklı yiyeceklerin karaciğerinizin dostu olduğunu göstermiştir. Buharda pişirilmiş brokoli biraz fazla kulağa iyi geliyorsa, bir’de lahanayla ve dilimlenmiş bademlerle deneyin, kurutulmuş kızılcıklar ve keskin bir salata sosu ile ekleyin. Ayrıca sarımsak ve balzamik sirkeyle birlikte çok lezzetlidir.

Kahve

Kahvesiz gün geçiremezseniz, karaciğeriniz için bazı yararları olabileceğini duymaktan memnuniyet duyarsınız. Karaciğerimizi korumak için neler yemeliyiz sorunun cevabını şimdi öğreniyoruz. Araştırmalar, günde iki ila üç bardak içmenin karaciğerinizi çok fazla alkol veya sağlıksız beslenmenin neden olduğu zararlardan koruyabileceğini göstermektedir. Bazı araştırmalar karaciğer kanseri riskini azaltabileceğini öne sürüyor.

Şekeri Azaltın

Çok fazla tatlı şey karaciğerine zarar verebilir. Çünkü şekerler işinin bir parçası olarak şekeri yağa dönüştürmektedir. Eğer aşırıya kaçarsanız, karaciğeriniz çok fazla yağ yapar ve bu da zamanla size zarar vermeye başlar. Uzun vadede, yağlı karaciğer hastalığı gibi bir durumla karşılaşabilirsiniz. Yani karaciğerinize bir iyilik yapın ve tatlılarla aranıza mesafe koymanızı öneririz

Yeşil çay

Kateşinler denilen bir çeşit antioksidanla doludur. Araştırmalarda, Karaciğerimizi korumak için neler yemeliyiz  karaciğer de dahil olmak üzere bazı kanser türlerine karşı koruyabileceğini öne sürüyor. Kendine çay hazırlayıp sıcak bir yeşilçay içersen daha fazla kateşin elde edeceksin.

Su

Su, Karaciğeriniz için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri su sağlıklı olmanıza ve kilo almanıza engel olmaktadır sağlığınızı korumaktadır. Karaciğerimizi korumak için neler yemeliyiz işte bunun sırrı suda gizli.  Gazlı içecekler veya şekerli içecekler yerine içme suyu alışkanlığı edinin. Her gün kaç kalori kaybedeceğinize kazanacağına şaşıracaksın.

Badem

Badem, Fındık özellikle bunlar iyi bir E vitamini kaynağıdır, araştırmalar yağlı karaciğer hastalıklarına karşı korunmaya yardımcı olabileceğini öne süren bir besin olduğunu göstermekte. Bademler de kalbiniz için iyidir, bu yüzden bir daha atıştırmak istediğinizde bir avuç yiyin. Ya da salatalara ekleyerek keyifli bir yemek yiyin.

Ispanak

Ispanak Karaciğerimizi korumak için neler yemeliyiz sorusunun en önemli cevabı olabilir çünkü Yapraklı yeşillikler, karaciğerinizin doğru çalışmasına yardımcı olabilecek glutatyon adı verilen güçlü bir antioksidandır. Ve ıspanak hazırlamak daha kolay olamazdı. Akşam yemeği salatası için harika bir temel oluşturur ve sarımsak ve zeytinyağı ile sote edilmiş salata gerçekten lezzetlidir.

Yaban mersini

Yaban mersini karaciğerimizi neler yemeliyiz sorusuna bir örnektir İçinde polifenol adı verilen ve çoğu zaman obezite ve yüksek kolesterol ile el ele giden, alkolsüz yağlı karaciğer hastalığına karşı korunmanıza yardımcı olabilecek besinler var. Yaban mersini bir şey değilse, polifenoller açısından zengin diğer yiyecekler arasında koyu çikolata, zeytin ve erik bulunur.

Otlar ve Baharatlar

Otlar ve Baharatla Karaciğerinizi korumak için ve kalbinizi aynı anda korumak ister misiniz? Üzerine bir miktar kekik, adaçayı veya biberiye eklerseniz. Onlar iyi bir sağlıklı polifenol kaynağıdır. Ekstra Bilgi: Birçok tarifte tuzu azaltmanıza yardımcı olur. Tarçın, köri tozu ve kimyon da denenebilir.

Paketlenmiş Gıdalardan uzak durun

Paketlenmiş Gıdalardan uzak durun çünkü karaciğerinizi korumak için tabi kide bir dahaki sefere abur cubur için alışveriş yapmayı isterseniz, bunun yerine sağlıklı bir abur cubur bulmalısınız. Cips ve unlu mamuller ile ilgili sorun genellikle şeker, tuz ve yağ ile doldurulmuş olmalarıdır. Yemek için yanınızda sağlıklı atıştırmalıklar yiyecekler getirin. Tek bir elmayı deneyin ya da mini bir meyve tabağı’da olabilir.

138 Görüntülenme

Makalemizi Nasıl Buldunuz?

Lütfen Ne Kadar Sevdiğinizi Gösterin

Ortalama Puan / 5. Oy Sayısı:

Çok Şanslısın Senden Önce Kimse Bu Makaleye Puan Vermemiş. İlk SEN OL!

Okumaya Devam Et
Advertisement
Yorumlar İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DİYET

Kan Şekeri Düşüren 14 Doğal Yol

Published

on

Vücudumuz kandaki şekeri hücrelere yeteri kadar iletemediği zaman kan şekeri yükselir. Bu durum kontrol edilmediğinde, diyabete kadar gidebilir.

2009’da yapılan Türk populasyon araştırmasına göre Türkiye’deki diyabet öncesi bireylerin oranı %28,7 iken %13,7’si ise diyabet teşhisi almıştır.

Kan Şekeri Düşüren 14 Doğal Seçenek

1. Düzenli Egzersiz Yapmak

Düzenli egzersiz yapmak kilo vermeye yardımcı olduğu gibi insülin duyarlılığını da arttırır. İnsülin duyarlılığının artması kandaki glikozun hücrelere daha iyi taşınması demektir. Egzersiz kasların enerji olarak kandaki glikozun kullanılmasına ve kasların kasılmasına yardımcı olur.

Eğer kan şekerinin kontrolünde sorun yaşıyorsanız, düzenli olarak kan şekerinizi ölçmeniz gerekir. Yapılan egzersize göre kan şekerinin aldığı seviyeyi bilmek de önemlidir. Ağırlık kaldırmak, tempolu yürüyüş, koşma, bisiklete binme, yüzme yapılabilecek egzersizler arasındadır.

2. Karbonhidrat Alımını Kontrol Altına Almak

Vücudumuz karbonhidratı yapı taşları olan glikoza kadar parçalar daha sonra insülin hormonu yardımıyla parçalanan glikoz kanla hücrelere girer. Çok fazla karbonhidrat tüketildiğinde veya insülin hormonunun çalışmasında bir sorun olduğunda bu süreç sekmeye uğrar ve kandaki glikoz seviyesi yükselir.

Amerikan Diyabet Derneği (ADA) besin değişimi ve karbonhidrat sayımı ile karbonhidrat alımının kontrol edilebileceğini söylemiştir. Bazı çalışmalar bu yöntemlerin öğünleri doğru bir şekilde planlamada yardımcı olarak kan glikoz seviyesini olumlu yönce etkileyeceğini söylemiştir. Yapılan çalışmalar düşük karbonhidratlı bir beslenme programının kan şekerinin düşmesinde ve ani kan şekeri düşüşlerinin önlenmesinde etkili olduğunu göstermiştir. Dahası düşük karbonhidratlı beslenme  kan şekerini uzun vadede kontrol altında tutmaktadır.

3. Lif Alımını Arttırmak

Lif karbonhidrat sindirimini ve glikozun emilimini yavaşlatır. Bu nedenle kan şekerini kademeli bir şekilde yükseltir. Buna ek olarak tüketilen lifin türü de bu yükselmede etkilidir.

İki tip lif türü vardır, çözülebilen ve çözülemeyen lif. İkisi de önemli olmakla birlikte, çözülemeyen lifin kan şekerinin düşürülmesi üzerinde etkisi vardır. Ek olarak lif bakımından zengin diyet kan şekeri kontrolünü ve sağlayarak Tip-1 diyabetle mücadelede etkilidir.

Sebzeler, meyveler, kuru baklagiller ve tam tahıllar lif bakımından zengin besinlerdir.  Günlük alınması gereken lif miktarı kadınlar için 25 g, erkekler için 38 g’dır.

4. Su İçmek

Gün içerisinde yeteri kadar su içmek, kan glikoz seviyesini sağlıklı sınırlarda tutmaya yardımcı olur. Ek olarak vücudun susuz kalmasını engelleyerek, üre ile birlikte kandaki fazla glikozun böbreklerden atılmasına yardımcı olur.

Düzenli olarak su içmek kanı sulandırır, kandaki glikoz seviyesini düşürerek diyabet riskini azaltır.

Sıvı almak için yapacağınız en iyi tercih sudur. Şekerli ve gazlı içecekler vücudunuzun su ihtiyacını karşılayamadığı gibi kan şekerinin de yükselmesine neden olmaktadır.

5. Porsiyon Kontrolü Yapmak

Porsiyon kontrolü kalori alımında ve buna bağlı olarak kilo vermede etkilidir. Vücut ağırlığını kontrol altında tutmak kan şekerini olması gereken seviyeye getirip, Tip-2 diyabet riskini azaltır.

Porsiyon kontrolü yaparken dikkat edilmesi gerekenler;

  • Porsiyonları ölçün,
  • Daha küçük tabaklar kullanın,
  • Açık büfe restaurantlardan uzak durun,
  • Etiket okuma alışkanlığı kazanın ve yediklerinizin porsiyonlarını kontrol edin,
  • Beslenme günlüğü tutun.
  • Besinleri iyice çiğneyerek tüketin,

6. Glisemik İndeksi Düşük Besinler Seçmek

Glisemik indeks, karbonhidrat içeren besinlere karşı vücudun kan şekeri yanıtını gösterir. Karbonhidratın miktarı ve çeşidi kan glikoz seviyesinin nasıl etkileyeceğini belirler. Glisemik indeksi düşük besinlerle beslenmek Tip-1 ve Tip-2 diyabet hastalarında uzun vadede kan glikoz seviyesi düşürür.

Besinlerin glisemik indeksi ne kadar önemli olsa da tüketilen karbonhidratın miktarı da önemlidir.

Glisemik indeksi düşük olan besinler; deniz ürünleri, et, yumurta, yulaf, arpa, baklagiller, bazı sebzeler (lahana, karnabahar, brokoli, enginar, kereviz, patlıcan, kabak, biber, salatalık, domates, marul, kuru soğan, taze yeşil fasulye, turp, yer elması, çiğ havuç vb.), bazı meyveler ( kiraz, vişne, erik, greyfurt, şeftali, elma, armut, çilek, böğürtlen, karadut vb.)

7. Stresi Kontrol Altına Almak

Stres kan glikoz seviyenizi etkileyebilir. Glukangon ve kortizol gibi hormonlar stres esnasında salgılanır. Bu hormonlar kan glikoz seviyesini arttırır.

Yapılan bir çalışmaya göre egzersiz, dinlenme ve meditasyon anlamlı bir şekilde stresi azaltarak kan glikoz seviyesini düşürür. Egzersiz ve yoga gibi rahatlatan metotlar kronik diyabet hastalarında stresi azaltarak insülinin salgılanma sorununu azaltır.

8. Kan Şekerinin Ölçümünü Yapmak

Kontrol altında olan, düzen içindedir.

Kan glikozunu düzenli bir şekilde ölçmek, kontrol altında tutmaya yardımcı olur. Örneğin, bu kontrolleri yapmak öğünlerde ve ilaçlarla düzenleme yapmaya yardımcı olur. Aynı zamanda vücudun belli besinlere karşı verdiği tepki öğrenilmiş olur. Bu nedenle her gün kan şekeriniz ölçüp bir günlük tutmak yararlı olacaktır.

9. Yeteri Kadar Uyumak

Yeteri kadar uyumak vücudun sağlıklı olması için gereklidir. Yeteri kadar uyumamak ve yorgunluk da kan glikoz seviyesinde ve insülin duyarlılığında bozulmalara neden olmaktadır.

Uykusuzluk büyüme hormonunun salımını azaltır ve kortizol seviyesini arttırır. Bu iki hormon da kan glikozunun kontrolünde önemli rol oynar.

Dahası, iyi bir uyku önemlidir. Her gece yeteri kadar uykumuzu almamız gerekir.

10. Krom ve Magnezyumdan Zengin Beslenmek

Kan şekerinin yüksekliği ve diyabet aynı zamanda vitamin ve mineral eksikliğiyle de ilişkilendirilir.

Krom karbonhidrat ve yağ metabolizmasıyla ilişkilidir. Kan glikoz seviyesini kontrol eder ve krom eksikliği karbonhidrat toleransına yol açabilir.

Diyabet hastalarıyla yapılan iki çalışma, kromun uzun vadede kan glikozu üzerinde etkisi olduğu sonucuna varmıştır. Ancak başka bir çalışmada aynı sonuçlar bulunamamıştır.

Yumurta sarısı, tam buğday ürünler, kahve, kabuklu yemişler, brokoli ve et kromdan zengin besinlerdir.

Magnezyum da kan glikoz seviyesinde olumlu etkileri vardır ve magnezyum eksikliği diyabet riskinin artmasıyla ilişkilendirilmektedir.

Yapılan bir çalışmaya göre magnezyum kullananların %47’sinin diyabete yakalanma riski daha azdır.

Koyu yeşil yapraklı sebzeler, tam tahıllar, balık, bitter çikolata, muz, avokado ve baklagiller magnezyumdan zengindir.

11. Elma Sirkesi Tüketmek

Elma sirkesinin birçok yararı vardır.  karaciğerden glikoz üretimini azaltarak veya glikozun hücrelere girişini arttırarak kan glikozunun düşmesine yardımcı olur. Çalışmalara göre sirke vücudun glikoza karşı yanıtını etkiler ve insülin duyarlılığını geliştirir.

Elma sirkesini beslenme programınıza adapte etmenin en güzel yolu salatalara sos olarak 2 tatlı kaşığı eklemek ile olabilir.

Ancak kan şekerini düşürmek için bir ilaç kullanıyorsanız en doğru olan doktorunuza danışmaktır.

12. Tarçın Tüketmek

Tarçının bilinen birçok yararı vardır. Bunlardan bir tanesi hücresel seviyede insülin direncini azaltarak insülin duyarlılığını arttırır. Çalışmalar tarçının kan şekerini %29 oranında düşürdüğünü göstermektedir.

Tarçın karbonhidratların sindirim yolunda parçalanmasını yavaşlatarak yemekten sonra kan glikozunun yükselmesini kontrol altına alır. Tarçının insülin üzerinde de daha yavaş da olsa benzer bir etkisi vardır.

Tarçının etkili dozu günde 1-6 gram veya 1/2-2 çay kaşığıdır.

Ancak tarçının çok fazla kullanılması tehlikeli olabilir. Dikkatli

13. Çemen Tohumu Tüketmek

Çemen tohumu çok iyi bir çözünebilen lif kaynağıdır ve kan glikozunu kontrol etmede etkilidir.

Yapılan çalışmalarda çemen tohumunun diyabetiklerde kan şekerini düşürmede etkili olduğunu gösterilmektedir. Aynı zamanda açlık glikozunun düşürülmesinde ve glikoz toleransının gelişmesinde yardımcıdır.

Çemen tohumu kolaylıkla ev yapımı hamur işlerine katılabilir ve diyabetin tedavisinde kullanılabilir. Aynı zamanda çemen tohumu unu yapılabilir veya çaylara eklenebilir.

Çemen tohumu diyabetlilerin rahatlıkla kullanabildiği bir ottur. Günlük 2*5 g tüketilmesi önerilir.

14. Kilo Vermek

Sağlıklı bir kiloda olmak tüm hastalıkların en başarılı tedavi yöntemlerindendir. Kilo kontrolü kan şekerini düzene sokar ve diyabete yakalanma riskini azaltır.

Vücut ağırlığındaki %7’lik kayıp diyabete yakalanma riskini %58 oranında azaltır ve ilaçlardan daha etkili bir yöntemdir. Dahası bu düşüş senelerce korunabilir.

Diyabet riski için en önemli faktörlerden biri ve belki de en önemlisi bel kalınlığıdır. Kadınlarda 88,9 cm ve üzeri, erkeklerde ise 101,6 cm ve üzeri insülin direnci gelişiminde, kan şekeri yüksekliği ve tip-2 diyabete yakalanma riski ile ilişkilidir.

Bel kalınlığının istenilen düzeyde olması vücut ağırlığından daha önemlidir.

64 Görüntülenme

Makalemizi Nasıl Buldunuz?

Lütfen Ne Kadar Sevdiğinizi Gösterin

Ortalama Puan 3 / 5. Oy Sayısı: 4

Devamını Göster

Popüler Makaleler