Connect with us

SAĞLIKLI YAŞAM

Sindirime Yardımcı Besinler Nelerdir ?

Sindirime yardımcı besinler nelerdir ? biliyor musunuz sindirim sisteminizin sağlığı için neler yemeniz gerektiğini bilmek gün içerisinde size daha rahat ve sağlıklı bir yaşantı imkanı sunar yediklerinize dikkat etmeniz hem hastalıklardan korunmanıza yardımcı olur hem’de neleri yemeniz gerektiğini öğrenebilirsiniz. Bu yazıda, sindirim sistemi için iyi olan yiyecekleri listeliyoruz. Ayrıca hangilerinden kaçınmamız gerektiğini’de kapsar.

Published

on

Sindirime Yardımcı Besinler Nelerdir

Sindirime Yardımcı Besinler Nelerdir ?

Sindirime yardımcı besinler nelerdir ? biliyor musunuz sindirim sisteminizin sağlığı için neler yemeniz gerektiğini bilmek gün içerisinde size daha rahat ve sağlıklı bir yaşantı imkanı sunar yediklerinize dikkat etmeniz hem hastalıklardan korunmanıza yardımcı olur hem’de neleri yemeniz gerektiğini öğrenebilirsiniz. Bu yazıda, sindirim sistemi için iyi olan yiyecekleri listeliyoruz. Ayrıca hangilerinden kaçınmamız gerektiğini’de kapsar.

Zencefil içeren besinler

Zencefil şişkinliği ve diğer sindirim sorunlarını azaltabilen bir bitkidir. Kurutulmuş zencefil tozu yemeklerin tadına bakmak için mükemmel bir baharattır zencefilli çay sağlık açısından’da faydalıdır. Lezzetli yemek için kaliteli bir zencefil kökünü denemelisiniz.

Derili Sebzeler

Derili Sebzeler, sindirim için önemli bir besin maddesi olan lif bakımından zengindir .Dışkıyı vücuttan çıkarmak için bağırsakları uyarır.

Sebzelerin derileri genellikle lif bakımından zengindir ve hepsini tüketmek en iyisidir. Deriden zengin lifli bazı sebzeler arasında patates, baklagil ve baklagiller bulunur.

Meyve

Birçok meyve de lif bakımından zengindir.Sindirime yardımcı besinler nelerdir sorusuna Ayrıca, C vitamini ve potasyum gibi sindirim için iyi olan vitamin ve mineralleri de içerirler. Örneğin, elmalar , portakallar ve muzlar sindirime yardımcı olabilecek besleyici meyvelerdir.

Tahıl

Tam tahıllı gıdalar ayrıca sindirime yardımcı olan yüksek bir lif içeriğine sahiptir. Vücut yavaş yavaş kepekli tahılları parçalayarak kan şekeri seviyelerini kontrol etmeye yardımcı olur. Kahverengi pirinç ve kinoa dahil olmak üzere birçok tahıl ürünü mevcuttur .

Yoğurt

Sindirime yardımcı besinler nelerdir sorusuna Pek çok yoğurt ürünü probiyotik içerir . Bunlar sindirim sistemi için yararları olabilecek canlı bakteri ve mayalardır.

Kefir

Kefir , dolum yapan ve probiyotik içeren fermente bir süt içeceğidir. Yukarıda belirtildiği gibi, bunlar daha iyi sindirim ve bağırsak sağlığını teşvik edebilir.

Lifli yeşil sebzeler

Papatya Çayı

Papatya çoklu hastalıklar için yaygın olarak kullanılmaktadır. Natüralistler, mide, kolik ve bulantı gibi sindirim problemlerini, ayrıca kaygı ve uykusuzluğu tedavi etmek için papatyayı kullanılır. Ragweed gibi bazı bitki alerjileri olan insanlar, muhtemelen papatyaya karşı alerjik reaksiyon gösterebilirler. Herhangi bir papatya çayını kullanmadan önce daima doktorunuzla görüşün.

Enginar

Enginar yaprağı  hazımsızlık semptomlarını hafifletebilir. Günlük kullanıldığında, özü bulantı, kusma, gaz ve karın ağrısını azaltıyor gibi görünüyor. Aynı zamanda sindirim tedavisine yardımcı olabilir, krampları ve karın ağrısını azaltır.enginar ilaçlarla bilinen bir etkileşimi yoktur. Ancak, zararlı otlara ve ilgili polenlere alerjisi olan kişilerde alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Kullanmadan önce doktorunuza danışın.

Nane Yağı

Araştırmacılar bazı çalışmalar’da nane yağının Sindirim ile birlikte gelen ağrıyı ve şişmeyi azaltabileceğini göstermektedir. Enterik kaplı kapsüller midede çözünmez. Yağın salındığı küçük ve kalın bağırsaklara geçer. Küçük dozlarda, nane yağı güvenli görünmektedir. Kullanmadan önce doktorunuza danışmanızı öneririz.

Kaçınılması gerekenler

Çok hızlı yemek, sindirimi engelleyebilir. Her ne kadar yiyeceklerin çoğu sağlıklı olarak tüketilse de, bazıları sindirime yardımcı değildir.

Bazı yiyecek ve içecekler şişkinlik, mide ekşimesi ve ishal riskini arttırır. Bunlara örnekler :

şeker alkolleri gibi suni tatlandırıcılar
gazlı içecekler veya şekerli tatlandırılmış içecekler
beyaz ekmek gibi rafine karbonhidratlar ve alkol.

Bazı alışkanlıklar da sindirimi engelleyebilir. Bunlar çok hızlı yemek yemeyi ve yemekten hemen sonra yatmayı içerir. Vücudun, bazı insanlar için sorunlu olabilecek büyük öğünleri sindirmesi daha uzun sürebilir. Sindirimi arttırmak için büyük yerine birkaç küçük öğün yemek en iyisidir. Bununla birlikte, herkesin sindirim sistemleri değişkenlik gösterir. Örneğin, bazı insanlar yiyecek tahammülsüzlüğü ve alerjisine sahip olabilir. Bir doktor, bunlar gibi sindirim problemleri olan kişilerin yiyecek günlüğü tutmasını önerebilir. Bu, sindirim sorunlarını tetikleyen yiyecek ve içecekleri tanımlamanıza yardımcı olabilir.

Sindirim Sisteminize dikkat etmezseniz oluşabilecek bazı semptomlar

şişkinlik
gaz
kabızlık
ishal
mide bulantısı
kusma
mide ekşimesi

117 Görüntülenme

Makalemizi Nasıl Buldunuz?

Lütfen Ne Kadar Sevdiğinizi Gösterin

Ortalama Puan 5 / 5. Oy Sayısı: 1

Okumaya Devam Et
Advertisement
Yorumlar İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DİYET

Kan Şekeri Düşüren 14 Doğal Yol

Published

on

Vücudumuz kandaki şekeri hücrelere yeteri kadar iletemediği zaman kan şekeri yükselir. Bu durum kontrol edilmediğinde, diyabete kadar gidebilir.

2009’da yapılan Türk populasyon araştırmasına göre Türkiye’deki diyabet öncesi bireylerin oranı %28,7 iken %13,7’si ise diyabet teşhisi almıştır.

Kan Şekeri Düşüren 14 Doğal Seçenek

1. Düzenli Egzersiz Yapmak

Düzenli egzersiz yapmak kilo vermeye yardımcı olduğu gibi insülin duyarlılığını da arttırır. İnsülin duyarlılığının artması kandaki glikozun hücrelere daha iyi taşınması demektir. Egzersiz kasların enerji olarak kandaki glikozun kullanılmasına ve kasların kasılmasına yardımcı olur.

Eğer kan şekerinin kontrolünde sorun yaşıyorsanız, düzenli olarak kan şekerinizi ölçmeniz gerekir. Yapılan egzersize göre kan şekerinin aldığı seviyeyi bilmek de önemlidir. Ağırlık kaldırmak, tempolu yürüyüş, koşma, bisiklete binme, yüzme yapılabilecek egzersizler arasındadır.

2. Karbonhidrat Alımını Kontrol Altına Almak

Vücudumuz karbonhidratı yapı taşları olan glikoza kadar parçalar daha sonra insülin hormonu yardımıyla parçalanan glikoz kanla hücrelere girer. Çok fazla karbonhidrat tüketildiğinde veya insülin hormonunun çalışmasında bir sorun olduğunda bu süreç sekmeye uğrar ve kandaki glikoz seviyesi yükselir.

Amerikan Diyabet Derneği (ADA) besin değişimi ve karbonhidrat sayımı ile karbonhidrat alımının kontrol edilebileceğini söylemiştir. Bazı çalışmalar bu yöntemlerin öğünleri doğru bir şekilde planlamada yardımcı olarak kan glikoz seviyesini olumlu yönce etkileyeceğini söylemiştir. Yapılan çalışmalar düşük karbonhidratlı bir beslenme programının kan şekerinin düşmesinde ve ani kan şekeri düşüşlerinin önlenmesinde etkili olduğunu göstermiştir. Dahası düşük karbonhidratlı beslenme  kan şekerini uzun vadede kontrol altında tutmaktadır.

3. Lif Alımını Arttırmak

Lif karbonhidrat sindirimini ve glikozun emilimini yavaşlatır. Bu nedenle kan şekerini kademeli bir şekilde yükseltir. Buna ek olarak tüketilen lifin türü de bu yükselmede etkilidir.

İki tip lif türü vardır, çözülebilen ve çözülemeyen lif. İkisi de önemli olmakla birlikte, çözülemeyen lifin kan şekerinin düşürülmesi üzerinde etkisi vardır. Ek olarak lif bakımından zengin diyet kan şekeri kontrolünü ve sağlayarak Tip-1 diyabetle mücadelede etkilidir.

Sebzeler, meyveler, kuru baklagiller ve tam tahıllar lif bakımından zengin besinlerdir.  Günlük alınması gereken lif miktarı kadınlar için 25 g, erkekler için 38 g’dır.

4. Su İçmek

Gün içerisinde yeteri kadar su içmek, kan glikoz seviyesini sağlıklı sınırlarda tutmaya yardımcı olur. Ek olarak vücudun susuz kalmasını engelleyerek, üre ile birlikte kandaki fazla glikozun böbreklerden atılmasına yardımcı olur.

Düzenli olarak su içmek kanı sulandırır, kandaki glikoz seviyesini düşürerek diyabet riskini azaltır.

Sıvı almak için yapacağınız en iyi tercih sudur. Şekerli ve gazlı içecekler vücudunuzun su ihtiyacını karşılayamadığı gibi kan şekerinin de yükselmesine neden olmaktadır.

5. Porsiyon Kontrolü Yapmak

Porsiyon kontrolü kalori alımında ve buna bağlı olarak kilo vermede etkilidir. Vücut ağırlığını kontrol altında tutmak kan şekerini olması gereken seviyeye getirip, Tip-2 diyabet riskini azaltır.

Porsiyon kontrolü yaparken dikkat edilmesi gerekenler;

  • Porsiyonları ölçün,
  • Daha küçük tabaklar kullanın,
  • Açık büfe restaurantlardan uzak durun,
  • Etiket okuma alışkanlığı kazanın ve yediklerinizin porsiyonlarını kontrol edin,
  • Beslenme günlüğü tutun.
  • Besinleri iyice çiğneyerek tüketin,

6. Glisemik İndeksi Düşük Besinler Seçmek

Glisemik indeks, karbonhidrat içeren besinlere karşı vücudun kan şekeri yanıtını gösterir. Karbonhidratın miktarı ve çeşidi kan glikoz seviyesinin nasıl etkileyeceğini belirler. Glisemik indeksi düşük besinlerle beslenmek Tip-1 ve Tip-2 diyabet hastalarında uzun vadede kan glikoz seviyesi düşürür.

Besinlerin glisemik indeksi ne kadar önemli olsa da tüketilen karbonhidratın miktarı da önemlidir.

Glisemik indeksi düşük olan besinler; deniz ürünleri, et, yumurta, yulaf, arpa, baklagiller, bazı sebzeler (lahana, karnabahar, brokoli, enginar, kereviz, patlıcan, kabak, biber, salatalık, domates, marul, kuru soğan, taze yeşil fasulye, turp, yer elması, çiğ havuç vb.), bazı meyveler ( kiraz, vişne, erik, greyfurt, şeftali, elma, armut, çilek, böğürtlen, karadut vb.)

7. Stresi Kontrol Altına Almak

Stres kan glikoz seviyenizi etkileyebilir. Glukangon ve kortizol gibi hormonlar stres esnasında salgılanır. Bu hormonlar kan glikoz seviyesini arttırır.

Yapılan bir çalışmaya göre egzersiz, dinlenme ve meditasyon anlamlı bir şekilde stresi azaltarak kan glikoz seviyesini düşürür. Egzersiz ve yoga gibi rahatlatan metotlar kronik diyabet hastalarında stresi azaltarak insülinin salgılanma sorununu azaltır.

8. Kan Şekerinin Ölçümünü Yapmak

Kontrol altında olan, düzen içindedir.

Kan glikozunu düzenli bir şekilde ölçmek, kontrol altında tutmaya yardımcı olur. Örneğin, bu kontrolleri yapmak öğünlerde ve ilaçlarla düzenleme yapmaya yardımcı olur. Aynı zamanda vücudun belli besinlere karşı verdiği tepki öğrenilmiş olur. Bu nedenle her gün kan şekeriniz ölçüp bir günlük tutmak yararlı olacaktır.

9. Yeteri Kadar Uyumak

Yeteri kadar uyumak vücudun sağlıklı olması için gereklidir. Yeteri kadar uyumamak ve yorgunluk da kan glikoz seviyesinde ve insülin duyarlılığında bozulmalara neden olmaktadır.

Uykusuzluk büyüme hormonunun salımını azaltır ve kortizol seviyesini arttırır. Bu iki hormon da kan glikozunun kontrolünde önemli rol oynar.

Dahası, iyi bir uyku önemlidir. Her gece yeteri kadar uykumuzu almamız gerekir.

10. Krom ve Magnezyumdan Zengin Beslenmek

Kan şekerinin yüksekliği ve diyabet aynı zamanda vitamin ve mineral eksikliğiyle de ilişkilendirilir.

Krom karbonhidrat ve yağ metabolizmasıyla ilişkilidir. Kan glikoz seviyesini kontrol eder ve krom eksikliği karbonhidrat toleransına yol açabilir.

Diyabet hastalarıyla yapılan iki çalışma, kromun uzun vadede kan glikozu üzerinde etkisi olduğu sonucuna varmıştır. Ancak başka bir çalışmada aynı sonuçlar bulunamamıştır.

Yumurta sarısı, tam buğday ürünler, kahve, kabuklu yemişler, brokoli ve et kromdan zengin besinlerdir.

Magnezyum da kan glikoz seviyesinde olumlu etkileri vardır ve magnezyum eksikliği diyabet riskinin artmasıyla ilişkilendirilmektedir.

Yapılan bir çalışmaya göre magnezyum kullananların %47’sinin diyabete yakalanma riski daha azdır.

Koyu yeşil yapraklı sebzeler, tam tahıllar, balık, bitter çikolata, muz, avokado ve baklagiller magnezyumdan zengindir.

11. Elma Sirkesi Tüketmek

Elma sirkesinin birçok yararı vardır.  karaciğerden glikoz üretimini azaltarak veya glikozun hücrelere girişini arttırarak kan glikozunun düşmesine yardımcı olur. Çalışmalara göre sirke vücudun glikoza karşı yanıtını etkiler ve insülin duyarlılığını geliştirir.

Elma sirkesini beslenme programınıza adapte etmenin en güzel yolu salatalara sos olarak 2 tatlı kaşığı eklemek ile olabilir.

Ancak kan şekerini düşürmek için bir ilaç kullanıyorsanız en doğru olan doktorunuza danışmaktır.

12. Tarçın Tüketmek

Tarçının bilinen birçok yararı vardır. Bunlardan bir tanesi hücresel seviyede insülin direncini azaltarak insülin duyarlılığını arttırır. Çalışmalar tarçının kan şekerini %29 oranında düşürdüğünü göstermektedir.

Tarçın karbonhidratların sindirim yolunda parçalanmasını yavaşlatarak yemekten sonra kan glikozunun yükselmesini kontrol altına alır. Tarçının insülin üzerinde de daha yavaş da olsa benzer bir etkisi vardır.

Tarçının etkili dozu günde 1-6 gram veya 1/2-2 çay kaşığıdır.

Ancak tarçının çok fazla kullanılması tehlikeli olabilir. Dikkatli

13. Çemen Tohumu Tüketmek

Çemen tohumu çok iyi bir çözünebilen lif kaynağıdır ve kan glikozunu kontrol etmede etkilidir.

Yapılan çalışmalarda çemen tohumunun diyabetiklerde kan şekerini düşürmede etkili olduğunu gösterilmektedir. Aynı zamanda açlık glikozunun düşürülmesinde ve glikoz toleransının gelişmesinde yardımcıdır.

Çemen tohumu kolaylıkla ev yapımı hamur işlerine katılabilir ve diyabetin tedavisinde kullanılabilir. Aynı zamanda çemen tohumu unu yapılabilir veya çaylara eklenebilir.

Çemen tohumu diyabetlilerin rahatlıkla kullanabildiği bir ottur. Günlük 2*5 g tüketilmesi önerilir.

14. Kilo Vermek

Sağlıklı bir kiloda olmak tüm hastalıkların en başarılı tedavi yöntemlerindendir. Kilo kontrolü kan şekerini düzene sokar ve diyabete yakalanma riskini azaltır.

Vücut ağırlığındaki %7’lik kayıp diyabete yakalanma riskini %58 oranında azaltır ve ilaçlardan daha etkili bir yöntemdir. Dahası bu düşüş senelerce korunabilir.

Diyabet riski için en önemli faktörlerden biri ve belki de en önemlisi bel kalınlığıdır. Kadınlarda 88,9 cm ve üzeri, erkeklerde ise 101,6 cm ve üzeri insülin direnci gelişiminde, kan şekeri yüksekliği ve tip-2 diyabete yakalanma riski ile ilişkilidir.

Bel kalınlığının istenilen düzeyde olması vücut ağırlığından daha önemlidir.

65 Görüntülenme

Makalemizi Nasıl Buldunuz?

Lütfen Ne Kadar Sevdiğinizi Gösterin

Ortalama Puan 3 / 5. Oy Sayısı: 4

Devamını Göster

Popüler Makaleler