ZAYIFLAMA

Obezite Hakkında

Obezite - Şişmanlık

Obezite (Şişmanlık) Nedir?

Obezite (Şişmanlık) kişilerin ideal vücut ağırlıklarının yüzde 15 üzerinde olması durumuna verilen isimdir. Obezite çağımızın en büyük sağlık sorunlarının başında gelmektedir. Öyle ki şişmanlık yani obeziteye bağlı hastalıklar yüzünden ölen kişi sayısı terör ve savaşlarda ölenlerden daha fazladır. Şişmanlık söz konusu olduğunda vücuttaki deri altı yağ hücrelerinin hem çapı büyürken sayılarıda artar. Vücutta yağ hücrelerinin en çok bulunduğu başlıca organlar ve bölgeler deri altı, karın içi, kalp zarı ve karaciğerdir.

İlk fazla kilolar ve yağlar erkeklerde özellikle karın bölgesi (elma tarzı, içki göbeği, balkon gibi adlandırılır) kadınlarda ise basen bölgesinde (armut tarzı) toplanmaya başlar. Yağ bu bölgelerden diğer taraflara dağılır. Kadınlarda doğum sonrasında karın bölgelerinde çok fazla yağ birikimi görürüz. Bu biraz da genetik yapıyla alakalıdır.
Obezite çağımızın hem en büyük bir hastalığı olup 50 den fazla hastalığa neden olduğunu biliyoruz. Amerika’da günümüzde (2017) şişmanlık (obezite) ve fazla kilo oranı %75 oldu. Yani bir başka deyişle 250 milyon insan fazla kilolu.

Naturbes-Omega

Naturbes Omega İçinde Omega 3-5-6-7-9 ve 11 (Cod Liver Oil) Bulunmaktadır. Naturbes Omega Sadece Eczanelerde Satılır.

Çalışan hem bay hem de bayanların çok hızlı yemek zorunda kalması bu da genellikle ekmek veya sandviç arasına konulan peynir, sucuk, mayonez, ketçap gibi kalorisi yüksek öğelerin bir araya gelerek, ayrıca da bunların da hızlı bir şekilde tüketilmesi gene kişilerin kilo almasına neden olur.

Yaşamak mı için yiyoruz; yoksa yemek mi için mi yaşıyoruz.

Ancak yemek yemenin hayatın en büyük zevklerinden biri olduğunu söylememiz gerekir. Fakat burada yarar ve zararlarını da çok iyi bilmemiz gerekir. Beslenmeyle ilgili en önemli konulardan biri de kuşkusuz kilo problemi. Kilosu fazla olan hiç bir insan bedeninin bu durumundan memnun değil. Bu durum kadınlarımız için artık estetik bir kaygıdan ziyade, sağlık olarak algılanması gerekir.

Protelan Reklam

Protelan Kalorisi Kısıtlanmış Öğün Yerini Alan Gıda - Zayıflama Ürünü

Kısacası sağlıklı beslenme sadece bahar aylarında başlayıp yaza hazırlanma programı olarak değil, doğumdan ölüme kadar sürekli edinmemiz gereken bir alışkanlık olması gerekir. Sağlıklı zayıflamak ve vücut ağırlığını dengede tutmak önemlidir. Bunun için ilk kural doğru beslenme bilgisine sahip olmak gerekir. Dolayısıyla yeterli ve dengeli beslenmek hepimiz için geçerlidir. İsveç, Norveç diyeti ya da şu ünlü insan diyeti gibi diyetleri bir tarafa bırakmamız gerekir.

Obezite Hangi Hastalıklara Neden Olur?

Obezite bir çok hastalığın direkt olmasa bile dolaylı yollardan sebebidir. Obezite aşırı kilo başta kalp ve damar sağlığı için oldukça zarar verici bir hastalıktır.

Hipertansiyon

Tansiyonun yükselmesinin yüzde 26 oranında kilo ile büyük alakası vardır. Yüksek tansiyon, hem sistolik hem de diyastolik (= Küçük tansiyon) tansiyonun yukarı çıkması durumudur. Çünkü kalp ve vücutta bulunan atar damarlar insanın belli bir kiloda olmasına, göre ayarlanmıştır. Eğer siz fazla kilo alacak olursanız, kalbiniz katrilyonlarca yağ hücresine daha fazla oksijen ve glikoz (şeker) göndermek için daha fazla ve kuvvetli bir şekilde çalışacaktır. Atardamarlar da buraya daha fazla kan gönderebilmek için yeni dallara ayrılacaktır. Dolayısıyla tansiyon yükselecektir. Çoğu hipertansiyon kilo verilince normale iner.

Enfarktüs

Kalp ve damar hastalıkları yüzde 70 oranında şişmanlıktan oluşur. Özellikle kolesterol ve diğer yağ gruplarının artışı da kalp damarlarının küçük ve büyük dallarını tıkayarak kan akışına engel olur. Sonuçta kalp kasına gidecek oksijen ve glikozun azalması kalp kasının yeterli bir biçimde beslenememesine neden olur. Bu durum da kalp kasının yer yer ölmesine yani enfarktüse yol açar. Ağır vakalarda kalbin durması ve ani ölüm kaçınılmazdır.

Damarların Tıkanması

Yine kolesterol ve diğer yağ oranlarının kanda artmasıyla vücudun herhangi bir yerinde atardamarı tıkaması veya az kan gidecek şekilde daraltması sonucu damarın altında kalan hücrelerin yeterli beslenemeyerek ölmesine neden olur. Örnek; Burger hastalığı: Sigara, bu hastalığı en çok körükleyen durumdur. Özellikle alt bacak (baldır) bölgesinde yeterli temiz kan akışı olmadığı için yürürken topallama ve ağrı ile karakterize bir durumdur.

Varis ve Tromboemboli

Toplardamarların içinde kanın geri gitmesini önleyen küçük kapaklar bozulmaya başlar (kilodan dolayı) Sonuçta damarların çapı büyüme eğilimindedir bu da varis adını verdiğimiz hastalığa neden olur. Tromboemboli ; toplardamarlarda kolesterol seviyesinin artmasına bağlı buralarda birikerek damarı tıkayan bir durum oluşur.

Osteoartroz (Halk arasındaki adıyla kireçlenme)

Daha öncede bahsettiğimiz gibi vücut iskelet-kas sistemi de belirli bir kiloya göre hareket ederler. Eğer kilonuz fazla olursa kemikler arasında bulunan kıkırdaklar daha fazla basınç altında kalırlar. Kıkırdaklar sert bir sünger gibidir. Yük bindiğinde kıkırdaklar içindeki sıvı materyali dışarı çıkartır. Yük kalktığında kıkırdaklar o sıvıyı tekrar emerler. Ama üstte bahsettiğim gibi yük fazla olursa geri emme özelliği zayıflar. Sonuçta belli bir zaman sonucu kıkırdaklar iyice yassılaşır. Görevlerini hiç yapamaz duruma geldiklerinde kemikler birbirlerine sürtmeye başlar. İki elinizi birbirine devamlı sürterseniz elleriniz ısınır. Eğer akşama kadar kazma kürekle çalışırsanı, ellerin içinde nasırlar oluşur.

Burada da durum böyledir; kemikler birbirine sürte sürte kalsiyum adını verdiğimiz (kireçlenme) yapılar kemik ve kıkırdak kenarlarında oluşmaya başlar. Bu plaklar sürtünme sırasında sinirleri uyararak şiddetli ağrılara neden olur. Sonrasında o doktor bu doktor gezilir. İlaçlar alınır, fizik tedavi seanslarına gidilir. Bunlar bir müddet iyi gelir. Kökte yatan şişmanlığı tedavi etmedikçe bu ağrılar ömür boyu arkadaşınız olarak sizinle yaşar. Artroz boyunda olursa, boyuna bazen de kol ve ellere ağrı ve uyuşma şeklinde vurur. Belde olursa bel ağrıları siyatik adını verdiğimiz bacak ve ayak ağrılarına neden olur. Bazen bu durum bel fıtığına da zemin hazırlar. Kireçlenme vücudun her ekleminde olabilir. Her bir kilo fazlamız diz kapaklarına binen 20 kg gibi algılanır. Yinene her 1 kg fazlamız yüzde 10 oranında kireçlenmeyi artırır.

Kanserler

Fazla kilo, Erkeklerde prostat kadınlarda ise meme ve üreme organlarında (rahim, yumurtalık)kanser olma riskini artırır. Özellikle rahmin endometrium tabakasında kanserleri de sık görülür. Göğüs ve kolon kanserlerinin 42’sinin şişmanlarda görüldüğünü söyleyebiliriz. Şişmanlık aynı zamanda böbrek kanserlerini de oluşturulabilir.

Diabetes Mellitus (Şeker Hastalığı)

Özellikle Tip II adını verdiğimiz doğuştan itibaren değil sonradan çıkan genellikle ağızdan alınan ilaçlarla tedavisi yapılmaya çalışan şeker hastalığında şişmanlık önemli bir oluşturucu faktördür. Bazen de şeker hastalığı şişmanlığı oluşturucu bir faktördür. Tip II Diabetes Mellitus’un yüzde 80 nedeni şişmanlıktır.

Safra Kesesi Hastalıkları

Özellikle halk arasında çamur veya taş adını verdiğimiz durumların oluşmasına neden olur. Bu durum özellikle sarışın ve şişman kadınlarda daha sık bir durum arz eder. Safra kesesi hastalıklarınının yüzde 30’undan fazla kilo sorumludur.

Psikiyatrik Hastalıklar

Özellikle stres ve depresyon beraberinde oluşur. Bu durumda negatif fevri davranışlar, sürekli sıkıntı ve üzüntü daha fazla gıda alımına neden olur. Aşırı beslenmeye bağlı kilo alımı hastalıkların ciddiyetini de artırır.

Gut Hastalığı

Özellikle şişmanlama ve fazla protein (et, süt, yumurta) ile beslenme protein türü gıdaların atık maddesi olan ürik asitin eklemlerde toplanmasına gut adı verilir. Aşırı protein alımında vücut proteini parçalandıktan sonra urik asit ortaya çıkar. Bu sürekli olursa, eklem boşluklarında birikmeye başlar. Gut, özellikle erkeklerde ayak başparmağı eklemini tutar. Eklemde ağrı, kızarıklık, şişlik yapar. Bu hastalık dönem dönem ortaya çıkar ve oldukça ağrılıdır. Halk arasında da zengin hastalığı olarak bilinir.Orta ve ileri yaş erkeklerde sıklıkla görülür. Zaman zaman iyileşir zaman zaman da tekrarlar.

Karaciğer Hastalıkları Özellikle Şeker

Öncelikle karaciğerde glikojen olarak depo edilir. Vücudun ihtiyacı da bu glikojen parçalanarak kana glikoz şeklinde geçer. Sürekli kilo alıp verme durumunda da karaciğer hücreleri arasında bu glikojenler aşırı biriktiğinde yağ hücrelerine dönüşmeye başlar. Sonuç olarak halk arasında da söylenen karaciğer yağlanması durumu meydana gelir. Sonuçta bu hücreler aktif olan karaciğerin kendi hücrelerinin çalışmasını önlemeye başlar ve bu durum sonunda karaciğer hastalıklarına zemin hazırlar. Hatta siroza kadar da gidebilir.

Solunum Sistemi Hastalıkları

Kilonun artışı kalbin işgücünü yoğunlaştırdığı gibi akciğerlerin yükünü de artıracaktır. Dolayısıyla bir takım akciğer hastalıklarına (bronşit amfizem v.b) daha çabuk yakalanma durumu oluşacaktır. Sonuçta akciğer yetmezliği gelişir. Ayrıca şişman insanlarda yumuşak damağın uyku sırasında arkaya doğru yaslanmasına bağlı horlamanın artası da söz konusu olabilir. Bu durum genellikle kişinin kilo vermesiyle düzelir. Yine Uyku Apne adını verdiğimiz uyku sırasında geçici solunum durması da oluşabilir.

Genital-Üriner Sistem Hastalıkları

Fazla kilo özellikle adet (menstruasyon) bozulmalarına neden olur. Sancılı adet görme, adet günlerinin uzaması, adet görme sıklığının azalması, bazen de hiç adet görmemeye neden olabilir. Hamilelik döneminde gebelik toksemisine (zehirlenmesine) de neden olabilir. Özellikle yüksek tansiyon basıncı ile karakterizedir.

Böbrek Hastalıkları

Fazla kilolu olmak da böbreğin çalışma fonksiyonlarını yavaşlattığı gerçektir.

Ödem ( Vücuttaki Sıvı Atışı ve Toplaması)

Kilolu kişilerde özellikle alt bacaklarda aşırı su toplanması görülür. Bu da çeşitli bacak ağrılarına neden olur.

Enfeksiyonlara Yatkınlık

Kilo sorunu varsa çok sık üst solunum yolları enfeksiyonları (bademcik iltihabı, farenjit v.s) görülebilir.

Ameliyat Riskinde Artış

Aşırı kilo ayrıca yaranın geç kapanmasına da yol açar.

Dermatolojik Hastalıklar

Özellikle şişman insanlarda görülen terleme fazlalığı ayrıca doku sürtünmelerine bağlı mantar, egzama gibi hastalıklara dahada sık zemin hazırlar.

Ani Ölüm

Şişmanlığın insan ömrünü kısalttığını artık biliyoruz. Dolayısıyla şişman kişilerde normal kilolu olan insanlardan daha fazla ani ölüm olduğu kesindir. Sigaradan sonra ölüme neden olan ikinci faktör obezitedir.

Beyin Kanaması

Diğer Kalp Hastalıkları

Şişmanlığa bağlı kalp yetmezliği, ani kalp durması, göğüs ağrısı(Angina pectoris) ortaya çıkabilir.

Gebelik ve Doğumda Zorluklar

Şişmanlık hem anne hem de bebeğin ölüm oranını yükseltir. Bu durum yüksek kan basıncı ile kendini gösterir. Bu durum normal kilolu olan kişilere nazaran on kat daha risklidir. Hatta doğum sırasında güçlük yarattığı gibi spina bifida (halk arasında bel açıklığı) olma riskini arttırır.

Obezite Nasıl Oluşur?

Şişmanlığın genelde % 85’i psikolojik durum ve stres nedeniyle normalden daha fazla yemek tüketimi ve az hareket sonucu gelişir. Başlangıçta 3-4 kilo alınmasını fark etmeyen kişiler bu yemek düzenini devam ettirdikçe 10 kg hatta daha fazla kilo alır.
Şişmanlığın ancak % 15’i organik nedenlerden oluşur.

Obezitenin Organik Nedenleri

Hipotiroidi: (Troid bezinin az çalışması) Troid bezi insan metabolizmasını düzenleyici T3 ve T4 adı verilen iki önemli hormon salgılar. Bu hormonlar beynin hipofiz bezinden salgılanan TSH adı verilen bir başka hormon tarafından kontrol edilir. İşte hipofiz bezinden fazla TSH salgılanması durumunda sürekli bir şekilde troid bezi T3 ve T4 salgılatmaya zorlanır. Sonuçta T3 ve T4 az salgılanmaya başlayınca metabolizma bozulur. Sonuçta kilo almak kaçınılmaz. Bazı troid iltihapları da (Hashimato troiditi) de aynı şekilde T3 ve T4 ‘ün salgılanmasını azaltarak kilo alınmasına neden olur.

Boyun iki yanında bulunan özellikle vücudun doğrudan metabolizmasıyla ilgili troit bezinin az çalışması sonucu şişmanlık gelişebilir. Hipotiroidinin saçlarda kuruma, dökülme, sabah kalkıldığında göz altlarının şişkin olması, tırnakda kırılmalar gibi diğer belirtileri de vardır.

Ailesel (Genetik) Kabızlık; Çocukluktan itibaren veya bazen doğumlardan sonra sürekli ve kalıcı kabızlık (bağırsakların iyi çalışmaması) durumları

Pankreas; Pankreas bezinde insulin üreten hücrelerin fazla çalışması

Hipoglisemi; Hipoglisemi (Kan şekeri düşüklüğü)

Beyin Sağlığı; Beyindeki hipofiz bezinin az çalışması, Cushing gibi… Beyindeki hipotalamus bölgesi tümörleri

Cushing Sendromu: özellikle hipofiz bezinin hastalığından oluşan aşırı kortizon salınır bununda metabolizmayı etkilemesi ayrıca vücutta su tutulmasını artırdığı (ödem) için şişmanlamaya neden olur.

Yumurtalık Kistleri

İlaç Kullanımı; Fenotiazinler, antidepresanlar, antiepileptikler, steroidler, antihipertansifler, kortizon, alerji ilaçları, oral kontraseptif (Gebelik önleyici haplar,iğneler).

Şeker Hastalığı; Diabetes Melitus. Şişmanlık da ayrıca şeker hastalığını %80 gibi (Tip II şeker hastalığı) ortaya çıkardığını biliyoruz. Şeker hastaları da zaman zaman çoğunlukla diyetlerindeki kaçamaklara bağlı kilo alması kaçınılmaz.

Düşük Metabolizma Hızı

İnsülin Rezistansı

Hipotalamus Hastalıkları

Obezitenin Genetik Nedenleri

Dünyada yapılan son çalışmaların genetik faktörlerin şişmanlıkta rol oynadığını göstermektedir. Fakat bu durum mutlaka bu genetik geçişin kilolu olmayı doğuracak diye bir şart yok. Bu durum davranış yemek yeme ile ortaya çıkabilir veya çıkmayabilir. Hem farelerde hem de insanlarda obezite geni = ob gen tespit edilmiştir. Tahmini 8-30 arasında değişik genler obesiteyi oluşturduğu tahmin edilmektedir.

Obezite aileler içinde geçiş gösterir. Ancak, yine de bu geçişin tam olarak genetik faktörlerden dolayı mı, yoksa aile üyelerinin aynı beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel etkinlik kalıplarını paylaşmalarından dolayı mı olduğunu kestirmek güçtür. Tüm obezite vakalarının, %20-25 kadarının genetik faktörlere ba Obezitede 3 monogenik neden tam olarak tespit edilmiştir:

  • MCR-4 mutasyonları (obezitenin tespit edilen en yaygın monogenik şekli)
  • Leptin geni mutasyonu sonucu oluşan “doğuştan Leptin eksikliği”
  • Leptin reseptörü mutasyonları

Tüm bu tespitler, obezitenin çok küçük bir yüzdesini oluşturur. Başka birçok genin mutasyonundan söz etmek olasıdır.

Obezitenin Psikolojik Nedenleri

Daha önce de bahsettiğimiz gibi özellikle psikolojik durum ve strese dayalı kilo almalar daha çoğunluktadır. Bunları biraz açarsak:

  • Gün içinde sık sık fakat az az yiyenler (Özellikle kalorisi yüksek gıdalar)
  • Gece yatmadan önce veya kalkıp yemeler ki bu özellikle bebeği olan anneler sıklıkla yaparlar,
  • Bir oturuşda her öğün fazla yiyenler,
  • Mutsuz evlilik veya tam tersi aşırı mutlu çiftler,
  • Boşanmalar,
  • Askerlik hizmetini yeni bitirmiş olanlar,
  • Mutsuz bir yaşam,
  • Masa başında oturarak çalışıp hiç yürümek istemeyenler,
  • Üniversite imtihan veya diğer yüklü imtihan dönemi öncesi
  • Çocukların özellikle bebeklikten itibaren genellikle anneleri tarafından sürekli iştahsız olduğunu düşünüp aşırı beslemesi, sürekli iştah şurubu içirilmesi. Genellikle çocukların yağ hücrelerinin oluşumu 3-5 yaşlarında tamamlanır. Bu nedenle bu konuya çok dikkat etmek gerekir.
  • Menopoz sonrasında kullanılan hormonlar. Ayrıca bu dönemde zaten metabolizma yavaşlamıştır. Bu nedenle alınan gıdalara daha önceki dönemlere göre çok daha fazla dikkat etmek gerekir.
  • Çok doğum yapanlar (3-4 çocuk)
  • Günlük hayatın stresini yemekten çıkarma isteği.
  • Sigara bıraktıktan sonra aşırı yemek yeme durumu.
  • Aşırı alkol tüketimi.

Hareketsiz Yaşam ve Obezite

Düzenli fiziksel aktivite, vücut kas kitlesini arttırır, yağ kitlesini azaltır. Kas etkinliği, vücutta enerji harcanmasını sağlayan en önemli yoldur. Gelişmiş ülkelerde daha fazla görülen sedanter yaşam tarzı, obezite insidansını doğrudan arttırmaktadır.

Anormal Beslenme Davranışı ve Obezite

Beslenmeyi düzenleyen güçlü fizyolojik mekanizmaların yanı sıra, son derece önemli çevresel ve psikolojik faktörler de bulunmaktadır.
Çevresel faktörler, sedanter yaşam tarzı ve yüksek enerjili (yağlı) yiyeceklerin sık tüketildiği sanayileşmiş ülkelerde obezite insidansını hızla arttırırlar.
Ani ve yoğun gelişen psikolojik faktörler, yoğun stres veya şiddetli hastalıklar, insanların kilo almasına yol açar. Bu durum, yemek yemenin ruhsal gerginliği kaldırma aracı olarak kullanıldığını gösterir.

Çocuklukta Aşırı Beslenme

Çocukluk çağında kişinin ailesi tarafından aşırı beslenmeye zorlanması, obeziteye zemin oluşturur. Yeni yağ hücrelerinin oluşumu, özellikle yaşamın ilk birkaç yılında hızlıdır ve yağ depolanması arttıkça, hücrelerin sayısı da artar. Şişman çocuklarda, normal çocukların üç katı sayıda yağ hücresi bulunur. Özellikle bebeklik çağındaki aşırı beslenme, yaşam boyu şişmanlığa yol açabilir.

Obezite Tedavisi Nasıl Yapılır?

Obezite tüm hastalıklarda olduğu gibi oluşmadan önleminin alınması büyük bir öneme sahiptir. Öyle bir hastalıktır ki ve o kadar yavaş ilerler ki bir çok kişi farkına bile varmaz. Bir sabah kalkıp ayna karşında kendinize bakarken aaa ben ne zaman bu kadar kilo aldım diyebilirsiniz. Obezite tedavileri obezitenin oluşturduğu semptomları azaltmaya yönelik yapılan çalışmalardır. Hedeflenen kilo kaybı 6 ayda mevcut kilodan  %10 verebilmektir. Obezite farklı şekillerde tedavi edilmeye çalışılır. Kişilerin durumlarına bağlı olarak bu tedavi şekilleri değişiklik gösterebilir. En uygun tedaviye mutlaka doktorun karar vermesi gereklidir. Obezitenin tedavi şekilleri;

1.Tıbbi Beslenme (Diyet) ile Obezite Tedavisi

2.Egzersiz ile Obezite Tedavisi

3.Davranış Değişikliği ile Obezite Tedavisi

4.Farmakolojik Obezite Tedavisi

5.Cerrahi Obezite Tedavisi

6. Akupunktur ile Obezite Tedavisi

Yorumları Oku ve Sende Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Vitasmin Enerjiniz Hic Bitmesin
To Top