Connect with us

ANTİOKSİDANLAR

Alfa Lipoik Asit

Published

on

Alfa Lipoik Asit Nedir?

ALA ya da Alfa lipoik asidin faydaları, neye iyi geleceğini ve alfa lipoik asidin özellikleri ile ilgili bilgilere bu yazımızdan ulaşabilirsiniz. Alfa lipoik asit nedir diye merak ediyorsanız bu asit 1980’li yılların sonunda keşfedilen ve hem yağda hem de suda çözünebilen, antioksidan özellikte vitamin benzeri bir madde olup yararları son yıllarda pek çok araştırmanın merkezinde yer almıştır.

Alfa Lipoik Asit Formul

Alfa Lipoik Asit Formül

Alfa Lipoik Asidin Faydaları

Alfa lipoik asit faydaları aşağıdaki gibidir:

Çok Yoğun Antioksidan Özelliği

C ve E gibi diğer antioksidanlara göre çok daha güçlü oranda antioksidan içermektedir. Aynı zamanda diğer antioksidan maddeler arasında ağ oluşumu desteklemekte ve diğer antioksidanların vücuttaki kullanımlarını arttırmaktadır.

Hücrelerin Yaşam Süresi

Alfa Lipoik asit ile L – Carnitin beraber kullanılırsa hücrelerin yaşam süresinin uzayabileceğine daire Berkeley Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma bulunmaktadır. Bu özelliği ile cilt yaşlanmasının yavaşlatılmasını sağlamaktadır.

Enerji Metabolizması

Vücudumuz gıdaları tükettiğinde bu gıdaların sindirilerek yapı taşlarına ayrılması gerekmektedir. Bu konuda B vitaminlerine yardımcı olan alpa lipoik asit karbonhidratlardan, proteinlerden ve yağlardan enerji üretilmesini sağlayarak organların ve sistemlerin işlevlerini yerine getirebilmesi için ihtiyaçları olan enerji mekanizmasına yardımcı olur. Enerji mekanizmasında yer alması aynı zamanda alfa lipoik asidin kronik yorgunluk ve halsizlik durumlarının giderilmesinde yardımcı olmasını sağlar.

Kanser

Oksijen kullanımından sonra oluşan yan ürünlere karşı en üst düzeyde koruma sağlayan alpa lipoik asit, yağda çözünebildiği için hücre zarını geçebilir ve hücre içinde bulunan genetik şifreyi koruyarak ve bu şifrenin mutasyona uğramasının önüne geçerek kansere karşı önleyici bir rol oynar. Aynı zamanda bazı araştırmalar kansere karşı mücadelede bağışıklık sistemini güçlendirerek kanser hücrelerindeki homosistein seviyesini çoğalttığını ve böylelikle kanserli hücrelerin ölümünü gerçekleştiği yönünde bulgular ortaya koymaktadır.

Diyabetik Nöropati Tedavisi

Tip 1 ve Tip 2 diyabetlilerde görülen sinir hastalığı olan diyabetik nöropatinin tedavisinde alfa lipoik asit kullanılmaktadır. Aynı zamanda Tip 2 diyabet hastalarında kan şekeri seviyesinin düzenlenmesini sağlayarak diyabet hastalarında görülen uyuşukluk ve ağrıları hafifletme ve sinir hasarlarının hafifletilmesi amacı ile Avrupa’da alfa lipoik asit kullanılmaktadır. Aynı zamanda araştırmalar diyabetlilerde sinir bağlantılı olarak kalp hasarları dolayısıyla gerçekleşen ani ölümlerin ALA ile önlemede başarılı olunabileceğini bilinmektedir.

HIV, Glokom ve Karaciğer Hastalıkları

Yapılan araştırmalar sonucu test tüpleri ALA ile HIV virüsünün büyümesine engel olunabileceğini göstermektedir ancak aynı sonucun insanlar üzerinde d eaynı etkiyi doğurup doğurmayacağı şuan kesin değildir. Ancak kesin olmamakla birlikte ALA takviyesi ile glokom, karaciğer rahatsızlıkları ve HIV gibi rahatsızlıkların tedavisinde fayda sağlayabilme ihtimali olduğunu söylemek mümkündür.

Beyin İşlevlerinin Korunması

Yapılan araştırmalar göstermektedir ki yaşlanan bireylerde beyin işlevlerinin korunması için ALA kullanılabilir ve aynı zamanda Alzheimer gibi hastalıklarda uzun süreli belleğin gerçekleştirilmesini sağlayarak Alzheimer hastalığının ilerlemesini yavaşlatmakta kullanılabilir.

Beyin Hücreleri

Alfa lipoik asit ne işe yarar diye merak ediyorsanız beyin hücrelerini koruma özelliği ile alfa lipoik asit çok önemli bir bileşen niteliğindedir. Beyin hücreleri çok kolay öldüğü ve tekrar yeniden üretilemediği için beyin hücrelerini korumaya yardımcı olan takviye ve besinler beyin fonksiyonlarının tam ve doğru şekilde yaşlanmayla birlikte azalmadan çalışmasını isteyen kişiler için çok önemlidir. Alfa lipoik asit beyin hücreleri üzerinde etkisi olan bir bileşendir. Dolayısıyla ALA kullanımı ile birlikte beyin hücrelerinin korunması sağlanır.

Kan Akışının Artması

Özellikle vücudunda karıncalanma ya da uyuşmalardan şikayetçi olan kişiler için ALA kan akışını arttırarak söz konusu uyuşukluk ve karıncalanma hissini ortadan kaldıracaktır. Böylelikle karıncalanma ve uyuşma hissi önlenerek kişi günlük hayat kalitesine geri dönebilecektir.

Karaciğer Hastalıkları

Diğer karaciğer hastalıkları ve hepatit vakalarında alfa lipoik asit karaciğeri zararlı hücre değişimlerine karşı koruyarak karaciğerin korunmasını ve iyileşmesi sürecinde yardımcı olacaktır. 2010 yılındaki bir araştırma ile alfa lipoik asit tüberküloz tedavisinde kullanılan ilaçların karaciğere verdiği yan etkiye karşı olumlu etki göstermektedir. Bunun yanı sıra hepatit C tedavisi ve çok tehlikeli bir mantar olan amanita zehirlenmesinin tedavisinde de alfa lipoik asit kullanılmaktadır.

Günlük alfa lipoik asit kullanımı konusunda özen göstererek hücrelerinizin mutasyona, yaşlanmaya ve işlevlerini yitirmeye karşı korunmasını sağlayabilir ve hem doku hem de sistemlerinizin ahenk ve uyum içinde çalışmasını sağlayabilirsiniz.

134 Görüntülenme

Makalemizi Nasıl Buldunuz?

Lütfen Ne Kadar Sevdiğinizi Gösterin

Ortalama Puan / 5. Oy Sayısı:

Çok Şanslısın Senden Önce Kimse Bu Makaleye Puan Vermemiş. İlk SEN OL!

Okumaya Devam Et
Advertisement
Yorumlar İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ANTİOKSİDANLAR

Astaksantin Nedir? Nelerde Bulunur?

Astaksantin, deniz canlılarının yanı sıra alabalık, mikro alg, maya ve karideslerde oluşan bir karotenoid pigmenttir. Bir antioksidan olması sağlık açısından bir çok yararı olduğu söylenmektedir.

Published

on

Astaksantin

Astaksantin Hakkında

Astaksantin, deniz canlılarının yanı sıra alabalık, mikro alg, maya ve karideslerde oluşan bir karotenoid pigmenttir. En yaygın olarak Pasifik somon balığında bulunur ve balığa pembemsi rengini veren şeydir. Bir antioksidan olması sağlık açısından bir çok yararı olduğu söylenmektedir. Daha sağlıklı bir cilt, vücut direnci, kalp sağlığı, eklem ağrısı ve hatta kanser tedavisinde bir geleceği olabileceği düşünülmektedir. Kan akışını iyileştirmek, sigara içenler ve fazla kilolu kişilerde oksidatif stresi azaltmak gibi konularda yapılan karşılaştırma çalışmalarında Astaksantin ve diğer karotenoidler serbest radikallere karşı en yüksek antioksidan aktivitesi gösterdiğini göstermiştir. (Kaynak)

Astaksantin, genellikle doğada bulunan en güçlü antioksidanlardan biri olarak ünlenmesi nedeniyle ‘karotenoidlerin kralı’ olarak adlandırılır. Bu madde özel bir öneme sahiptir çünkü asla bir oksidan haline dönüşmez . Bu, vücutta hiçbir zaman zararlı oksidasyona neden olamayacağı ve sağlıkla ilgili faydalar ve performans için mükemmel olacağı anlamına gelir.

Astaksantin Nedir?

Astaksantin, karotenoidler adı verilen bir kimyasal gruba ait olan kırmızımsı bir pigmenttir. Bazı alglerde doğal olarak oluşur ve somon, alabalık, ıstakoz, karides ve diğer deniz ürünlerinde pembe veya kırmızı renge neden olur. Astaksantin, insanlarda ve hayvanlarda sağlığını iyileştirebilen güçlü ve güvenli bir anti-inflamatuardır. Astaksantin, yaygın anti-enflamatuarların ve ağrı kesicilerin zararlı yan etkileri olmaksızın, kaynağındaki inflamasyonu azalttığı kanıtlanmıştır.

Formülü: C40H52O4
Molar kütlesi: 596,841 g/mol
IUPAC numarası: (6S)-6-Hydroxy-3-[(1E,3E,5E,7E,9E,11E,13E,15E,17E)-18-[(4S)-4-hydroxy-2,6,6-trimethyl-3-oxo-1-cyclohexenyl]-3,7,12,16-tetramethyloctadeca-1,3,5,7,9,11,13,15,17-nonaenyl]-2,4,4-trimethyl-1-cyclohex-2-enone
Erime noktası: 216 °C
Kaynama noktası: 774 °C
Sınıflandırma: Karotenoid

En Güçlü Antioksidan

Astaksantin, dünyadaki en süper antioksidanlardan biridir ve doğamızda bulunan en güçlü karotenoiddir. Dünyanın bilinen en güçlü ikinci antioksidandır. Astaksantin (Astaxanthin) 2.822.200 mol ORAC (anti oksidan gücü) birim değerine sahiptir. Kırmızı bir pigmenttir ve karotenoid ailesine aittir. Avantajı Vit C’den 6.000 kat daha güçlüdür ve Vit E’den 550 kat daha güçlüdür. Bu uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmeyi arzu edenlerin vücutlarında yeterli miktarda astaksantin bulunması gerektiği anlamına gelir. Astaksantin, steroide eşdeğer TNF-α düzeylerinin azaltılması, karaciğer enzimlerinin ve karaciğer histolojik hasarının azaltılması, kolesterol düzeylerinin düşmesi, yüksek trigliseritlerin azaltılması, aterom oluşumunun azalması, enflamatuar aracılı hastalık modellerinde etkinlik göstermiştir. okside-LDL seviyeleri, kanamada artma olmaksızın kan pıhtısı oluşumunda azalma ve deneysel olarak indüklenen miyokard enfarktüsünü takiben miyokardiyal doku hasarında azalma.

Astaksantin içeren 1,200’den fazla akran gözden geçirilmiş makale, önde gelen bilimsel dergilerde yayınlanmıştır.

Güneş yanığına karşı korunmak, kırışıklıkları azaltmak ve diğer kozmetik yararları için doğrudan cilde uygulanır. Yemeklerde somon, yengeç, karides, tavuk ve yumurta üretimi için renklendirme olarak kullanılır.  Tarımda yumurta üreten tavuklar için bir besin takviyesi olarak kullanılır.

Astaksantin Nelerde Bulunur?

Astaksantin hangi besinlerde bulunur sorusunun cevabı aslında basittir. Kırmızı renge sahip pigmentler olan;

Astaksantin Nelerde Bulunur?

Astaksantin Nelerde Bulunur?

  1. Yosun
  2. Kırmızı Alabalık
  3. Istakoz
  4. Yengeç
  5. Karides
  6. Yumurta Sarısı
  7. Mikroskobik algler

Astaksantin’in 17 Faydası

1- Beyin Sağlığı

Beyin sağlığına yardımcı olup hafızayı artırır. Beyin felci dediğimiz inmelere engel olur. Beyin toksinlerini azaltır. Alzheimer ve bunama karşıtıdır. Parkinson hastalığının belirtilerini azaltır.

2- Kalp ve Damar

Kalp ve damar hastalıklarına karşı korur. Özellikle kan basıncını düşürmeye yardımcı olur.

3- Cilt Sağlığı

Cilt sağlığına yardımcı olur. Özellikle cildin elastikiyetin artmasında etkisi büyüktür. Astaksantin kolejinin azalmasına ve deri kalınlaşmasına engel olması güneş ultraviyole ışınlarına maruz kalan cildimizi koruyarak kırışıklıkları önler. Astaksantin güneşin neden olduğu deri hasarını azaltabilir. 9 hafta boyunca ağız yoluyla astaksantin almak, “UV” ışınları denilen güneş ışınlarının neden olduğu kızarıklık ve cildin nem kaybını azaltır.  İlk araştırmalar, ağız yoluyla astaksantin almanın cildin ne kadar hızlı geri döndüğünü (elastikiyet) artırdığını ve orta yaşlı kadınlarda ve erkeklerde ince çizgileri ve kırışıklıkları azalttığını göstermektedir. Aynı zamanda ciltte nem içeriğini iyileştirir gibi görünüyor. Diğer araştırmalar, astaksantinin ağız yoluyla alınmasının, günde iki kez yüze astaksantin krem ​​sürülmesiyle birlikte, cilt kırışıklıklarının görünümünü iyileştirdiğini göstermektedir.

4- Saç Sağlığı

Saç diplerini güçlendirerek saçların dökülmesini önlemeye yardımcı olur.

5- İltihaplanma

Enflamasyon’u (İltihabı) azaltır
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/30243665

6- Kas Sağlığı

Vücut kaslarının gelişmesine yardımcı olur. Özellikle spor yapanlarda kas yorgunluğunun ve ağrılarının azalmasına yardımcı olur.

7- Göz Sağlığı

Göz sağlığı için lutein gibi astaksantin de çok önemlidir. Gözün bakteri iltihaplarına karşı koruyucudur. Özelliklede keskin görmeyi sağlayan gözün makula bölümünü ayrıca retina kısmını korur. Retina bir kısmı zarar gördüğünde AMD oluşur. Erken yapılan araştırmalar, ağız yoluyla astaksantin, lutein, zeaksantin, E vitamini, C vitamini, çinko ve bakır içeren bir ürünün, AMD’li kişilerde retinanın merkezinde hasarı arttırdığını göstermektedir. Retina dış bölgelerinde hasarı artırmaz.

8- Cinsel Sağlık

Astaksantinin sperm sayısını etkilediği bilimsel çalışmalar ile kanıtlanmıştır.

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/30296601

9- Damar Sağlığı

Kan akışını hızlandırır, dolayısıyla damar içinde kollesterol plaklarının oluşmasını engellemeye yardımcıdır.

10- Kanser

Kansere karşı korur ve onunla mücadele eder. Özellikle göğüs, bağırsak, prostat ve deri kanserleri için bilimsel çalışmalar vardır.

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/16211266

11- Eklem Sağlığı

Eklem sağlığına çok iyi gelir. Kıkırdakların yıpranmasını önlemeye yardımcı olur.

12- Bağışıklık Sistemi

Bağışıklığın en güçlü yardımcılarındandır. Çünkü Astaksantin bilinen dünyanın 2. en güçlü antioksidanı dır. Hücre arasında oluşan toksinlerin atımını hızlandırır.

13- Karaciğer Sağlığı

Karaciğerin en önemli yardımcılarındandır. Karaciğer yağlanmasını azaltıcı özelliğe sahiptir. Ayrıca alkole bağlı olmayan karaciğer iltihaplanmasını azaltır.

14- Kolestrol

LDL, kolesterol ve Trigliseridlerin düşmesine yardımcı olur.

15- Şeker Hastalığı

Pankreasta insülin üreten hücreleri koruyarak şeker hastalığında (Tip2 diyabet) çok yardımcıdır.

16- Mide Sağlığı

Astaksantin mide ülserine karşı koruyucu etki sağlar.

17- Menopoz Dönemi

İlk araştırmalar, astaksantin, D3 vitamini, likopen ve turunçgil biyoflavonoidlerini içeren bir ürünün günlük olarak sıcak basması, eklem ağrısı, morarma ve mesane problemleri gibi menopoz semptomlarını azalttığını göstermektedir.

Astaksantin Kırmızı Pigmentler

Astaksantin Kırmızı Pigmentler

 

Astaksantin Yan Etkileri

Astaksantin, gıdada bulunan miktarlarda tüketildiğinde güvenlidir. Ek olarak ağız yoluyla alındığında OLASI GÜVENLİDİR. 12 haftaya kadar günde 4 ila 40 mg veya 6 ay boyunca günde 12 mg dozlarda kendi başına güvenle kullanılmıştır. Diğer karotenoidler, vitaminler ve minerallerle birlikte günde 4 mg’da 12 aya kadar güvenle kullanılır. Astaxanthin yan etkileri artmış bağırsak hareketlerini ve kırmızı dışkı rengini içerebilir. Yüksek dozda astaxanthin, mide ağrısına neden olabilir. Hamilelik ve emzirme sırasında kullanımı hakkında yeterli bilgi yoktur. Güvenli tarafta kalın ve kullanımından kaçının.

Uygun doz, kullanıcının yaşı, sağlığı ve diğer bazı koşullar gibi birkaç faktöre bağlıdır. Ancak şu an için uygun bir doz aralığını belirlemek için yeterli bilimsel çalışma maalesef yoktur. Doğal ürünlerin her zaman mutlaka güvenli olmadığını ve dozajların önemli olabileceğini unutmamakta fayda vardır. Ürün etiketlerinde ilgili talimatları takip ettiğinizden emin olun ve kullanmadan önce eczacınıza veya doktorunuza veya diğer sağlık profesyonellerine danışın.

Astaksantin’in Tarihi

Astaksantin Bileşen

Astaksantin Bileşen

1938 yılında organik kimyacı Richard Kuhn astaksantin’i keşfetti ya da daha doğrusu teşhis etti. Bir ıstakozdan elde ettiği pigmentleri incelerken bulan Kuhn, daha geniş araştırma eğilimlerine yönelmek için neredeyse ilk karotenoidi yaptı. Kuhn, astaksantinin hayvanların sağlığını iyileştirme eğiliminde olduğunu fark etti ve bu onu araştırmalarında daha ileriye gitmesi için itti. Kuhn’un çalışmalarından günümüze binlerce bilimsel araştırma yapıldı ve halen insanlar bu ilginç karotenoid üzerinde çalışmaya devam ediyorlar. Astaksantin, daha geniş araştırma topluluğu tarafından incelenen en eski karotenoidlerden biridir.

Daha önce astaksantin yeyip yemediğinizi merak ediyorsanız eğer kırmızımsı renkli bir su ürünü tükettiyseniz, onu zaten diyetinizin bir parçası haline getirmişsiniz demektir. Ek gıda olarak kullanılmaya başlanması çok olmadı.

Richard Kuhn

Richard Kuhn

Richard Kuhn; 3 Aralık 1900 tarihinde Viyana’da doğdu 1900. Babası Richard Clemens Kuhn, bir mühendis ve “Hofrat” idi; annesi Angelika Rodler, ilkokullarda öğretmenlik yaptı. “Gymnasium” da (gramer okulu) eğitim gördü. Viyana Üniversitesinde ve daha sonra R. Willstätter yönetiminde Münih’te kimya eğitimi aldı . 1922 yılında Über Spezifität der Enzyme (enzimlerin özgüllüğü üzerine) tezini tamamladıktan sonra derecesini (D.Ph.) aldı. Kuhn, yirmi yıl boyunca, karotenoidlerin kimyasal yapısı ile ilgili olarak büyük ilgi gösterdiği çift bağları içeren bileşikleri araştırdı. Bunların sekiz yeni türünü keşfetti ve analiz edebildi. Aynı zamanda B2 vitamini ve antidermatit B6 vitamini üzerinde önemli çalışmalar yaptı . Bu önemli alandaki çalışmaları için Kuhn, 1938’de Nobel Kimya Ödülü’nü aldı.

 

Yapılan bilimsel çalışmalardan bazıları;
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3083660/
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5525019/
http://www.nutritionaloutlook.com/herbs-botanicals/science-behind-astaxanthin
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/21984399

285 Görüntülenme

Makalemizi Nasıl Buldunuz?

Lütfen Ne Kadar Sevdiğinizi Gösterin

Ortalama Puan 5 / 5. Oy Sayısı: 2

Devamını Göster

Popüler Makaleler