Connect with us

DİYET

Diyet Rejim

Published

on

Diyet Rejim

Diyet Rejim

Diyet Rejim, diyet ve rejim aynı şey olmamasına rağmen birçok insan ikisini karıştırır ve yanlış beslenme gibi bu konuda da yanılır.

İnsanların diyet rejim arasındaki farklı bilmesi sağlıklı bir yaşama başlamak için öğrenmesi gereken temel bilgiyi de edinmesini sağlar. Bir şeye ulaşmak için başka bir şeyden vazgeçilmesine diyet adı verilir. Yani abur cuburlar, şeker gibi sağlıksız besinlerden vazgeçmenizin diyeti kilo vermek olarak ifade edilir. Bu kilonun ortalama düzeyde korunması, yani sağlıklı beslenmeye devam edilerek yönetilmesi ise, rejimdir.

İnsanlar sağlıklı bir yaşam ve kilo kontrolü için iyi bir diyeti kontrol etmelidir. Bu kontrol sürecinin başarılı biçimde gerçekleştirilmesi için kişiye özel bir beslenme programı ve kalori kaybı hesaplanmaktadır. Her insanın yeterli ve dengeli beslenmesi gerekir. Bu tür beslenmeyen kişiler son derece önemli olan sağlıklı yaşam ve egzersizler konusunda geride kalır. Sonuç olarak şişman ya da obez hale gelerek sağlıksız bireyler haline gelirler.

Rejim ve Diyet Arasındaki Fark

Zayıflamak için diyet yaparsınız ve birçok besinden vazgeçerek bir bedel ödersiniz. Bu bedeli ödemezseniz kilo veremezsiniz. Yani rejim ve diyet arasındaki fark birinin sağlıksız beslenmekten vazgeçmesi, diğerinin de bu süreci yönetmesi olduğudur. Kilo vermek için sağlıklı bir rejim uygulanması, diyet listesine uyulması gerekir dediğimizde zaten farkı açıklamış oluruz. Şeker, un, karbonhidrat ya da abur cubur yememenin diyeti kilo vermektir. Kilo verdikten sonra da bu sağlıklı beslenme düzenini sürdürebilmek ise rejiminizdir.

Her ikisi de farklıdır ama aynı ifadelerle dilimize yerleştiği için insanlar ikisini de kullanılır. Amaç sağlıklı yaşamı sürdürmek olduğunda rejim, kilo vermek olduğunda ise diyeti tercih edersiniz.

Diyet Nedir?

Kilo vermek ya da almak için kişiye özel düzenlenen beslenme listelerine diyet adını veririz. Diyet nedir, neler tüketilmelidir, haftada 5 kilo verdiren diyet gibi birçok sorunun cevabı kişiye özeldir. Çünkü bazı besinler insanların alerjik reaksiyon göstermesine neden olabilir. Mesela ödem ve selülitler konusunda mükemmel bir etkisi olan ananas, alerjisi olan kişiler için bir zehire dönüşebilir. Beslenme şekli ve yaşam alışkanları kadar kişinin yaşam şekline de uygun olması gereken bir plan oluşturulması kişinin diyetidir. Diyetin başarılı olması, kilo vermenin sağlanmasıyla gerçekleşir.

Zayıflamak İçin Diyet Rejim Listesi

Sağlıklı kilo vermeyi amaçlayan ideal bir zayıflama listesi kişinin mümkün olan en az şekilde yemesiyle mümkün oluyor. Sağlıklı besinleri az ve yeterli miktarda tüketmeniz gerekiyor. Birçok internet sitesinde karşımıza çıkan zayıflamak için diyet rejim listesi 1-2 dilim ekmek, 3-5 zeytin gibi ifadelerle oluşturuluyor. Oysa bu doğru bir beslenme şekli değildir. Bazı insanların laktoza alerjisi oluyor ve peynir, kefir, yoğurt gibi süt ürünlerini kullanmaması gerekiyor. Ayrıca 2 dilim ekmek gibi öneriler de doğru değil. Çünkü gluten de birçok insanın kilo vermesini önlüyor.

Porsiyon miktarının ayarlanabileceği birçok gıda abartmamak kaydıyla tüketilebilir. Bunlardan bazılarını listenizin yıldızları olarak kullanabilirsiniz:

– Et ürünleri haşlanmış ya da ızgara
– Tüm yeşil sebzeler
– Pancar suyu, domates suyu
– Zeytin ve hakiki zeytinyağı
– Bakliyat türü gıdalar öğünlerde bir kepçe kadar
– Her türlü salata çeşidi küçük bir kase kadar
– Alerji yoksa kefir, ayran ya da süt
– Meyveler
– Çiğ, kabuğundan çıkarılan kuruyemişler

Rejim Nedir?

Kilo verdikten sonra herhangi bir beslenme rejimi uygulamazsanız verdiğiniz tüm kilolar boşa verilecektir. Rejim nedir dediğimizde, bir beslenme düzenini istikrarlı bir biçimde sürdürmek şeklinde cevap verilebilir. Diyet bir süreliğine rejim ise yaşam boyu sürdürmeniz gereken bir beslenme sistemidir. Düzenli olarak tükettiğiniz birçok ürün rejiminizde belirlenen dozajlarda tercih edilebilir. Diyetin ideal kiloya ulaştıktan sonra sona ermesinin ardından rejim sürecine girebilirsiniz. Mesela gazlı içecekler, hazır meyve suları, içinde glikoz olan tüm içecekler de rejiminiz sürecinde asla tüketmemeniz gereken besinler arasındadır. Diyet için daha fazla hareket ve kilo kaybı hedeflenirken rejim söz konusu olduğunda ise daha rahat davranmak mümkün olur. Ama önemli olan her iki durumda da kilo kontrolünü sağlayacağınız besinleri tüketmeniz olacaktır.

Rejim Listesi Diyet Listesi

İdeal kilosuna ulaşmak isteyen bir insan, öncelikle bir dahiliye uzmanına gidip hormon tetkikleri yaptırmalıdır. Bu tetkiklerden sonra kilo almaya neden olan bir durum olup olmadığının tespit edilmesi gerekir. Eğer tiroid gibi sorunlarınız varsa bu sorunların giderilmesini sağlayabilirsiniz. Kullanacağınız besinlerle birlikte düzenli almanız gereken ilaçları alarak kilo vermek için diyetisyene gidebilirsiniz. Diyetisyen kilonuz ve boyunuza göre ideal kilonuzu hesaplayacak, günlük kalori ihtiyacınıza göre nasıl bir diyete ihtiyacınız olduğunu ortaya çıkaracaktır. Rejim listesi diyet listesi ya da diğer listelerde bulunan birçok yiyeceği hayatınızdan sonsuza kadar çıkarabilirsiniz.

Sabahları sıkı bir kahvaltıyla güne başlamak, size gün içinde ihtiyacınız olan enerjinin büyük bir kısmını verecektir. İyi bir kahvaltı sonrası ihtiyacınız olan ara öğünleri de ekleyerek günlük ihtiyacınıza göre bir beslenme sistemi hazırlayabilirsiniz.

Öğle yemekleri ve ara öğünler ise tamamen kişinin yaşam tarzına göre belirlenmektedir. Bazıları hafif bir kahvaltıyla güne başlayarak sıkı bir öğle yemeği tercih eder. Ancak bu durumda akşam yemeği ve öğle yemeği arasında zaman diliminin hesaplanması gerekir. 12-1 arası öğle yemeği yiyen bir insanın en geç 6-7 gibi akşam yemeği yemesi ve sonrasında meyve de dahil hiçbir şey tüketmemesi gerekir.

Ara öğün olarak akşam 16:00’ya kadar yeşil çay, çay, kahve şekersiz olarak tüketilebilir. Ancak bunların yanında tüketilen şekerli gıdalar, kek, bisküvi türü hazır gıdalar kesinlikle olmamalıdır. Öğle yemeğinde et tercih ederseniz, akşamı salata ve yoğurtla geçirebilirsiniz. Akşam ne kadar hafif yerseniz kilo vermeniz de o kadar hızlı olur.

198 Görüntülenme

Makalemizi Nasıl Buldunuz?

Lütfen Ne Kadar Sevdiğinizi Gösterin

Ortalama Puan / 5. Oy Sayısı:

Çok Şanslısın Senden Önce Kimse Bu Makaleye Puan Vermemiş. İlk SEN OL!

Okumaya Devam Et
Advertisement
Yorumlar İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DİYET

Kan Şekeri Düşüren 14 Doğal Yol

Published

on

Vücudumuz kandaki şekeri hücrelere yeteri kadar iletemediği zaman kan şekeri yükselir. Bu durum kontrol edilmediğinde, diyabete kadar gidebilir.

2009’da yapılan Türk populasyon araştırmasına göre Türkiye’deki diyabet öncesi bireylerin oranı %28,7 iken %13,7’si ise diyabet teşhisi almıştır.

Kan Şekeri Düşüren 14 Doğal Seçenek

1. Düzenli Egzersiz Yapmak

Düzenli egzersiz yapmak kilo vermeye yardımcı olduğu gibi insülin duyarlılığını da arttırır. İnsülin duyarlılığının artması kandaki glikozun hücrelere daha iyi taşınması demektir. Egzersiz kasların enerji olarak kandaki glikozun kullanılmasına ve kasların kasılmasına yardımcı olur.

Eğer kan şekerinin kontrolünde sorun yaşıyorsanız, düzenli olarak kan şekerinizi ölçmeniz gerekir. Yapılan egzersize göre kan şekerinin aldığı seviyeyi bilmek de önemlidir. Ağırlık kaldırmak, tempolu yürüyüş, koşma, bisiklete binme, yüzme yapılabilecek egzersizler arasındadır.

2. Karbonhidrat Alımını Kontrol Altına Almak

Vücudumuz karbonhidratı yapı taşları olan glikoza kadar parçalar daha sonra insülin hormonu yardımıyla parçalanan glikoz kanla hücrelere girer. Çok fazla karbonhidrat tüketildiğinde veya insülin hormonunun çalışmasında bir sorun olduğunda bu süreç sekmeye uğrar ve kandaki glikoz seviyesi yükselir.

Amerikan Diyabet Derneği (ADA) besin değişimi ve karbonhidrat sayımı ile karbonhidrat alımının kontrol edilebileceğini söylemiştir. Bazı çalışmalar bu yöntemlerin öğünleri doğru bir şekilde planlamada yardımcı olarak kan glikoz seviyesini olumlu yönce etkileyeceğini söylemiştir. Yapılan çalışmalar düşük karbonhidratlı bir beslenme programının kan şekerinin düşmesinde ve ani kan şekeri düşüşlerinin önlenmesinde etkili olduğunu göstermiştir. Dahası düşük karbonhidratlı beslenme  kan şekerini uzun vadede kontrol altında tutmaktadır.

3. Lif Alımını Arttırmak

Lif karbonhidrat sindirimini ve glikozun emilimini yavaşlatır. Bu nedenle kan şekerini kademeli bir şekilde yükseltir. Buna ek olarak tüketilen lifin türü de bu yükselmede etkilidir.

İki tip lif türü vardır, çözülebilen ve çözülemeyen lif. İkisi de önemli olmakla birlikte, çözülemeyen lifin kan şekerinin düşürülmesi üzerinde etkisi vardır. Ek olarak lif bakımından zengin diyet kan şekeri kontrolünü ve sağlayarak Tip-1 diyabetle mücadelede etkilidir.

Sebzeler, meyveler, kuru baklagiller ve tam tahıllar lif bakımından zengin besinlerdir.  Günlük alınması gereken lif miktarı kadınlar için 25 g, erkekler için 38 g’dır.

4. Su İçmek

Gün içerisinde yeteri kadar su içmek, kan glikoz seviyesini sağlıklı sınırlarda tutmaya yardımcı olur. Ek olarak vücudun susuz kalmasını engelleyerek, üre ile birlikte kandaki fazla glikozun böbreklerden atılmasına yardımcı olur.

Düzenli olarak su içmek kanı sulandırır, kandaki glikoz seviyesini düşürerek diyabet riskini azaltır.

Sıvı almak için yapacağınız en iyi tercih sudur. Şekerli ve gazlı içecekler vücudunuzun su ihtiyacını karşılayamadığı gibi kan şekerinin de yükselmesine neden olmaktadır.

5. Porsiyon Kontrolü Yapmak

Porsiyon kontrolü kalori alımında ve buna bağlı olarak kilo vermede etkilidir. Vücut ağırlığını kontrol altında tutmak kan şekerini olması gereken seviyeye getirip, Tip-2 diyabet riskini azaltır.

Porsiyon kontrolü yaparken dikkat edilmesi gerekenler;

  • Porsiyonları ölçün,
  • Daha küçük tabaklar kullanın,
  • Açık büfe restaurantlardan uzak durun,
  • Etiket okuma alışkanlığı kazanın ve yediklerinizin porsiyonlarını kontrol edin,
  • Beslenme günlüğü tutun.
  • Besinleri iyice çiğneyerek tüketin,

6. Glisemik İndeksi Düşük Besinler Seçmek

Glisemik indeks, karbonhidrat içeren besinlere karşı vücudun kan şekeri yanıtını gösterir. Karbonhidratın miktarı ve çeşidi kan glikoz seviyesinin nasıl etkileyeceğini belirler. Glisemik indeksi düşük besinlerle beslenmek Tip-1 ve Tip-2 diyabet hastalarında uzun vadede kan glikoz seviyesi düşürür.

Besinlerin glisemik indeksi ne kadar önemli olsa da tüketilen karbonhidratın miktarı da önemlidir.

Glisemik indeksi düşük olan besinler; deniz ürünleri, et, yumurta, yulaf, arpa, baklagiller, bazı sebzeler (lahana, karnabahar, brokoli, enginar, kereviz, patlıcan, kabak, biber, salatalık, domates, marul, kuru soğan, taze yeşil fasulye, turp, yer elması, çiğ havuç vb.), bazı meyveler ( kiraz, vişne, erik, greyfurt, şeftali, elma, armut, çilek, böğürtlen, karadut vb.)

7. Stresi Kontrol Altına Almak

Stres kan glikoz seviyenizi etkileyebilir. Glukangon ve kortizol gibi hormonlar stres esnasında salgılanır. Bu hormonlar kan glikoz seviyesini arttırır.

Yapılan bir çalışmaya göre egzersiz, dinlenme ve meditasyon anlamlı bir şekilde stresi azaltarak kan glikoz seviyesini düşürür. Egzersiz ve yoga gibi rahatlatan metotlar kronik diyabet hastalarında stresi azaltarak insülinin salgılanma sorununu azaltır.

8. Kan Şekerinin Ölçümünü Yapmak

Kontrol altında olan, düzen içindedir.

Kan glikozunu düzenli bir şekilde ölçmek, kontrol altında tutmaya yardımcı olur. Örneğin, bu kontrolleri yapmak öğünlerde ve ilaçlarla düzenleme yapmaya yardımcı olur. Aynı zamanda vücudun belli besinlere karşı verdiği tepki öğrenilmiş olur. Bu nedenle her gün kan şekeriniz ölçüp bir günlük tutmak yararlı olacaktır.

9. Yeteri Kadar Uyumak

Yeteri kadar uyumak vücudun sağlıklı olması için gereklidir. Yeteri kadar uyumamak ve yorgunluk da kan glikoz seviyesinde ve insülin duyarlılığında bozulmalara neden olmaktadır.

Uykusuzluk büyüme hormonunun salımını azaltır ve kortizol seviyesini arttırır. Bu iki hormon da kan glikozunun kontrolünde önemli rol oynar.

Dahası, iyi bir uyku önemlidir. Her gece yeteri kadar uykumuzu almamız gerekir.

10. Krom ve Magnezyumdan Zengin Beslenmek

Kan şekerinin yüksekliği ve diyabet aynı zamanda vitamin ve mineral eksikliğiyle de ilişkilendirilir.

Krom karbonhidrat ve yağ metabolizmasıyla ilişkilidir. Kan glikoz seviyesini kontrol eder ve krom eksikliği karbonhidrat toleransına yol açabilir.

Diyabet hastalarıyla yapılan iki çalışma, kromun uzun vadede kan glikozu üzerinde etkisi olduğu sonucuna varmıştır. Ancak başka bir çalışmada aynı sonuçlar bulunamamıştır.

Yumurta sarısı, tam buğday ürünler, kahve, kabuklu yemişler, brokoli ve et kromdan zengin besinlerdir.

Magnezyum da kan glikoz seviyesinde olumlu etkileri vardır ve magnezyum eksikliği diyabet riskinin artmasıyla ilişkilendirilmektedir.

Yapılan bir çalışmaya göre magnezyum kullananların %47’sinin diyabete yakalanma riski daha azdır.

Koyu yeşil yapraklı sebzeler, tam tahıllar, balık, bitter çikolata, muz, avokado ve baklagiller magnezyumdan zengindir.

11. Elma Sirkesi Tüketmek

Elma sirkesinin birçok yararı vardır.  karaciğerden glikoz üretimini azaltarak veya glikozun hücrelere girişini arttırarak kan glikozunun düşmesine yardımcı olur. Çalışmalara göre sirke vücudun glikoza karşı yanıtını etkiler ve insülin duyarlılığını geliştirir.

Elma sirkesini beslenme programınıza adapte etmenin en güzel yolu salatalara sos olarak 2 tatlı kaşığı eklemek ile olabilir.

Ancak kan şekerini düşürmek için bir ilaç kullanıyorsanız en doğru olan doktorunuza danışmaktır.

12. Tarçın Tüketmek

Tarçının bilinen birçok yararı vardır. Bunlardan bir tanesi hücresel seviyede insülin direncini azaltarak insülin duyarlılığını arttırır. Çalışmalar tarçının kan şekerini %29 oranında düşürdüğünü göstermektedir.

Tarçın karbonhidratların sindirim yolunda parçalanmasını yavaşlatarak yemekten sonra kan glikozunun yükselmesini kontrol altına alır. Tarçının insülin üzerinde de daha yavaş da olsa benzer bir etkisi vardır.

Tarçının etkili dozu günde 1-6 gram veya 1/2-2 çay kaşığıdır.

Ancak tarçının çok fazla kullanılması tehlikeli olabilir. Dikkatli

13. Çemen Tohumu Tüketmek

Çemen tohumu çok iyi bir çözünebilen lif kaynağıdır ve kan glikozunu kontrol etmede etkilidir.

Yapılan çalışmalarda çemen tohumunun diyabetiklerde kan şekerini düşürmede etkili olduğunu gösterilmektedir. Aynı zamanda açlık glikozunun düşürülmesinde ve glikoz toleransının gelişmesinde yardımcıdır.

Çemen tohumu kolaylıkla ev yapımı hamur işlerine katılabilir ve diyabetin tedavisinde kullanılabilir. Aynı zamanda çemen tohumu unu yapılabilir veya çaylara eklenebilir.

Çemen tohumu diyabetlilerin rahatlıkla kullanabildiği bir ottur. Günlük 2*5 g tüketilmesi önerilir.

14. Kilo Vermek

Sağlıklı bir kiloda olmak tüm hastalıkların en başarılı tedavi yöntemlerindendir. Kilo kontrolü kan şekerini düzene sokar ve diyabete yakalanma riskini azaltır.

Vücut ağırlığındaki %7’lik kayıp diyabete yakalanma riskini %58 oranında azaltır ve ilaçlardan daha etkili bir yöntemdir. Dahası bu düşüş senelerce korunabilir.

Diyabet riski için en önemli faktörlerden biri ve belki de en önemlisi bel kalınlığıdır. Kadınlarda 88,9 cm ve üzeri, erkeklerde ise 101,6 cm ve üzeri insülin direnci gelişiminde, kan şekeri yüksekliği ve tip-2 diyabete yakalanma riski ile ilişkilidir.

Bel kalınlığının istenilen düzeyde olması vücut ağırlığından daha önemlidir.

63 Görüntülenme

Makalemizi Nasıl Buldunuz?

Lütfen Ne Kadar Sevdiğinizi Gösterin

Ortalama Puan 3 / 5. Oy Sayısı: 4

Devamını Göster

Popüler Makaleler