Connect with us

DİYET

Doktor Diyet Listesi

Published

on

Doktor Diyet Listesi

Kilo vermenin baş kuralı olan yaktığınızdan daha az kalori almanın yanına kararlı olmayı ve doktor diyet listesi rehberliğinde bu işe kalkmayı da koyabiliriz.

Doktor Diyet Listesi

Hemen herkesin rahatlıkla öğüt verdiği ve konuştuğu zayıflama konusunda doktor diyet listesi olan reçetelere güvenmek sağlığınız için elzemdir. Lütfen kulaktan dolma nasihatlerden ve özellikle kilo vermek için aç kalmak gerek fikrinden uzak durun. Bir ara çok moda olan İsveç diyeti gibi sert rejimler ancak doktor kontrolünde ve sağlık açısından acil kilo verilmesi gerektiği zamanlarda uygulanır. Konunun burasında artık bir efsane haline gelen Ağır Yaşamlar isimli programı ve programın tatlı sert olarak nitelenen doktoru Nowzaradan’ı hatırlamadan olmuyor.

Ağır Yaşayanlar İçinde misiniz?

Söz konusu program 200 kilonun üzerinde olan obezite hastalarını ve onların kilo verme maceralarını anlatıyor. Obezitenin ne kadar yaygınlaştığını ve ne kadar büyük tehlike olduğunu bu program çok iyi örnekliyor. Programdaki kilo vermenin amacı sadece zayıflamak değil, belli bir kilonun altına düşen hastalara mide küçültme ameliyatının yapılabilmesini sağlamak. Doktor Now ancak bunu yapabilen hastaların ameliyatına onay veriyor. Bu operasyon hastalar açısından son kurtuluş olarak görülüyor, çünkü artık yemekten ölmek üzereler. Doktor onlara hem ameliyat öncesi hem de ameliyat sonrası doktor onaylı diyet listesi hazırlıyor.

Genel olarak bakıldığında bildiğiniz sağlıklı zayıflama listelerinin daha sıkı olanları diyebiliriz. Örneğin kahvaltılar pişmiş yulaf ezmesinden veya haşlanmış yumurta, bir dilim yulaf ekmeği ve bir muz ya da yağsız süt ve öğütülmüş keten tohumu gibi besinlerden oluşuyor. Öğle yemekleri biraz tavuk göğsü ve brokoli ile bir dilim tam buğday ekmeği ya da peynir veya ton balığı katılmış Akdeniz salatası ile yapılıyor. Akşam yemeklerinde ızgara hindili bir burger veya fırında kuşkonmazla pişmiş somon ile yanında biraz bezelye, karnabahar ya da ızgara mantar gibi sebzeler yeniyor. Bu ağır bir rejim ama obezite hastaları orada adeta yaşam savaşı veriyorlar. Zaten çoğu yeme saplantısı içindeler.

Doktor ameliyat sonrasındaysa yağsız süt ürünlerini, tam tahıllı besinleri, yeşil sebzeleri öğütlüyor. Şeker, meşrubat, hamur işi, fast food ve kızarmış patates artık hastaların hayatında kesinlikle yok.

Fakat bu çeşit ağır hedefi olmayan sağlıklı diyet listeleri ile aslında herkes zayıflayabilir. Yazımızın başında da dediğimiz gibi normal şartlarda yaktığınızdan daha az kalori alırsanız ve bu süreci yürüyüş gibi ideal bir spor ile desteklerseniz zayıflamamanız için bir neden yoktur. Ve tabii bu konuda yapılacak en iyi uygulama diyetisyen kontrolü altında kilo vermektir.

İdeal Zayıflama Listesi Ne Demektir?

Öncelikle lütfen bir ayda 12 kilo veya 15 kilo gibi vaatler sunan reçetelerden uzak durun. Kendi başınıza yaptığınız şok diyetler sağlığınızı bozar. Kilo vermede en sağlıklı ölçü haftada bir veya bir buçuk kilonun yani ayda dört veya beş kilonun verilebilmesidir. Böylece verilen kilo rejim bırakılınca hızla geri alınmaz, vücudun dengesi de bozulmamış olur. Diyetisyen olarak bildiğimiz beslenme uzmanlarının hedefi de zaten budur. Ve kilo vermeye adapte olan vücut rejim devam ettikçe haftada iki kilodan fazla bile vermeye başlayabilir.

Ayrıca doktor tavsiyeli diyet listesi mutlaka bol su içmeyi de öğütler. Günde en az iki litre su içmeniz sağlığınız açısından gereklidir. En az yarım saatlik yapılan günlük yürüyüşler ise kilo vermenizde size yardımcı olacaktır. (Bu arada yürüyüş yapmayı sadece kilo verme sürecinde değil, bütün hayatınız boyunca sürdürün, doktorların vazgeçilmez sağlıklı yaşam öğütlerinden biri de budur.)

Sağlıklı kilo vermeyi amaçlayan ideal bir zayıflama listesi nasıl oluyor diye sorulduğunda ise;

Kahvaltılarınız – Bir dilim tam buğday ekmeği, bir dilim az yağlı peynir, iki ceviz, şekersiz açık çay veya bitki çayı ile bol domates ve yeşillikten oluşsun.

Öğle yemeği için – Bir kase çok az yağlı sebze çorbası, sadece bir tatlı kaşığı zeytinyağı konmuş yeşil veya çoban salata ve yanına gene az yağlı bir dilim beyaz peynir tercih edin. Bazı yazılarda vicdan çorbası diye bir tarife de rastlayabilirsiniz. Bu zaten çeşitli baharatlarla çok az yağda pişirilmiş sebze çorbasıdır.

Akşam yemeklerinde – küçük bir porsiyon ızgara balığınız ya da tavuk göğsü gibi beyaz etiniz, dört yemek kaşığı zeytinyağında pişmiş sebzeniz ve bir kase salatanız olsun.

Ara Öğünler Olmasa da Olur

Ara öğün denilen atıştırmalıklarınız ise bir meyve, bir avuç kuru üzüm, dört tane kuru kayısı veya içine bir tatlı kaşığı keten tohumu katılmış bir kase yoğurt gibi tek çeşitten oluşsun.

Böylesi bir program ile ayda beş kiloya yakın fazla ağırlığınızı kendinizi zorlamadan kaybedebilirsiniz. Bol su içmeyi yeniden hatırlatalım. Diyet listesi doktor tavsiyesi ile hazırlandığı zaman genel sağlığınızı korumayı da amaçlar.

Bütün bu listeler ayrıntılarda değişiklik gösterebilir. Fakat genel kuralları aşağı yukarı aynıdır. İnsanın alması gereken protein, yağ ve karbonhidrat dengesini günlük olarak sağlamak, kişiyi halsiz ve susuz bırakmamak, metabolizmayı daha hızlı çalıştırmak hepsinin ortak paydasıdır. Bu unsurlar ancak bir uzman, bir diyetisyen ya da bir doktor tarafından düşünülebilir. Komşu teyze veya sınıf arkadaşı size sağlıklı rejim listesi hazırlayamaz.

Ünlü Zayıflama Hikayeleri

İngiliz komedi oyuncusu Lisa Riley’in yaşadıkları bütün anlatılmak istenenlere örnek olabilir. Şişmanlığı yüzünden işini kaybetme tehlikesiyle karşılaşan 41 yaşındaki oyuncu doktor kontrolü altında bir diyet listesi uygulayarak 18 ayda tam 76 kilo vermeyi başarmış bir insan. (Hesaplama sonucu ayda ortalama 4,2 kilo verdiği ortaya çıkıyor ki olması gereken rakamlar da bunlardır.) Artık komedi oyuncusu olmam için şişman olmam gerek düşüncesinin kendini kandırmak olduğunu itiraf ediyor.

74 Görüntülenme

Makalemizi Nasıl Buldunuz?

Lütfen Ne Kadar Sevdiğinizi Gösterin

Ortalama Puan / 5. Oy Sayısı:

Çok Şanslısın Senden Önce Kimse Bu Makaleye Puan Vermemiş. İlk SEN OL!

Okumaya Devam Et
Advertisement
Yorumlar İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DİYET

Kan Şekeri Düşüren 14 Doğal Yol

Published

on

Vücudumuz kandaki şekeri hücrelere yeteri kadar iletemediği zaman kan şekeri yükselir. Bu durum kontrol edilmediğinde, diyabete kadar gidebilir.

2009’da yapılan Türk populasyon araştırmasına göre Türkiye’deki diyabet öncesi bireylerin oranı %28,7 iken %13,7’si ise diyabet teşhisi almıştır.

Kan Şekeri Düşüren 14 Doğal Seçenek

1. Düzenli Egzersiz Yapmak

Düzenli egzersiz yapmak kilo vermeye yardımcı olduğu gibi insülin duyarlılığını da arttırır. İnsülin duyarlılığının artması kandaki glikozun hücrelere daha iyi taşınması demektir. Egzersiz kasların enerji olarak kandaki glikozun kullanılmasına ve kasların kasılmasına yardımcı olur.

Eğer kan şekerinin kontrolünde sorun yaşıyorsanız, düzenli olarak kan şekerinizi ölçmeniz gerekir. Yapılan egzersize göre kan şekerinin aldığı seviyeyi bilmek de önemlidir. Ağırlık kaldırmak, tempolu yürüyüş, koşma, bisiklete binme, yüzme yapılabilecek egzersizler arasındadır.

2. Karbonhidrat Alımını Kontrol Altına Almak

Vücudumuz karbonhidratı yapı taşları olan glikoza kadar parçalar daha sonra insülin hormonu yardımıyla parçalanan glikoz kanla hücrelere girer. Çok fazla karbonhidrat tüketildiğinde veya insülin hormonunun çalışmasında bir sorun olduğunda bu süreç sekmeye uğrar ve kandaki glikoz seviyesi yükselir.

Amerikan Diyabet Derneği (ADA) besin değişimi ve karbonhidrat sayımı ile karbonhidrat alımının kontrol edilebileceğini söylemiştir. Bazı çalışmalar bu yöntemlerin öğünleri doğru bir şekilde planlamada yardımcı olarak kan glikoz seviyesini olumlu yönce etkileyeceğini söylemiştir. Yapılan çalışmalar düşük karbonhidratlı bir beslenme programının kan şekerinin düşmesinde ve ani kan şekeri düşüşlerinin önlenmesinde etkili olduğunu göstermiştir. Dahası düşük karbonhidratlı beslenme  kan şekerini uzun vadede kontrol altında tutmaktadır.

3. Lif Alımını Arttırmak

Lif karbonhidrat sindirimini ve glikozun emilimini yavaşlatır. Bu nedenle kan şekerini kademeli bir şekilde yükseltir. Buna ek olarak tüketilen lifin türü de bu yükselmede etkilidir.

İki tip lif türü vardır, çözülebilen ve çözülemeyen lif. İkisi de önemli olmakla birlikte, çözülemeyen lifin kan şekerinin düşürülmesi üzerinde etkisi vardır. Ek olarak lif bakımından zengin diyet kan şekeri kontrolünü ve sağlayarak Tip-1 diyabetle mücadelede etkilidir.

Sebzeler, meyveler, kuru baklagiller ve tam tahıllar lif bakımından zengin besinlerdir.  Günlük alınması gereken lif miktarı kadınlar için 25 g, erkekler için 38 g’dır.

4. Su İçmek

Gün içerisinde yeteri kadar su içmek, kan glikoz seviyesini sağlıklı sınırlarda tutmaya yardımcı olur. Ek olarak vücudun susuz kalmasını engelleyerek, üre ile birlikte kandaki fazla glikozun böbreklerden atılmasına yardımcı olur.

Düzenli olarak su içmek kanı sulandırır, kandaki glikoz seviyesini düşürerek diyabet riskini azaltır.

Sıvı almak için yapacağınız en iyi tercih sudur. Şekerli ve gazlı içecekler vücudunuzun su ihtiyacını karşılayamadığı gibi kan şekerinin de yükselmesine neden olmaktadır.

5. Porsiyon Kontrolü Yapmak

Porsiyon kontrolü kalori alımında ve buna bağlı olarak kilo vermede etkilidir. Vücut ağırlığını kontrol altında tutmak kan şekerini olması gereken seviyeye getirip, Tip-2 diyabet riskini azaltır.

Porsiyon kontrolü yaparken dikkat edilmesi gerekenler;

  • Porsiyonları ölçün,
  • Daha küçük tabaklar kullanın,
  • Açık büfe restaurantlardan uzak durun,
  • Etiket okuma alışkanlığı kazanın ve yediklerinizin porsiyonlarını kontrol edin,
  • Beslenme günlüğü tutun.
  • Besinleri iyice çiğneyerek tüketin,

6. Glisemik İndeksi Düşük Besinler Seçmek

Glisemik indeks, karbonhidrat içeren besinlere karşı vücudun kan şekeri yanıtını gösterir. Karbonhidratın miktarı ve çeşidi kan glikoz seviyesinin nasıl etkileyeceğini belirler. Glisemik indeksi düşük besinlerle beslenmek Tip-1 ve Tip-2 diyabet hastalarında uzun vadede kan glikoz seviyesi düşürür.

Besinlerin glisemik indeksi ne kadar önemli olsa da tüketilen karbonhidratın miktarı da önemlidir.

Glisemik indeksi düşük olan besinler; deniz ürünleri, et, yumurta, yulaf, arpa, baklagiller, bazı sebzeler (lahana, karnabahar, brokoli, enginar, kereviz, patlıcan, kabak, biber, salatalık, domates, marul, kuru soğan, taze yeşil fasulye, turp, yer elması, çiğ havuç vb.), bazı meyveler ( kiraz, vişne, erik, greyfurt, şeftali, elma, armut, çilek, böğürtlen, karadut vb.)

7. Stresi Kontrol Altına Almak

Stres kan glikoz seviyenizi etkileyebilir. Glukangon ve kortizol gibi hormonlar stres esnasında salgılanır. Bu hormonlar kan glikoz seviyesini arttırır.

Yapılan bir çalışmaya göre egzersiz, dinlenme ve meditasyon anlamlı bir şekilde stresi azaltarak kan glikoz seviyesini düşürür. Egzersiz ve yoga gibi rahatlatan metotlar kronik diyabet hastalarında stresi azaltarak insülinin salgılanma sorununu azaltır.

8. Kan Şekerinin Ölçümünü Yapmak

Kontrol altında olan, düzen içindedir.

Kan glikozunu düzenli bir şekilde ölçmek, kontrol altında tutmaya yardımcı olur. Örneğin, bu kontrolleri yapmak öğünlerde ve ilaçlarla düzenleme yapmaya yardımcı olur. Aynı zamanda vücudun belli besinlere karşı verdiği tepki öğrenilmiş olur. Bu nedenle her gün kan şekeriniz ölçüp bir günlük tutmak yararlı olacaktır.

9. Yeteri Kadar Uyumak

Yeteri kadar uyumak vücudun sağlıklı olması için gereklidir. Yeteri kadar uyumamak ve yorgunluk da kan glikoz seviyesinde ve insülin duyarlılığında bozulmalara neden olmaktadır.

Uykusuzluk büyüme hormonunun salımını azaltır ve kortizol seviyesini arttırır. Bu iki hormon da kan glikozunun kontrolünde önemli rol oynar.

Dahası, iyi bir uyku önemlidir. Her gece yeteri kadar uykumuzu almamız gerekir.

10. Krom ve Magnezyumdan Zengin Beslenmek

Kan şekerinin yüksekliği ve diyabet aynı zamanda vitamin ve mineral eksikliğiyle de ilişkilendirilir.

Krom karbonhidrat ve yağ metabolizmasıyla ilişkilidir. Kan glikoz seviyesini kontrol eder ve krom eksikliği karbonhidrat toleransına yol açabilir.

Diyabet hastalarıyla yapılan iki çalışma, kromun uzun vadede kan glikozu üzerinde etkisi olduğu sonucuna varmıştır. Ancak başka bir çalışmada aynı sonuçlar bulunamamıştır.

Yumurta sarısı, tam buğday ürünler, kahve, kabuklu yemişler, brokoli ve et kromdan zengin besinlerdir.

Magnezyum da kan glikoz seviyesinde olumlu etkileri vardır ve magnezyum eksikliği diyabet riskinin artmasıyla ilişkilendirilmektedir.

Yapılan bir çalışmaya göre magnezyum kullananların %47’sinin diyabete yakalanma riski daha azdır.

Koyu yeşil yapraklı sebzeler, tam tahıllar, balık, bitter çikolata, muz, avokado ve baklagiller magnezyumdan zengindir.

11. Elma Sirkesi Tüketmek

Elma sirkesinin birçok yararı vardır.  karaciğerden glikoz üretimini azaltarak veya glikozun hücrelere girişini arttırarak kan glikozunun düşmesine yardımcı olur. Çalışmalara göre sirke vücudun glikoza karşı yanıtını etkiler ve insülin duyarlılığını geliştirir.

Elma sirkesini beslenme programınıza adapte etmenin en güzel yolu salatalara sos olarak 2 tatlı kaşığı eklemek ile olabilir.

Ancak kan şekerini düşürmek için bir ilaç kullanıyorsanız en doğru olan doktorunuza danışmaktır.

12. Tarçın Tüketmek

Tarçının bilinen birçok yararı vardır. Bunlardan bir tanesi hücresel seviyede insülin direncini azaltarak insülin duyarlılığını arttırır. Çalışmalar tarçının kan şekerini %29 oranında düşürdüğünü göstermektedir.

Tarçın karbonhidratların sindirim yolunda parçalanmasını yavaşlatarak yemekten sonra kan glikozunun yükselmesini kontrol altına alır. Tarçının insülin üzerinde de daha yavaş da olsa benzer bir etkisi vardır.

Tarçının etkili dozu günde 1-6 gram veya 1/2-2 çay kaşığıdır.

Ancak tarçının çok fazla kullanılması tehlikeli olabilir. Dikkatli

13. Çemen Tohumu Tüketmek

Çemen tohumu çok iyi bir çözünebilen lif kaynağıdır ve kan glikozunu kontrol etmede etkilidir.

Yapılan çalışmalarda çemen tohumunun diyabetiklerde kan şekerini düşürmede etkili olduğunu gösterilmektedir. Aynı zamanda açlık glikozunun düşürülmesinde ve glikoz toleransının gelişmesinde yardımcıdır.

Çemen tohumu kolaylıkla ev yapımı hamur işlerine katılabilir ve diyabetin tedavisinde kullanılabilir. Aynı zamanda çemen tohumu unu yapılabilir veya çaylara eklenebilir.

Çemen tohumu diyabetlilerin rahatlıkla kullanabildiği bir ottur. Günlük 2*5 g tüketilmesi önerilir.

14. Kilo Vermek

Sağlıklı bir kiloda olmak tüm hastalıkların en başarılı tedavi yöntemlerindendir. Kilo kontrolü kan şekerini düzene sokar ve diyabete yakalanma riskini azaltır.

Vücut ağırlığındaki %7’lik kayıp diyabete yakalanma riskini %58 oranında azaltır ve ilaçlardan daha etkili bir yöntemdir. Dahası bu düşüş senelerce korunabilir.

Diyabet riski için en önemli faktörlerden biri ve belki de en önemlisi bel kalınlığıdır. Kadınlarda 88,9 cm ve üzeri, erkeklerde ise 101,6 cm ve üzeri insülin direnci gelişiminde, kan şekeri yüksekliği ve tip-2 diyabete yakalanma riski ile ilişkilidir.

Bel kalınlığının istenilen düzeyde olması vücut ağırlığından daha önemlidir.

65 Görüntülenme

Makalemizi Nasıl Buldunuz?

Lütfen Ne Kadar Sevdiğinizi Gösterin

Ortalama Puan 3 / 5. Oy Sayısı: 4

Devamını Göster

Popüler Makaleler