Connect with us
Protelan Zayıflama Ürünü

MİNERALLER

Selenyum

Published

on

Selenyum

Selenyum Nedir?

Selenyum aslında vücut için oldukça önemli olan ancak çoğu insan için fala bilinmeyen bir elementtir. Özellikle vücudu stres ve hastalıklara karşı koruyan bir kalkan görevini üstlenir.

Vücut için bir antioksidan görevini üstlenen bu element vücudu strese karşı korumaktadır. Ayrıca enfeksiyon ev iltihabı önleyici etkileri de bulunmaktadır. Ayrıca selenyumun kanseri önlemeye yardımcı olduğunu gösteren pek çok bilimsel çalışma da bulunmakta. Ayrıca pek çok insanın hayatını felç eden astım gibi hastalıkların önlenmesinde de selenyumun rolü çok büyüktür.

Bağışıklık sistemi ve karaciğer sağlığı üzerinde çok önemli etkileri olan bu element pek çok insan tarafından bilinmemekte. Ayrıca eksikliği söz konusu olduğunda bağışıklık sisteminin pek çok hastalığa davetiye çıkardığı da bilinmektedir. Dolayısıyla selenyum her insan tarafından belli oranlarda alınması gereken, insan sağlığı için büyük bir rol oynayan etkili elementlerden bir tanesidir. Örneğin Afrika kıtasında yapılan çalışmalar, buradaki insanların selenyum minerali açısından fakir olduklarını görmüşlerdir. Dolayısıyla burada yaşayan insanların sık hastalandıkları ve AIDS gibi ölümcül hastalıklara sık rastlandığı da bilinmektedir.

Selenyumun Eksikliği?

Selenyum eksikliği pek çok hastalığın da başlangıcıdır aslında. Üstelik bu hastalıkların pek çoğunun da ölümcül olduğunu unutmamak gerekmektedir. İşte selenyum eksikliğinin neden olduğu o hastalıklar,

  • Mikrobik hepatit grubu hastalıkları,
  • AIDS hastası kişilerde yüksek ölüm oranları,
  • Deride ve genital bölgede meydana gelen, tedavisi mümkün olmayan ve çoğu kansere yol açan siğiller,
  • Rahim ağzının papilloma virüsü ile sürekli etkileşim halinde olması,
  • Ölümler ile sonuçlanabilen mikrobik hastalıklara yakalanma riski,
  • Herpes gibi ölümcül virüsler ile etkileşim halinde olma,
  • Riskli karaciğer hastalıkları,
  • Otoimmün hastalıklarına yakalanma riskinde artış,
  • Yüksek oranlarda meydana gelebilecek kalp hastalıkları riski,
  • Soğuk algınlığı ve grip gibi rahatsızlıklar ile sıkça karşılaşmak,

Görüleceği üzere selenyum mineralinin insan sağlığı üzerindeki etkileri çok büyüktür. Özellikle de karaciğer ve kanser rahatsızlıkları gibi ölümcül koplikasyonlarda kalkan görevi görür. Aynı zamanda sık sık hastalanmayı ve grip olmayı da engeller. Bu nedenle her insanın belli oranlarda selenyum mineraline ihtiyacı bulunmaktadır.

Selenyum İhtiyacı?

Öncelikle gıdalardan alınan selenyumun eksik olması durumunda muhakkak ek takviyeler ile bu mineral alınmalıdır. Ancak tam tersi durumlarda, yani selenyumu gıdalardan alan kişilerin ek takviye kullanması da zararlı olabilmektedir. Bu nedenle asla güven duyulmayan takviye gıdalar alınmamalı ve kişi kendi başına selenyum dozu belirlememelidir. Aksi halde ciddi zehirlenmeler söz konusu olabilmektedir. Yetişkin bir insanın alması gereken günlük selenyum miktarı 100 ile 400 mcg arasında değişiklik gösterecektir. Daha detaylı bilgi için şöyle bir sıralama yapmak mümkündür,

  • 6 aydan sonra 45 mcg,
  • 7 ile 12 yaş arası 60 mcg,
  • 1 ile 3 yaş arası 90 mcg,
  • 4 ile 8 yaş arası 150 mcg,
  • 9 ile 13 yaş arası 280 mcg,
  • 14 ile 18 yaş arası 400 mcg,
  • Yetişkinlerde 400 mcg,

Bu oranlar maksimum oranlardır. Bu oranların altında kalınıyor olması bu komplikasyonların yaşanacağı anlamına gelmez. Ancak ciddi bir farklılığın olması kişinin risk altında olduğunu gösterir.

Hangi Besinlerde Selenyum Vardır?

Her element gibi selenyumu da yiyeceklerden karşılamak mümkündür. Özellikle balıklarda bol miktarda bulunan bu mineral et ürünlerinden de alınabilir. İşte en çok selenyum içeren besinler,

  • Yaklaşık 1 orta boy yumurtadan alınabilecek selenyum miktarı 46 mcg’dir,
  • 1 avuç brezilya cevizinde 600 mcg’den fazla selenyum bulunmaktadır,
  • 1 avuç ayçiçeği çekirdeğinde 105 mcg selenyum bulunur,
  • Bir porsiyon kuzu ciğerinde 99 mcg selenyum vardır,
  • Kayabalığı selenyum miktarı 65 mcg’dir,
  • Ton balığı selenyum miktarı 64 mcg’dir,
  • 1 porsiyon tavukgöğsünde 33.2 mcg selenyum bulunur,
  • 1 porsiyon hindi etinde 25 mcg selenyum bulunur,
  • Somon balığında 31 mcg selenyum bulunur,

Ayrıca tüm bu besinlerin yanında mantar, havuç ve chia tohumunda da yüksek miktarda selenyum bulunmaktadır. Daha çok protein ağırlıklı beslenmek zaten günlük selenyum ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olacaktır. Aynı zamanda deniz ürünlerinde de bol miktarda selenyum bulunur.

Selenyumun Faydaları

Haşimato Riski

Haşimato sık bilinmeyen ancak oldukça riskli olan bir hastalıktır. Dünya üzerinde giderek yaygınlaşmaya başlayan bu hastalık kadınlarda daha fazla görülmektedir. Tiroid bezlerinin yetersiz çalışmasından kaynaklanan bu hastalık selenyum eksikliğinden kaynaklanmaktadır.

Tiroid bezlerine karşı gelen antikorların, tiroidleri risk olarak görüp ortadan kaldırmaya çalışması haşimato hastalığını ortaya çıkarmaktadır. Elbette bu hastalığın tek nedeni selenyum eksikliği değildir. Ancak selenyum eksikliği yaşayan insanların risk altında olduğu da unutulmamalıdır. Çünkü selenyum tiroidlerde meydana gelebilecek tahribatları önlüyor ve onarım gerçekleştiriyor.

Kanser

Selenyumun artık kanserden koruduğu tıp dünyası tarafından bilinen bir gerçek. Üstelik ailesinde kanser öyküsü olan kişilerin, selenyum eksikliği konusunda daha hassas olması şart. Özellikle prostat, meme, karaciğer, akciğer ve midede meydana gelebilecek kanser türlerinin önlenmesinde selenyum vazgeçilmez bir tedavi şeklidir. Çünkü selenyumun DNA’ları onarıcı bir etkisi tespit edilmiştir. Toprakları selenyum açısından zayıf olan ülkelerde daha fazla kanser hastalığının görülmesi aslında bu durumun en açık göstergesidir.

Her şeyden önce selenyumun bağışıklığı güçlendirici bir etkidi de bulunmaktadır. Yalnızca kanser gibi tehlikeli hastalıklardan değil, grip ve nesle gibi basit hastalıklardan da korumaktadır. Ayrıca HIV virüsü taşıyan insanların AIDS hastalığına yakalanma riskini düşüren etki de elbette selenyumdur. Görüleceği üzere Selenyumun faydaları daha çok bağışıklık sistemini güçlendirmeye yöneliktir.

94 Görüntülenme

Makalemizi Nasıl Buldunuz?

Lütfen Ne Kadar Sevdiğinizi Gösterin

Ortalama Puan 5 / 5. Oy Sayısı: 1

Çok Şanslısın Senden Önce Kimse Bu Makaleye Puan Vermemiş. İlk SEN OL!

Okumaya Devam Et
Yorumlar İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

MİNERALLER

Kalsiyum

Çocukların gelişimde sıklıkla duyduğumuz kalsiyum, aslında tüm hayatımız boyunca ve tüm yaş gruplarında önemli olan bir element mineraldir.

Published

on

Kalsiyum Nedir?

Kalsiyum Nedir?

Çocukların gelişimde sıklıkla duyduğumuz kalsiyum, aslında tüm hayatımız boyunca ve tüm yaş gruplarında önemli olan bir element mineraldir. İsmi Latincede “kireç” anlamına gelen “calx” sözcüğünden gelmektedir. 

Diş ve kemik sağlığının en önemli destekçisi olan kalsiyum anne karnından itibaren ihtiyaç duyulan bir destektir. Ca olarak sembolize edilen ve kireçten gelen kalsiyum, magnezyum, çinko, flor, sodyum gibi vücutta son derece önemli mineralleri de kapsar.  Toprak alkali bir metal olarak vücutta en fazla bulunan elementtir. En çok kemik ve dişlerde, geri kalanı  vücut sıvıları ve yumuşak dokularda bulunan kalsiyum, insan vücudunda yaklaşık 1.2 kilo oranında bulunur. Vücut dokularında da biriken kalsiyum, besinlerden karşılanır.

Teknik olarak Kalsiyum (Ca), kimyasal elementtir, periyodik tablonun 2. Grubunun (IIa) alkali toprak metallerinden biridir. İnsan vücudundaki en bol metalik element ve Dünya’nın kabuğunda en bol bulunan beşinci elementtir. İlk defa 1808’de Lumphru Davy tarafından kalsiyum hidroksitten elektroliz yoluyla elde edilmiştir.
Teknik Özellikleri
Atomik numara :20
Atom ağırlığı :40,078
Erime noktası :842 ° C (1,548 ° F)
Kaynama noktası :1.484 ° C (2.703 ° F)
Spesifik yer çekimi :1,55 (20 ° C veya 68 ° F)
Paslanma durumu :2
Elektron düzenlenişi :2 2 2 2 6 3 2 3 6 4 2

Oluşumu, Özellikleri Ve Kullanımları

Besinlerden aldığımız kalsiyum, %30-40 oranında vücut tarafından emilir. C vitamini ve D vitamini de yeterliyse en iyi biçimde vücuda katılır. Kalsiyumun faydaları sadece kemik ve diş sağlığı için yeterli değildir. Her insanın ihtiyaç duyduğu kalsiyum oranı değişiklik gösterir. Bebeklik döneminde ve yaşlılık döneminde ihtiyaç duyulan kalsiyum miktarı birbirinden farklıdır.

Her canlının yaşamı boyunca bedenininde dengeli olması gereken bu elementler sağlıklı beslenme düzeniyle eksiksiz olarak bulunur. Dengenin şaşması yani sağlıksız yaşam koşulları bu sorunları beraberinde getirdiğinde birçok hastalığa neden olur, birçok şikayete yol açarlar.

Kalsiyumun Faydaları ve Görevleri Nedir?

Vücuttaki hemen hemen tüm kalsiyum kemiklerde ve dişlerdedir. İskelet kanda ve başka yerlerde ihtiyaç duyulan kalsiyum için bir rezervuar görevi görür. Kemik büyümesi ve kalfikasyon için çocukluk ve ergenlik döneminde, yeterli kalsiyum alımı kritik öneme sahiptir. Çocukluk döneminde ve özellikle de ergenlik sırasında düşük kalsiyum alımı, osteoporoz daha sonra yaşamda, azalmış kemik kütlesi ile karakterize bir hastalıktır . Kemikler yoğunluğunu kaybettikçe kırılgan hale gelir ve normal zorlamalara dayanamaz; Elde edilen kırıklar, özellikle kalçada, yetersizlik ve hatta ölüme neden olabilir. Osteoporoz, gelişmiş toplumlarda ise özellikle kadınlarda postmenopozal yaygındır. Yaşam boyu yeterli kalsiyum alımı sağlayarak ve düzenli ağırlık egzersizlerine katılarak hastalık riski azaltılabilir. Post menopoz sonrası yıllarda yeterli miktarda kalsiyum alımı, kemik koruyucu ilaçlar kadar olmasa da, kemik kaybını yavaşlatıyor gibi görünmektedir.

  • Kemik ve diş sağlığı konusunda önemlidir. Dişlerin ve kemiklerin sağlam olması için, yetişkin bir insan ortalama 1000 mg kalsiyum tüketmelidir.
  • Kemik erimesi ve kanser oluşumunu önler.
  • Sırt ağrısına iyi gelir. Posdürün düzgün olmasına yardımcı olur.
  • Daha hareketli olmaya yardımcı olur.
  • Yapısal bütünlüğü ve metabolik işlevleri düzenler.
  • Kan basıncı ve pıhtılaşmasının normal düzeyde kalmasına yardımcı olur.
  • Kalp kaslarının düzenli çalışması ve sağlamlığı konusunda destek sağlar.
  • Sinir sisteminin çalışması için görev yapar, membranlar arası iletişimde görevlidir.
  • Gebelikte süt salınımına yardımcı olur.
  • Preeklamsi ve hipertansiyonu önler.
  • Östrojen hormonunun azalmasından sonra kemik kırığı riskini azaltır.
  • Kardiyovasküler hastalıklar ve diyabet gibi sorunlara karşı önleyicidir.
  • Metabolizmayı düzenler, metabolizmada görev alır.
  • Lizin ve arginin gibi aminoasitlerin emilimini arttırır.
  • Yaşlılık döneminde ve ergenlik dönemindeki kişilerin kemiklerinin kırılmasını önler. Günde iki bardak süt ya da ayran içilmesi önemlidir.

Normal bir insanın günlük kalsiyum ihtiyacı 800-1000 mg’dir. Bunun gebelik, emzirme ve yaşlılık dönemlerinde oranı değişmektedir.

  • Yaşlılarda 1200
  • Gebelerde 1300
  • 18 yaş altında 1300
  • Bebeklerde ise 400-800 mg arasında değişiklik göstermektedir.

Emziren kadınlarda da kalsiyum ihtiyacı fazladır. Bu yüzden günlük alınması gereken miktardan 300 mg daha fazla alınması gerekir.

Kalsiyum Emilimi Nasıl Artabilir?

Eğer vücudunuzda D vitamini depolarınız boşalmışsa kalsiyum emilimi de olmayacaktır. C ve D vitaminleri, fosfor kalsiyum emiliminde son derece önemlidir. Süt ürünlerinde kalsiyum emiliminin daha fazla olduğu bilinmektedir. Aynı zamanda yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanması, fosfor dengesinin ayarlanması kalsiyum emiliminin arttırılması için destek verecektir.

Çok fazla posa içeren besinlerin tüketilmesi, çinko ve alüminyum alımının artması, menopoz sonrası dönem ve D vitamini yetersizliğinin olması, kalsiyum emiliminin azalmasına neden olur.  Hayvansal kaynaklardan alacağınız kalsiyumun bitkisel kaynaklara göre emiliminin daha fazla olacağını unutmayınız.

Kalsiyum Eksikliği

Kan kalsiyum seviyesi düştüğünde paratiroid uyarılır ve kemiklerden kalsiyum çekilir. Kalsiyum eksikliği osteoporoz, raşitizm, tetani gibi önemli hastalıklara neden olmaktadır. Hipokalsemi adı verilen kalsiyum eksikliği durumunda hormonal bozukluklar, D vitamini eksikliği,fosfor eksikliği, kronik ve hormonal bozukluklar, hatta ölümcül etkiler bile görülebilir. Vücuttaki kalsiyum oranının 1.0mmol/l altına düşmesi durumunda hipokalsemi durumundan söz edilebilir. İlaçla tedavi edilen bu durum, kemiklerin yıkımına neden olmadan kontrol altına alınmalıdır. Östrojen eksikliğinde kemik yıkımının hızlanması ve D vitaminin azalması söz konusu olabilir. Ayrıca gereğinden fazla protein alımı da kalsiyum atımını arttırır. Fazla kullanılan ve yemekle temas eden aliminyum kaplarda emilimin azalmasına neden olmaktadır.

Kalsiyum eksikliği belirtileri;

  • Uyuşukluk
  • Kas kasılması ve spazmlar
  • D vitamini eksikliği
  • Depresyon
  • Düşük tansiyon
  • Paratiroid hormonda azalma

Çay, kahve ve tuzu çok tüketen kişilerde kalsiyum eksikliğinin sıklıkla görüldüğü bilinmektedir. Yeşil sebzelerin bazıları da kalsiyum emilimini azaltmaktadır. 3-4 fincan dan fazla tüketilmemesi gereken çay ve kahve kullanımında aşırıya kaçmak olumsuz etkiye neden olabilir.

Kalsiyum Fazlalığı

Kalsiyum eksikliği gibi kalsiyum fazlalığı da bir sorundur. Günde iki gramdan fazla alınan kalsiyum kalsifikasyon adı verilen böbrek taşına neden olur. Aynı zamana yumuşak dokular da bu nedenle zarar görür. Kalsiyumun plazmada 1.5 mmol/l üzerinde olması, hiperkalsemi adını alan soruna neden olur. Kas sağlığı için çok önemli olan bu durum, ilaçla tedavi edilebilir. Ayrıc fazla kalsiyum alımının kalp krizini tetiklediği ortaya çıkmıştır.

Çok sinsi biçimde ilerleyen kalsiyum fazlalığı, kol ve bacaklarda ağrılar ve bitkinlikler ile kendini belli edebilir. Böbrek kumu dökülmesinin ve taş düşürülmesinin de en önemli nedeni bu sorundur.

Kalsiyum İçeren Besinler

En iyi kalsiyum kaynakları süt ve süt ürünleridir. Sonrasında pekmez, susam, fındık, yağlı tohumlar, yeşil yapraklı sebzeler ve kurubaklagiller kalsiyum içerir. Yumurta, turunçgiller ve tahıllarda ise çok az kalsiyum bulunur.

Süt, kefir, çökelek, ayran, yoğurt gibi süt ürünleri en güçlü kalsiyum kaynakları arasındadır. Kemik suyu kullanılarak yapılan yemekler kalsiyum açısından zengin olur. Özellikle yaşlıların çok iyi kalsiyum tüketmeleri gerekir. Kemiğin yapısı osteoporoz döneminde daha zayıf hale gelir. Bu da kemik kırılmaları riskinin artmasına neden olur.

Fiziksel aktivite, gençlerin kemik yapısını güçlendirir. Bu yüzden egzersiz her yaştan insan için son derece önemlidir.

Laktoz intoleransı Olanlar Ne Yapmalı?

Laktoz intoleransı olan kişiler kalsiyum ihtiyaçlarını süt ürünlerinden karşılayamazlar. Bu durumda süt ürünlerinin laktozsuz olan çeşitlerinin tercih edilmesi gerekir. Doktora danışarak kalsiyum takviyesi konusunda bilinçli tüketim yapılması son derece önemli. Diyetisyeninize danışarakta bitkisel içeriklerle ilgili porsiyon bilgisi almalısınız. Çünkü kalsiyum eksikliği dişlerinizin dökülmesine, kemiklerinizin kırılmasına vb. birçok soruna neden olabilir. Doğru bir beslenme düzeni ve takviyeyle laktoz intoleransı olanların da kalsiyum almaları sağlanır. Tabi ki doktorunuza danışmadan hiçbir kalsiyum takviyesini almamanız gerekir.

231 Görüntülenme

Makalemizi Nasıl Buldunuz?

Lütfen Ne Kadar Sevdiğinizi Gösterin

Ortalama Puan 0 / 5. Oy Sayısı: 0

Çok Şanslısın Senden Önce Kimse Bu Makaleye Puan Vermemiş. İlk SEN OL!

Devamını Göster

Popüler Makaleler