Otoimmün Hastalıklar

A VPN is an essential component of IT security, whether you’re just starting a business or are already up and running. Most business interactions and transactions happen online and VPN
Otoimmün hastalıklar nelerdir? Otoimmün hastalıkların tedavi yöntemleri

Otoimmün Hastalıklar Nelerdir?

Bizleri enfeksiyon ve hastalıklardan koruyan bağışıklık sistemimiz, adeta vücudun kalkanı gibidir. Dolayısıyla söz konusu bu kalkan, işlevini farklı nedenlerle tam yerine getirmediğinde koruma görevini yapamaz. Bu durum bağışıklık sistemi bozukluğu olarak adlandırılırken bazı hastalıkların ve şikayetlerin ortaya çıkmasına neden olur. Otoimmün hastalıklar olarak sınıflandırılan bu hastalıklar ise kişinin yaşam kalitesini düşürür. Bazı durumlarda hayati risk oluşturabilecek düzeyde bile seyredebilmektedir.

Peki, bu otoimmün hastalıklar nelerdir? Bu yazımızda beslenme ve otoimmün hastalıkların ilişkisi, otoimmün hastalıkların nedenleri ve belirtileri, gebelikte sık karşılaşılan otoimmün hastalıklar gibi birçok konuyu detaylı olarak ele alacağız. Ayrıca otoimmün hastalıkların nedenlerine göz atarken “bu hastalıkla nasıl yaşanır?” üzerine bilgiler sunacağız.

Otoimmün Hastalıkların Listesi

Bağışıklık sisteminin gerektiği gibi çalışmaması durumunda vücut kendi dokularını yabancı olarak algılar. Savunmaya geçer ve onlara saldırarak yok etmeye çalışır. Dolayısıyla verdiği zararlardan dolayı bazı hastalıklar ortaya çıkar. Vücudumuzun birçok farklı alanını etkileyen otoimmün hastalıklar, ortalama 80-100 farklı türdedir. Ancak en fazla bilinen ve yaygın olarak görülenler her zaman listenin başını çeker. Listenin başını çeken otoimmün hastalıkları sizler için aşağıda detayları paylaştık.

Romatoid Artrit

Bağışıklık sisteminin eklemelerinizi çevreleyen sinovyum zarına saldırması sonucu ortaya çıkan romatoid artrit, yaygın olarak görülen bir hastalıktır. Bağışıklık sistemi saldırısı ile iltihaplanan bu zar, kalınlaşarak kemik ve kıkırdak dokusunun yok olmasına neden olur. Otoimmün hastalıklar arasında yaygın görülen bu sağlık sorunu, genelde 30’lu yaşlarda görülmeye başlar. Eklemlerde sıcaklık artışı, şişlik ve ağrı ile kendini gösterir. Ayrıca yorgunluk, halsizlik, iştahsızlık da sık görülen belirtileri arasındadır. Tedavi edilebilmesi için gereken tanı ve teşhisi için ise sorunlu eklem bölgesinde röntgen çekilmektedir.

İnflamatuar Bağırsak Hastalığı (IBD)

Yaygın olarak görülen İnflamatuar bağırsak hastalığı (IBD) otoimmün hastalıklar sınıfında yer alan kronik bir sağlık sorunudur. Ülseratif kolit ve crohn hastalığı olarak iki türü vardır. Özellikle bağırsaklarda iltihaplı seyreden bu sağlık sorunu, tüm sindirim sistemini etkileyebilmektedir. Çevresel ve kalıtsal nedenlerle oluşurken nedeni bilinmeyen bağırsak kanamaları yaygın görülen belirtileri arasındadır. Ayrıca kilo kaybı, dışkıda irin ve mukus, karın ağrısı, ishal ve ağrılı bağırsaklar gibi şikayetleri vardır. Tanı ve teşhisi ise klonoskopik ve gastroskopik işlemlerle yapılmaktadır.

MS (Multipl Skleroz) Hastalığı

MS hastalığı, bağışıklık sisteminin, sinir sistemi hücrelerinin koruma görevini gören ve çevreleyen miyelin kılıfına saldırması ile oluşan, son dönemlerde artış gösteren bir hastalıktır. Yürüme zorluğu, denge sorunları, halsizlik ve uyuşukluk ile kendini gösterir. Multipl Skleroz (MS) nörolojik test ve radyolojik görüntüleme tetkikleri ile tespit edilmektedir.

Tip 1 Diyabet

Otoimmün Hastalıklar - Diyabet
Otoimmün Hastalıklar – Sedef

Otoimmün hastalıklar arasında yer alan TİP 1 diyabet, aynı zamanda şeker hastalığı olarak da bilinir. İnsülin üretimini yapan pankreasın işlevini tam yerine getirememesi ve insülin seviyelerinin yetersiz olmasıyla ortaya çıkar. Gece idrara sık çıkma, çabuk yorulma, yorgunluk, kilo kaybı ve açlık hissi ile kendini gösterir. Bunun yanında çok su içme, ağız kuruluğu ve iştahsızlık en yaygın görülen belirtileri arasındadır. Kan testinde kan glikoz seviyelerinin ölçülmesi yolu ile tanı ve teşhisi konur.

Guillain Barre Sendromu

Otoimmün hastalıklar arasında yer alan GBS veya uzun ismiyle Guillain-Barré Sendromu, bağışıklık sisteminin sağlıklı sinir hücrelerine harabiyeti ile ortaya çıkar. Yüz, bacak, kol ve vücudun başka bölgelerinde karıncalanma ve uyuşukluk ile kendini gösterir. Bunun yanında refleks kaybı ve kas zayıflığı yaşanır. Uzman tarafından hastalık öyküsü ile elektrofizyolojik inceleme ve laboratuvar testleriyle tanı ve teşhis konur.

Kronik İnflamatuar Demiyelinizan Polinöropati

Omurilikten çıkan sinirlerin bağışıklık sistemi saldırısına uğraması ile ortaya çıkan Kronik İnflamatuar Demiyelinizan Polinöropati, kısaca CIDP olarak anılmaktadır. Otoimmün hastalıklar arasında yer alan bu hastalığın bozulmuş duyu fonksiyonu ile kol ve bacaklarda güçsüzlük gibi belirtileri vardır. Bu şikayetlerin 2 yıl sürmesi bu hastalığa kesin tanı konmasını sağlar. Bunun yanında elektrofizyolojik incelemeler ve laboratuvar testleri ile de tanı ve teşhis konulabilmektedir.

Sedef Hastalığı

Cilde beyaz kan hücrelerinin saldırması sonucu ortaya çıkan sedef hastalığı, yaygın görülen otoimmün hastalıklar arasındadır. Bu nedenlerle cilt hücreleri normale göre iki üç kat daha çok çoğalır. Cildin görüntüsünde engebeli görüntüler ve pullanma oluşması en belirgin belirtileri arasındadır. Fiziksel muayene esnasında uzman, tırnaklar, göbek deliği, dizler, dirsekler, kulaklar ve saç derisinde belirtilerin olup olmadığını kontrol eder. Böylelikle tanısı konur.

Otoimmün Hastalıklar - Sedef
Otoimmün Hastalıklar – Sedef

Egzama Hastalığı

Bağışıklık sisteminin aşırı aktif olması sonucu ortaya çıkan egzamanın otoimmün bir hastalık olarak sınıflandırılıp sınıflandırılmadığı tartışmalıdır. Ancak büyük bir kitle bu hastalığı bağışıklık sistemi hastalığı olarak kabul eder. Alerjik durum olarak anılan bu sorun; cilt yüzeyinde açık kesikler, cildin kalınlaşması, kırmızı kabarık noktalar ve kaşınma ile ortaya çıkar. Kan testi ve deri prick testi ile tespit edilir.

Graves Hastalığı

Hipertiroidizme neden olan graves hastalığı, tiroid hormonlarının aşırı üretilmesinden kaynaklanır. Otoimmün hastalıklar arasında olan bu sağlık sorunu, vücudunuzun kendi kendine reaksiyon göstererek fazla tiroid üretmesiyle oluşur. Kilo alamama, nabız atımında artış ve metabolizmanın çok hızlanması gibi belirtiler göstermektedir. Kan testinde tiroid seviyelerinin belirlenmesi, tiroid hormonu, uptake testi ve tiroid sintigrafisi ile kolayca tanısı koyulabilmektedir.

Hashimoto Tiroiditi

Bir tiroid hastalığı olan Hashimoto tiroidi, iltihabi olmasının yanında kroniktir. Bu endokrin hastalığı aynı zamanda lenfosistik tiriodit olarak bilinmektedir. Kabızlık, ses kısıklığı, az terleme, el ve ayaklarda ödem, üşüme gibi belirtilerle kendisini gösterir. Ayrıca mutsuzluk ve depresif ruh hali, hareketlerde yavaşlama, çabuk yorulma, halsizlik ve guatr da en yaygın görülen şikayetleri arasındadır. Tanı için serumda anti-tiroid peroksidaz (TPOAb) seviyelerine bakılmaktadır. Duruma göre biyopsi de yapılması gerekir.

Myastenia Gravis

Kısaca MG olarak da bilinen Myastenia gravis, iskelet kaslarının zayıflamasına sebep olan bir hastalıktır. Otoimmün hastalıklar arasında yer alan bu sağlık sorunu, sinir ve kas hastalığı sınıfındadır. Nefes darlığı, yüz ifadesinde farklılık, yürümekte zorluk, çift ve bulanık görme, konuşma bozukluğu, yutma güçlüğü ve göz kaslarının zayıflaması gibi şikayetlere neden olur. Tanı koyarken elektrofizyolojik yöntemi ile düşük frekanslı ardışık sinir uyarım testi yapılır. Ayrıca anti-MuSK ve anti-AChR antikorlarının varlığı da tanı ve teşhiste yardımcı olur.

Vaskülit

Bağışıklık sisteminin kan damarlarına saldırısı sonucu oluşan vaskülit, bu sayede iltihaplanmaya neden olur. “Artrit” veya “anjiyit” olarak da adlandırılan bu hastalık yorgunluk, baş ağrısı ve ateş gibi şikayetlerle ortaya çıkar. Bunun yanında uyuşma ve halsizlik, döküntü, gece terlemeleri, vücut ağrıları ve acı, kilo kaybı da görülen diğer belirtiler arasındadır. Tanı ve teşhis ise tam kan sayımı esnasında belirlenen yüksek C-reaktif protein seviyeleri ile konmaktadır. Bunun yanında anti-nötrofil sitoplazmik antikor testi gibi bazı otoimmün hastalıkların tanı yöntemleri arasında yer alan başka testlerin de yapılması gerekebilmektedir.

Lupus

Bağışıklık sisteminin sağlıklı dokulara zarar vermesiyle gelişen lupus, aynı zamanda “kelebek hastalığı” olarak da bilinmektedir. Güneşte ortaya çıkan cilt lezyonları, gözlerde kuruluk, göğüs ağrısı, nefes darlığı, eklemlerde şişlik, sertlik ve ağrı gibi şikayetler görülür. Ayrıca yorgunluk, ateş en sık görülen belirtileri arasındadır. Tanı ve teşhis için bazı testler yapılması gerekirken bunlar kan sayımı, böbrek testleri, akciğer grafisi şeklindedir. Test sonuçlarında LE hücresi, anti DNA ve ANA seviyelerine bakılmaktadır.

Vitiligo

Cilt renginin değişmesi ile karakterize olan vitiligo melanosit yıkımı ile oluşur. Otoimmün hastalıklar arasında listelenen vitiligo; güneşe maruz kalan dudak, yüz, kol, ayak ve ellerde düzensiz lekeler ile kendini gösterir. Tanısı ise uzman tarafından fiziksel muayene ile konmaktadır. Ayrıca wood ışığı altında cildin incelenmesi gerekebilmektedir.

Addison Hastalığı

Otoimmün hastalıklar arasında yer alan Addison hastalığı; adrenal korteksin hasar görmesi sonucu gereken kadar adrenokortikal hormonunun üretilmemesinden kaynaklanır. Açlık hipoglisemisi, ciddi düzeyde iştah azalması ve kilo kaybı, aşırı yorgunluk gibi belirtilerle kendini gösterir. Bunun yanında özellikle yara ve ameliyat izlerinde, genital bölgede, meme başlarında ve ağız mukozasında koyulaşma gibi bulgularda gösterebilmektedir. Tanı konması için kandaki kortizol düzeylerine bakılması gerekir. Ayrıca kandaki ACTH düzeylerine bakılırken bazı uyarı testleri de yapılır.

Sjögren Sendromu

Otoimmün hastalıklar arasında listelenen Sjögren sendromu, gözyaşı ve tükürük gibi salgı bezlerini tutan bir hastalıktır. Ağız ve göz kuruluğu ile kendini gösterir. Ayrıca dental sorunlar, ağızda yanma hissi, tat duyusunda değişiklik, aralıksız konuşmada yetersizlik ve kuru gıdaları yutmada zorluklarda yaşanabilmektedir. Schirmer göz testi ve tükürük bezi biyopsisi ise tanı yöntemleri arasındadır.

Pernisiyöz Anemi

Kötücül anemi olarak da bilinen Pernisiyöz anemi, B12 emilimini sekteye uğratan bir bağışıklık sistemi hastalığıdır. Karaciğer büyümesi, ishal ya da kabızlık, gaz, karın şişliği, yemek borusunda yanma gibi belirtilerle kendini göstermektedir. Ayrıca kusma ve mide bulantısı ise yaygın belirtileri olarak sayılabilmektedir. Yapılacak kan testi ile tanısı konulabilmektedir.

Çölyak

Buğday ve çavdar gibi gluten içeren besinlere karşı hassasiyet geliştirilen çölyak, son zamanlarda daha çok kişide görülen otoimmün hastalıklar arasındadır. Adale zayıflığı, kusma, iştahsızlık, halsizlik, karında şişlik gibi şikayetlere neden olur. Ayrıca kronik ishal ve büyüme geriliği en yaygın görülen şikayetleri arasındadır. Tanı ve teşhis için kan testlerinde serolojik özel testler yapılması gerekmektedir. EMA ve AGA seviyeleri bu testler arasındadır. Ayrıca duruma göre bağırsak biyopsisi yapılması gerekebilmektedir.

Liken Planus

Bağışıklık sistemindeki bozukluklar ve çevresel nedenlerle gelişen liken planus, ciltte gelişen bir hastalıktır. Saç derisinde lezyonlar ve kaşıntı, yemek yerken ağızda batma ve yanma, yanak içi, diş eti ve dilde beyaz lekelenmeler, ince çizgili lezyonlar şeklinde belirtiler göstermektedir. Ayrıca cilt üzerindeki mor-kırmızı küme halindeki lekeler, döküntüler, kabarıklık ve parlaklık şeklinde şikayetlere de neden olur. Uzman tarafından fiziksel muayene ile tanı ve teşhisi konur. Ancak bazı durumlarda histo- patolojik tetkik ile cilt/mukoza biyopsisi yapılması gerekebilmektedir.

Pemfigus Vulgaris

Başta eklem ve ciltte ortaya çıkan pemfigus vulgaris otoimmün hastalıklar sınıfındandır. Farklı organ ve dokuları da etkileyebilmektedir. Ciltte ve mukozal dokularda, iç kısmı su ile dolu kabarcıklar ile ortaya çıkmaktadır. Bunun yanında burunda kanama, genital, burun ve göz mukoza tutulumu şeklinde de şikayetlere neden olabilmektedir. Ayrıca özellikle sabah burun akıntısının artması sıklıkla görülür. Özellikle sık tekrarlayan ağız yaralarında biyopsi ile tanısı koyulabilmektedir.

Büllöz Pemfigoid

Derin yaralara neden olan bu cilt hastalığı, vücudun farklı noktalarında içi sıvı dolu kabarcıklarla kendini gösterir. Aylar sürebilen bu belirtiler sonrası kandaki antikor ölçümü yapılır. Ayrıca immünofloresan mikroskopisi yapılması gerekebilmektedir.

Muköz Membran Pemfigoidi

Otoimmün hastalıklar arasında listelenen mukoz membran pemfigoid ayrıca MMP olarak da anılır. Cilt, muköz membranlar, oküler ve oral mukozayı kapsayan lezyonlar genelde çok çabuk iyileşir. Ancak bunun yanında ağız lezyonlarının geçmesi genelde yara ile sonuçlanır. Ayrıca göz tutulumu olurken körlük ile sonuçlanabilmektedir. Tanı ve teşhis için uzman tarafından fiziki muayene gerekir. Bazı durumlarda kan ve özel testler yapılması gerekebilmektedir.

Behçet Hastalığı

Sindirim ve cilt sistemini etkileyen Behçet hastalığı; eklemlerde iltihap, genital bölge ve ağızda şişlik ve yaralar, gözlerde kızarıklık ile kendini gösterir. Bunun yanında tutulum yaşanan organ ve dokulara göre belirtiler değişebilmektedir. Kanlı ishal, karın ağrısı, kol ve bacaklarda kuvvetsizlik, baş ağrısı, az ve bulanık görme gibi belirtiler görülür. Tanısı ise paterji testi ile tanısı konur.

Alopesi

Saçkıran olarak bilinen alopesi, saç dökülmesi ile karakterize bir hastalıktır. Otoimmün hastalıklar arasında listelenen bu sağlık sorunu, genelde oval ve tüysüz alanlarda ya da saç derisinde kendini gösterir. Uzman tarafından dermatolojik muayene ile tanısı konur. Ayrıca bazı durumlarda kesin tanı için biyopsi yapılması gerekebilmektedir.

Otoimmün Hastalıklar ve Beslenme Düzeni

Bilindiği gibi bağışıklık sistemi, vücudumuzu mikroorganizmalara karşı korur. Dolayısıyla bağışıklık sistemi bozukluğu bazı hastalıklara neden olur. Genelde iltihaplanma ve ağrı gibi ortak belirtiler gösteren otoimmün hastalıklar yaşamı olumsuz yönde etkileyen sorunlara yol açar. Tamamen iyileşmesi mümkün olmasa da bu semptomların seyrini hafifletmek mümkündür. Böylelikle daha kaliteli bir yaşam sürme imkânı tanır. İşte bu semptomların hafifletilmesinde beslenme en önemli faktörlerin başında gelir. Özetle beslenme ve otoimmün hastalıklar arasında şikayetlerin seyrini değiştirecek derecede güçlü bir ilişki vardır.

Otoimmün Hastalıklar ve Beslenme
Otoimmün Hastalıklar

Uzmanlar tarafından uygun tedaviler ile şikayetler azaltırlarken ayrıca tedavinin bir parçası olarak diyet tavsiyesi de yapılır. Bağışıklık sistemi hastalıklarında şikayetlerin azalmasına yardımcı olacak diyetler ise genel olarak aip diyeti olarak anılır. Bu beslenme düzeninde ilke, mümkün mertebe şeker alımının azaltılmasıdır. Dolayısıyla pudingler, hamur işleri, krep, kek, kurabiye, tatlandırılmış boğaz pastillerinden uzak durmanız gerekir. Ayrıca kola, reçel ve şekerleme tüketiminden de kaçınılmalıdır. Otoimmün hastalık yaşayan kişilerin beslenme düzenlerinde dikkat etmeleri gerekenler:

  • Özellikle doymuş yağ içeren besinlerden uzak durmalısınız. Diyetinizde daha çok taze balık, meyve ve sebzelere yer vermelisiniz.
  • Akdeniz diyeti ve hafif tarzda bir diyet ile beslenilmesi şikayetlerin azaltılması açısından oldukça değerli bir seçimdir.
  • Kefir ve yoğurt gibi probiyotik besinler tüketmeye özen göstermelisiniz.
  • Kazein, laktoz ve glüten içeren besin tüketmekten mümkün olduğunca kaçınmalısınız.
  • Sağlıklı yağlar arasında olan zeytinyağı tüketmeye özen göstermelisiniz. Bunun yanında bu yağların doğru saklama şartlarında saklanması da önemli bir noktadır.
  • Katı yağ ve margarin tüketiminden mümkün olduğunca kaçınmaya dikkat etmelisiniz.
  • Glikoz içeren ürünler tüketmekten kaçınılmalıdır. Bunun yanında nişasta kesinlikle kullanılmamalıdır.
  • Abur cubur ve fast food tarzı beslenmeden kaçınılmalıdır.
  • İşlenmiş ve paketlenmiş gıdalardan uzak durulmalıdır.
  • Doğal ve organik besinler tüketmeye özen gösterilmelidir.

Sağlığımızın yediklerimizle ilişkili olarak şekillendiğini düşündüğümüzde otoimmün hastalıklar ile beslenme arasındaki ilişki daha iyi anlaşılabilmektedir. Bunun yanında uzmanlara göre özellikle son yıllarda artışa geçen bağışıklık sistemi hastalıklarının değişen beslenme alışkanlıkları ile alakası vardır.

Otoimmün Hastalıkların Belirtileri

Bağışıklık sisteminin yanlış çalışması sonucu oluşan otoimmün hastalıklar, farklı farklı organ ve dokuları vurur. Kimi kan damarlarını, kimi hormon salgılayan bezleri, kimi eklemleri, kimi cildi kimi ise organları etkiler. Dolayısıyla ortaya çıkan belirtilerde tutulum yaptığı organ ve dokuya göre farklılıklar göstermektedir. Nitekim 80’den fazla çeşidi bulunan bu bağışıklık sistemi hastalıklarının tanı ve teşhisinde uzmanlar zorlanabilmektedir. Bunun yanında bazı kaynaklar 100’den fazla otoimmün hastalık olduğunu bildirmektedir. Dolayısıyla bunların tespitinde farklı tanı test ve yöntemleri kullanmaktadırlar.

Otoimmün Hastalıkların Belirtileri
Otoimmün Hastalıkların Belirtileri

Özetle otoimmün hastalıklar için farklı belirtiler gösterdiğini söylemek mümkün. Ancak her ne kadar tutulum yaptığı organ ve dokulara göre belirtiler değişse de ortak bulgular da yok değildir. İltihapla gelişen şikayetler arasında ısı artışı, kızarıklık ve ağrı yaygın görülen ortak belirtilerdir. Erken teşhis ve tedavi için ise bu belirtilerin tanınması kritik değerdedir. Bağışıklık sistemi hastalıklarının ortak belirtileri:

  • Eklem ve farklı dokularda şişlik ve kızarıklık
  • Ciltte dökülmeler, kaşıntılar ve içi su dolu kabarcıklar
  • Saç dökülmeleri
  • Cilt dökülmeleri
  • El ve ayaklarda karıncalanma ve uyuşmalar
  • Dikkat dağınıklığı
  • Vücut ısısının düşmesi
  • Kas ağrıları

Uzman doktor tarafından tanı ve teşhis konurken hastalığın kendine özgü belirtileri ayırt edici bir faktördür. Mesela şeker hastalığından mustarip olan kişiler sık idrara çıkma, kontrolsüz kilo kaybı, susuzluk ve ağız kuruluğu yaşamaktadır. Bunun yanında inflamatuar bağırsak hastalığı yaşayanlar ishal, şişkinlik ve karın ağrısı şikayetleri ile karşı karşıya kalırlar. Etkilediği sisteme göre belirtileri aşağıda sizler için paylaştık.

Eklem ve Kas Sistemini Etkileyen Otoimmün Hastalık Belirtileri

Eklem ve kas sistemini etkileyen bağışıklık sistemi hastalıklarının ortak belirtileri şu şekildedir:

  • Kas güçsüzlüğü
  • Eklemlerde ağrı, şişlik ve sertlik
  • Kas ağrıları

Sindirim Sistemini Etkileyen Otoimmün Hastalık Belirtileri

Sindirim sistemini etkileyen bağışıklık sistemi hastalıklarının ortak belirtileri şu şekildedir:

  • Dışkıda kan ve mukus
  • Gıda intoleransı
  • Mide bulantısı
  • Asit reflü
  • Karın ağrısı
  • Kabızlık
  • Şişkinlik

Cildi Etkileyen Otoimmün Hastalık Belirtileri

Cildi etkileyen bağışıklık sistemi hastalıklarının ortak belirtileri şu şekildedir:

  • Cilt kuruluğu
  • Saç kaybı
  • Ağız kuruluğu
  • Göz kuruması
  • Kaşıntı
  • Döküntüler

Sinir Sistemini Etkileyen Otoimmün Hastalık Belirtileri

Sinir sistemini etkileyen bağışıklık sistemi hastalıklarının ortak belirtileri şu şekildedir:

  • Uyuşma ve karıncalanma
  • Baş dönmesi
  • Bellek sorunları
  • Bulanık görme
  • Depresyon ve endişe
  • Baş ağrısı
  • Baş dönmesi

Diğer Sistemleri Etkileyen Otoimmün Hastalık Belirtileri

Diğer sistemleri etkileyen bağışıklık sistemi hastalıklarının ortak belirtileri şu şekildedir:

  • Sıcağa hassasiyet
  • Nefes darlığı
  • Düzensiz ve hızlı kalp atışı
  • Kontrolsüz kilo alımı ve kaybı
  • Hormon üreten bezlerin şişmesi
  • Göğüs ağrısı
  • Ateş
  • Ağrı
  • Tükenmişlik

Romatoid artrit ile sedef hastalığı gibi bağışıklık sistemi hastalıkları olanlarda ise belirtiler zaman zaman alevlenir zaman zaman kaybolmaktadır. Dolayısıyla doğru tanı ve teşhis için uzman tarafından her hastalığın belirtileri ayrı ayrı ele alınır. Kesin tanı için farklı testlerin yapılması gerekebilmektedir.

Otoimmün Hastalıkların Nedenleri

Bağışıklık sistemi bozukluğundan kaynaklanan hastalıklarının tam nedeni kesin olarak bilinmemektedir. Ancak günümüze kadar yapılan araştırmalardan bu hastalığa sahip olanların %30’nun genetik olarak yatkın bireylerden oluştuğu belirlenmiştir. Bunun yanında genetik olana yatkın olan bireylerde bu hastalıkların görülme riski çevresel faktörlerin tetiklemesi ile artar. Özetle genetik olarak size bu hastalık aktarıldı ise diğer faktörler ile tetiklenerek ortaya çıkabilmektedir. Otoimmün hastalıkların nedenleri ise üç sınıf olarak ele alınır.

Genetik Nedenler

Uzmanlara göre bağışıklık sistemi hastalıklarının altında yatan neden genelde çok faktörlüdür. Yani genetik olarak hastalığa yatkın biri, çevresel veya psikolojik faktörlere de maruz kaldığı zaman hastalık riski daha da artar. Bunun yanında nadir de olsa tek bir gendeki mutasyonların neden olduğu bir otoimmün hastalık monogeniktir. Özetle şayet ailenizde bağışıklık sistemi bozukluğu olan bir birey varsa diğer faktörlerle birleştiğinde siz de risk altında olabilirsiniz. Böyle bir durumda uzmana danışılmasında yarar vardır. Bununla birlikte, genetik olarak duyarlı bireyler her zaman otoimmün bir durum geliştirmeye devam etmezler. Yani bu, ailenizde varsa illa sizde de olacak anlamına gelmez.

Günümüzde yapılan araştırmalar, genetik yatkınlığın tüm otoimmün hastalıkların yaklaşık yüzde otuzunu oluşturduğunu göstermiştir. Geri kalan yüzde 70; toksik kimyasallar, diyet bileşenleri, bağırsak disbiyozu ve enfeksiyonlar dahil olmak üzere çevresel faktörlerden kaynaklanmaktadır. Örneğin Multipl skleroz ve lupus gibi bazı hastalıklar ailesel geçiş gösterebilmektedir.

Psikolojik Nedenler

Otoimmün hastalıklar için bir zemin hazırlayan faktörlerden biri de psikolojik nedenlerdir. Kesin olmamakla birlikte bu yönde yapılan araştırmalar bunu destekler niteliktedir. Vücudumuz karşılaştığı zorlu şartlar karşısında strese girer. Ardından savaş ya da kaç tepkisi verir. Bu refleks adrenalinin hızlı salgılanmasına, hızlı nabız atışına ve hızlı nefes almaya sebep olur.

Geçici olduğunda hayatta kalmayı, daha başarılı olmayı sağlayan bu olumlu duygu uzun sürüyorsa bazı sorunlara neden olabilmektedir. Beraberinde yüksek tansiyon gibi kronik veya otoimmün hastalıklara zemin oluşturabilmektedir. Bu yeni çalışmada araştırmacılar, stresle ilişkili bozukluk teşhisi konan 100.000’den fazla kişi incelenmiştir. En az bir yıl sonra otoimmün hastalık geliştirme eğilimlerinin arttığı belirlenmiştir.

Çevresel Etmenler

Otoimmün hastalıklardaki artış, dünya çapında sosyoekonomik bir zorluk oluşturmaktadır. Predispozan genetik risk tanımlanmıştır ancak çevresel faktörler hastalığın başlaması ve yayılmasındaki riskin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Örneğin otoimmün hastalıklardaki artışta potansiyel olarak ilişkili faktörler arasında diyetin önemli bir yerinin olduğu düşünülmektedir. Çünkü artan kanıtlar, özellikle doymuş yağ ve tuz ve ilgili patolojiler açısından zengin tipik bir Batı diyetinin, multipl skleroz (MS) üzerinde derin bir etkiye sahip olabileceğini göstermektedir. Otoimmün hastalığa neden olduğu düşünülen bu çevresel faktörler şu şekildedir:

  • Diyet
  • Yaşam tarzı
  • Zehirli kimyasallara maruz kalma
  • Enfeksiyonlar

Özetle genetik yatkınlığı olan kişilerde (genlerinin onları riske attığı yerlerde), belirli çevresel maruziyetler otoimmün hastalığı tetikleyebilir. Ancak tetikleyiciler toksinleri, enfeksiyonları, diyeti ve daha fazlasını içermektedir.

Otoimmün Hastalıkların Tanı Yöntemleri

Öncelikle belirtmek isteriz ki otoimmün hastalıkların çoğu tek bir testle teşhis edilemez. Çünkü yukarıda değindiğimiz gibi 80- 100 çeşit bağışıklık sistemi hastalığı mevcuttur. İşte sırf bu yüzden uzmanlar tanı ve teşhis için testlerle birlikte fizik muayene bulgularının bir kombinasyonunu kullanır. Çünkü her hastalığın kendine has belirtileri ile neden olduğu bulguları farklı farklıdır. Dolayısıyla farklı teknikler kullanılması gerekir.

Antinükleer antikor testi (ANA) genellikle belirtilerin otoimmün hastalıklardan birisine işaret ettiği durumlarda başvurulan ilk testtir. Testin pozitif çıkması, kişinin büyük oranda bu hastalıklardan birine sahip olduğu anlamına gelir. Fakat tam olarak hangisine sahip olduğunu ortaya çıkarmaz. Diğer testler ise bazı otoimmün hastalıklarda vücudun ürettiği spesifik otoantikorların kanda incelenmesi şeklinde yapılır. Bu hastalıkların vücutta ürettiği iltihabı tespit etmek için de bazı testlerin yapılması gerekebilmektedir.

Gebelikte Sık Karşılaşılan Otoimmün Hastalıklar

Otoimmün hastalıklar yani bağışıklık sistemi anormallikleri eklemlerde, kaslarda, kalpte, akciğerlerde, böbreklerde ve deride iltihaplanmaya veya ağrıya neden olduğunda ortaya çıkar. Önceleri bu koşullara sahip kişilere; düşük, erken doğum ve hamileliğin neden olduğu yüksek tansiyon olan preeklampsi gibi riskler nedeniyle hamilelikten kaçınmaları tavsiye edilmiştir. Ancak günümüzde doğumdan önce ve sonra uygun tıbbi bakım ve danışmanlıkla, otoimmün hastalığı olan birçok kadın güvenli ve başarılı gebelikler geçirebilmektedir. Hamilelikle sık karşılaşılan otoimmün hastalıklar şunlardır:

  • Romatoid artrit
  • Sedef hastalığı
  • Multip Skleroz
  • İnflamatuar bağırsak hastalığı
  • Ankilozan sspondilit
  • Tip 1 Diyabet

Şayet otoimmün hastalığınız varsa veya hamilelik sırasında geliştiyse uzman tarafından verilen tavsiyelere uyarak bu hassas dönemi daha rahat geçirebilmeniz mümkün.

Çocuklarda Otoimmün Hastalıklar

Otoimmün hastalıklar, genellikle bağ dokularını (deri, kas ve eklemler) hedef almalarına rağmen, vücudun hemen hemen her bölümünü etkileyebilir. Semptomlar, yorgunluk ve hafif döküntülerden nöbetler gibi nadir ve ciddi yan etkilere kadar değişebilir. Teşhis zor olabilir çünkü birçok semptom gelip gitme eğilimindedir ve sıklıkla spesifik değildir. Ayrıca bu belirtileri, farklı türde otoimmün hastalıkların yanı sıra enfeksiyon ve kanser gibi diğer hastalık türlerinde de ortaya çıkar.

Çocuklarda Otoimmün Hastalıklar
Otoimmün Hastalıkların Belirtileri

Otoimmün hastalıklar en sık kadınlarda görülür. Ancak maalesef çocuklarda da rastlanan bir durumdur. Uzmanların ise çocuklarda neden bu hastalıkların baş gösterdiği konusunda ise kesin bir bilgisi yoktur. Bunun genlerindeki bir faktör ve muhtemelen bir dizi başka bilinmeyen faktörle ilgili olduğunu düşünülmektedir. Ancak ebeveynlerin, çocuklarının bu hastalığına kendi yaptıkları hiçbir şeyin neden olmadığını ve bunu önlemek adına yapabilecekleri hiçbir şey olmadığını bilmeleri önemlidir. Çocuklarda görülen otoimmün hastalıklar:

  • Addison hastalığı
  • İnflamatuar bağırsak hastalığı
  • Graves hastalığı
  • Hashimoto hastalığı
  • Romatoid hastalığı
  • Tip1 diyabet
  • Lupus
  • Multiple Skleroz
  • Chrohn hastalığı

Bunun yanında çoğunlukla, otoimmün hastalıklar kroniktir ve ömür boyu takip ve bakım gerektirir. Ancak ilaçlar, bazı hastalıkların neden olduğu hasarı azaltmaya veya durdurmaya yardımcı olabilir. Nitekim uzmanlar, çocuğunuzun pediatrik bakımdan yetişkin bakımına geçmesine yardımcı olabilir.

Otoimmün Hastalıklarla Nasıl Yaşanır?

Öncelikle bilinmesi gerekir ki otoimmün hastalıkların tamamen iyileşmesi pek mümkün değildir. Dolayısıyla bu hastalıklardan mustarip olanlar hayatı boyunca bu hastalıklarla yaşar. Ancak tetikleyici diyet ve kimyasallar gibi çevresel faktörlere dikkat ederek yaşam kalitelerini artırmaları mümkündür. Nitekim uygulanan tedaviler de hastalıkların semptomlarını hafifletmek ve şikayetleri azaltma gayesiyle uygulanmaktadır.

Örneğin otoimmün hastalıklar arasında görülme sıklığı artan çölyak gibi bir hastalığınız varsa diyetinizden gluten içeren besinleri çıkarmanız gerekir. Tip1’den mustaripseniz diyetinizde şekerli gıdalara yer vermemelisiniz. Çünkü tüm bu faktörler bağışıklık sisteminin agresif davranmasını neden olur. Dolayısıyla bağışıklık sisteminin saldırıya geçmesinin önüne geçmek ve nitekim barış sağlamak için bu faktörlere dikkat edilmesi gerekir.

Yukarıda da değindiğimiz gibi otoimmün hastalıklar için ortak belirtiler sindirim sorunları, baş ağrısı, yorgunluk ve ağrıdır. Bu şikayetler hayatı olumsuz yönde etkiler. İşte bu semptomların azaltılmasına yönelik sağlıklı yaşam alışkanlıkları geliştirmek, bu hastalıkla mücadelede temel amaçtır. Bunun yanında tetikleyici faktörler olan stres otoimmün hastalık yaşayanların kaçınması gereken diğer bir durumdur. Stresli ortamlardan kaçınmak kadar yoga, meditasyon veya yürüyüş yapılması ile stresi uzaklaştırmakta etkili bir yaklaşımdır. Yapılan araştırmalara göre düzenli egzersiz yapılması birçok hastalık gibi bağışıklık sistemi hastalıklarında da oldukça yararlıdır.

Otoimmün Hastalıklarla Yaşarken Püf Noktalar

Otoimmün hastalıktan mustarip olanlar özellikle diyetlerinde işlenmiş gıdalardan kaçınmalı ve organik gıdalara yönlenmelidir. Bunun yanında bolca dinlenerek, uyku düzenlerine dikkat etmeleri gerekir. Böylelikle vücudun kendi kendine iyileştirme mekanizması daha sağlıklı çalışır. Örneğin kalitesiz bir uyku stres hormonu kortizolün yükselmesine neden olur. Bu hormon seviyeleri uzun süre yüksekte kaldığında ise iltihap için zemin hazırlar. Ancak kaliteli uyku çektiğinizde kortizol seviyeleri düşer. Dolayısıyla mevcut iltihabı azaltır.

Bunun yanında diyetin önemine vurgu yapmak gerekirse şu örneği verebiliriz: Son dönemlerde lüks ve pratik olmasıyla sıklıkla tüketilen füme etler, salata dahil birçok diyetin içinde kullanılır. Ancak uzmanlar son yapılan araştırmalara göre füme et tüketenlerde MS riskinin daha fazla olduğuna yönelik tahminler sunmaktadır. Her ne kadar bu bilgiler henüz tahmin olsa da iltihabı artırdığı düşündürücüdür.

Şayet siz de otoimmün hastalıklardan biri ile mücadele ediyorsanız, uzman kontrollerini kesinlikle aksatmamaya özen göstermelisiniz. Önerdiği tedavi veya destek uygulamaları mümkün olduğu kadar uygulamaya titizlik gösterilmesi gerekir. Bunun yanında diyetinize, uykunuza, egzersizine dikkat etmelisiniz. Ayrıca şikayetlerinizin azaltılması için bitkisel kürlerden destek almak veya aromatik yağardan yararlanmak istiyorsanız uzman doktora danışmayı ihmal etmeyin. Diyetlerinizi ise uzmanın size önerdiği şekilde yapmaya özen gösterin. Böylelikle hayat kalitenizi artırır ve hastalığınızla barışabilirsiniz.

Kaynaklar;

https://bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/vucuttaki-hucrelerin-savasi-otoimmun-hastaliklar 
https://www.healthdirect.gov.au/autoimmune-diseases
https://www.niehs.nih.gov/health/topics/conditions/autoimmune/index.cfm
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/30996136/
https://dergipark.org.tr/tr/pub/jhpr/issue/52597/653209
https://www.turkiyeklinikleri.com/article/tr-kadin-ve-otoimmun-hastaliklar-94676.html

Yorum Yap

İlginizi Çekebilir

Troid ve Gluten

Troid ve Gluten

Troid bezinin fonksiyonları, metabolik süreçler, protein sentezi, vücut

C Vitamini

C Vitamini

C Vitamininin, bağışıklık sistemi, kollajen üretimi ve antioksidan

PET/CT Nedir?

PET/CT Nedir?

PET/CT Nedir? Positron Emission Tomography (PET) ile bilgisayarlı

Kuersetin

Kuersetin

Anti kanser özelliği olan, oldukça güçlü antioksidan bileşimi

Omega 11

Omega 11

Omega 11, dünyada pek bilinmeyen fakat bulunduktan sonra bilimsel

Takip Et