Connect with us

ANTİOKSİDANLAR

Yeşil Çay Ekstresi

Published

on

Yeşil Çay Ekstresi

Yeşil Çay Ekstresi Nedir?

Yeşil çay ekstresi yeşil çay yapraklarından elde edilen bir tür bitkisel karışımdır. İçerisinde bol miktarda faydalı vitamin ve mineral bulundurmaktadır.

Aslında yeşil çay ile aynı etkileri gösteren yeşil çay ekstresi, yeşil çay etkilerini daha yüksek dozda sağlamaktadır. Yine de bağışıklığı zayıf olan ve kronik bir rahatsızlığı bulunan insanların yeşil çay ekstresini doktorlarına başvurmadan tüketmemeleri gerekmektedir.

Yeşil çay Camellia sinensis yapraklarından elde edilen doğal bir içecektir. Siyah çay ile aynı bitkiden elde ediliyor olsa da farklı işlemlerden geçmektedir. Yeşil çay kısa bir işlemin ardından, fermantasyon işlemi görmeden tüketilmeye hazır hale gelir. Ancak siyah çay kavrulma ve fermantasyon işlemlerinden geçtiği için, antioksidanlarını ne yazık ki kaybeder. Yeşil çayda bulunan kateşin maddesi, kavrulma işlemi olmadığı için yok olmaz. Çin, Japonya ve Hindistan’da yeşil çay 5000 yıldır tedavi amaçlı kullanılan bir bitkidir.

Yeşil Çayda Bulunan Sağlığa Faydalı Etken Maddeler

E vitamini açısından son derece zengin olan yeşil çay ekstresinde, kateşin, epigallokateşin ve polifenoller bulunmaktadır. Ayrıca sağlığa faydalı olan ve eksikliği pek çok sorunu doğuran krom, magnezyum, selenyum ve çinko bulunmaktadır. Ayrıca askorbik asit ve mineral açısından da oldukça zengindir. Antioksidan özelliği pek çok bitkisel üründen fazladır.

Toz halinde satılan yeşil çay ekstresi çay olarak da tüketilebiliyor. Üstelik bazı uzmanlara göre günde 10 – 12 bardak tüketilebileceği de belirtilmiş. Ancak bu riskli olabilir ve karaciğere fazla yük binebilir. Hem çay, hem de ekstresinin günde yalnızca 1 – 2 bardak tüketilmesi önerilmektedir. Şeker yerine bal eklendiğinde ve yemeklerden önce ya da sabahları aç karnına içildiğinde çok daha etkili olacaktır.

Yeşil Çay Ekstresinin Faydaları

Yeşil çay dünyanın hemen her yerinde tüketilmektedir. Yalnızca yaprak olarak değil, yeşil çay ekstresi şeklinde de tüketilmekte. Her iki şekilde de faydaları saymakla bitmeyen yeşil çay, günlük en fazla 2 – 3 fincan kadar alınmalıdır. İşte yeşil çay ekstresinin faydaları;

  • Toksinlerden arındırır,
  • Gözlere uygulandığında, gözlerdeki şişliği yok eder,
  • Diyet yapanlar için müthiş bir gıda desteğidir,
  • Anti bakteriyel, anti hipertansif ve anti viral etkileri bulunmaktadır,
  • Kalp rahatsızlığı, Parkinson, Alzheimer ve obezite gibi hastalıklara iyi gelmektedir,
  • Yapılan bir araştırmaya göre günde 5 fincan ve daha fazla çay içenler, günde 1 fincandan daha az çay içenlere göre yüzde 16 daha yavaş ölüyor,
  • Alerji tedavilerinde kullanılır,
  • Sindirim Sistemi ve Bağışıklığı güçlendirir,
  • Artriti önler,
  • Pankreas, kolon, ağız, meme, yumurtalık ve prostat kanserleri üzerinde etkilidir,
  • Diyabet hastaları için doğal bir tedavi kaynağıdır,
  • İltihap ve ödemler üzerinde etkilidir,
  • Kan basıncını düzenleyici bir etkiye sahiptir,
  • Vücuda enerji, sağlık ve zindelik katar,
  • Soğuk algınlığının atlatılmasında önemli bir rol oynar,
  • Diş çürümelerini en aza indirir,
  • Lösemi tedavisi sırasında kullanıldığında, hastalıkta gerileme olduğu gözlemlenmiştir,
  • Yorgunluğun atlatılmasını sağlar,
  • Böbrek taşları üzerinde etkilidir,
  • Berberi hastalığının tedavisinde önemli bir rol oynar, iyileştirici etkisi vardır,
  • Migren tedavisinde kullanılır,
  • Ferahlık hissi verir ve ağız kokusunun giderilmesine yardımcı olur,
  • Hücre bozulmaları üzerinde etkilidir,

Yeşil çay ekstresinin faydaları saymakla bitmiyor. Yüzyıllar önce, eski uygarlıklarda bu çayın ezilmiş hali vücuttaki yaralara uygulanır ve daha temiz, daha hızlı iyileşmesi sağlanırdı. Şimdilerde de kolesterol gibi rahatsızlıklarda dahi iyileştirici bir etkiye sahip olan yeşil çay, kalori yaktırma konusunda da uzmandır. Özellikle diyetlerin en önemli yardımcı unsurudur. HIV virüsü üzerinde de etkili olduğu kanıtlanmış olan yeşil çay ekstresi kullananlar tarafından önerilmektedir.

355 Görüntülenme

Makalemizi Nasıl Buldunuz?

Lütfen Ne Kadar Sevdiğinizi Gösterin

Ortalama Puan 3 / 5. Oy Sayısı: 2

Okumaya Devam Et
Advertisement
Yorumlar İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ANTİOKSİDANLAR

Astaksantin Nedir? Nelerde Bulunur?

Astaksantin, deniz canlılarının yanı sıra alabalık, mikro alg, maya ve karideslerde oluşan bir karotenoid pigmenttir. Bir antioksidan olması sağlık açısından bir çok yararı olduğu söylenmektedir.

Published

on

Astaksantin

Astaksantin Hakkında

Astaksantin, deniz canlılarının yanı sıra alabalık, mikro alg, maya ve karideslerde oluşan bir karotenoid pigmenttir. En yaygın olarak Pasifik somon balığında bulunur ve balığa pembemsi rengini veren şeydir. Bir antioksidan olması sağlık açısından bir çok yararı olduğu söylenmektedir. Daha sağlıklı bir cilt, vücut direnci, kalp sağlığı, eklem ağrısı ve hatta kanser tedavisinde bir geleceği olabileceği düşünülmektedir. Kan akışını iyileştirmek, sigara içenler ve fazla kilolu kişilerde oksidatif stresi azaltmak gibi konularda yapılan karşılaştırma çalışmalarında Astaksantin ve diğer karotenoidler serbest radikallere karşı en yüksek antioksidan aktivitesi gösterdiğini göstermiştir. (Kaynak)

Astaksantin, genellikle doğada bulunan en güçlü antioksidanlardan biri olarak ünlenmesi nedeniyle ‘karotenoidlerin kralı’ olarak adlandırılır. Bu madde özel bir öneme sahiptir çünkü asla bir oksidan haline dönüşmez . Bu, vücutta hiçbir zaman zararlı oksidasyona neden olamayacağı ve sağlıkla ilgili faydalar ve performans için mükemmel olacağı anlamına gelir.

Astaksantin Nedir?

Astaksantin, karotenoidler adı verilen bir kimyasal gruba ait olan kırmızımsı bir pigmenttir. Bazı alglerde doğal olarak oluşur ve somon, alabalık, ıstakoz, karides ve diğer deniz ürünlerinde pembe veya kırmızı renge neden olur. Astaksantin, insanlarda ve hayvanlarda sağlığını iyileştirebilen güçlü ve güvenli bir anti-inflamatuardır. Astaksantin, yaygın anti-enflamatuarların ve ağrı kesicilerin zararlı yan etkileri olmaksızın, kaynağındaki inflamasyonu azalttığı kanıtlanmıştır.

Formülü: C40H52O4
Molar kütlesi: 596,841 g/mol
IUPAC numarası: (6S)-6-Hydroxy-3-[(1E,3E,5E,7E,9E,11E,13E,15E,17E)-18-[(4S)-4-hydroxy-2,6,6-trimethyl-3-oxo-1-cyclohexenyl]-3,7,12,16-tetramethyloctadeca-1,3,5,7,9,11,13,15,17-nonaenyl]-2,4,4-trimethyl-1-cyclohex-2-enone
Erime noktası: 216 °C
Kaynama noktası: 774 °C
Sınıflandırma: Karotenoid

En Güçlü Antioksidan

Astaksantin, dünyadaki en süper antioksidanlardan biridir ve doğamızda bulunan en güçlü karotenoiddir. Dünyanın bilinen en güçlü ikinci antioksidandır. Astaksantin (Astaxanthin) 2.822.200 mol ORAC (anti oksidan gücü) birim değerine sahiptir. Kırmızı bir pigmenttir ve karotenoid ailesine aittir. Avantajı Vit C’den 6.000 kat daha güçlüdür ve Vit E’den 550 kat daha güçlüdür. Bu uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmeyi arzu edenlerin vücutlarında yeterli miktarda astaksantin bulunması gerektiği anlamına gelir. Astaksantin, steroide eşdeğer TNF-α düzeylerinin azaltılması, karaciğer enzimlerinin ve karaciğer histolojik hasarının azaltılması, kolesterol düzeylerinin düşmesi, yüksek trigliseritlerin azaltılması, aterom oluşumunun azalması, enflamatuar aracılı hastalık modellerinde etkinlik göstermiştir. okside-LDL seviyeleri, kanamada artma olmaksızın kan pıhtısı oluşumunda azalma ve deneysel olarak indüklenen miyokard enfarktüsünü takiben miyokardiyal doku hasarında azalma.

Astaksantin içeren 1,200’den fazla akran gözden geçirilmiş makale, önde gelen bilimsel dergilerde yayınlanmıştır.

Güneş yanığına karşı korunmak, kırışıklıkları azaltmak ve diğer kozmetik yararları için doğrudan cilde uygulanır. Yemeklerde somon, yengeç, karides, tavuk ve yumurta üretimi için renklendirme olarak kullanılır.  Tarımda yumurta üreten tavuklar için bir besin takviyesi olarak kullanılır.

Astaksantin Nelerde Bulunur?

Astaksantin hangi besinlerde bulunur sorusunun cevabı aslında basittir. Kırmızı renge sahip pigmentler olan;

Astaksantin Nelerde Bulunur?

Astaksantin Nelerde Bulunur?

  1. Yosun
  2. Kırmızı Alabalık
  3. Istakoz
  4. Yengeç
  5. Karides
  6. Yumurta Sarısı
  7. Mikroskobik algler

Astaksantin’in 17 Faydası

1- Beyin Sağlığı

Beyin sağlığına yardımcı olup hafızayı artırır. Beyin felci dediğimiz inmelere engel olur. Beyin toksinlerini azaltır. Alzheimer ve bunama karşıtıdır. Parkinson hastalığının belirtilerini azaltır.

2- Kalp ve Damar

Kalp ve damar hastalıklarına karşı korur. Özellikle kan basıncını düşürmeye yardımcı olur.

3- Cilt Sağlığı

Cilt sağlığına yardımcı olur. Özellikle cildin elastikiyetin artmasında etkisi büyüktür. Astaksantin kolejinin azalmasına ve deri kalınlaşmasına engel olması güneş ultraviyole ışınlarına maruz kalan cildimizi koruyarak kırışıklıkları önler. Astaksantin güneşin neden olduğu deri hasarını azaltabilir. 9 hafta boyunca ağız yoluyla astaksantin almak, “UV” ışınları denilen güneş ışınlarının neden olduğu kızarıklık ve cildin nem kaybını azaltır.  İlk araştırmalar, ağız yoluyla astaksantin almanın cildin ne kadar hızlı geri döndüğünü (elastikiyet) artırdığını ve orta yaşlı kadınlarda ve erkeklerde ince çizgileri ve kırışıklıkları azalttığını göstermektedir. Aynı zamanda ciltte nem içeriğini iyileştirir gibi görünüyor. Diğer araştırmalar, astaksantinin ağız yoluyla alınmasının, günde iki kez yüze astaksantin krem ​​sürülmesiyle birlikte, cilt kırışıklıklarının görünümünü iyileştirdiğini göstermektedir.

4- Saç Sağlığı

Saç diplerini güçlendirerek saçların dökülmesini önlemeye yardımcı olur.

5- İltihaplanma

Enflamasyon’u (İltihabı) azaltır
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/30243665

6- Kas Sağlığı

Vücut kaslarının gelişmesine yardımcı olur. Özellikle spor yapanlarda kas yorgunluğunun ve ağrılarının azalmasına yardımcı olur.

7- Göz Sağlığı

Göz sağlığı için lutein gibi astaksantin de çok önemlidir. Gözün bakteri iltihaplarına karşı koruyucudur. Özelliklede keskin görmeyi sağlayan gözün makula bölümünü ayrıca retina kısmını korur. Retina bir kısmı zarar gördüğünde AMD oluşur. Erken yapılan araştırmalar, ağız yoluyla astaksantin, lutein, zeaksantin, E vitamini, C vitamini, çinko ve bakır içeren bir ürünün, AMD’li kişilerde retinanın merkezinde hasarı arttırdığını göstermektedir. Retina dış bölgelerinde hasarı artırmaz.

8- Cinsel Sağlık

Astaksantinin sperm sayısını etkilediği bilimsel çalışmalar ile kanıtlanmıştır.

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/30296601

9- Damar Sağlığı

Kan akışını hızlandırır, dolayısıyla damar içinde kollesterol plaklarının oluşmasını engellemeye yardımcıdır.

10- Kanser

Kansere karşı korur ve onunla mücadele eder. Özellikle göğüs, bağırsak, prostat ve deri kanserleri için bilimsel çalışmalar vardır.

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/16211266

11- Eklem Sağlığı

Eklem sağlığına çok iyi gelir. Kıkırdakların yıpranmasını önlemeye yardımcı olur.

12- Bağışıklık Sistemi

Bağışıklığın en güçlü yardımcılarındandır. Çünkü Astaksantin bilinen dünyanın 2. en güçlü antioksidanı dır. Hücre arasında oluşan toksinlerin atımını hızlandırır.

13- Karaciğer Sağlığı

Karaciğerin en önemli yardımcılarındandır. Karaciğer yağlanmasını azaltıcı özelliğe sahiptir. Ayrıca alkole bağlı olmayan karaciğer iltihaplanmasını azaltır.

14- Kolestrol

LDL, kolesterol ve Trigliseridlerin düşmesine yardımcı olur.

15- Şeker Hastalığı

Pankreasta insülin üreten hücreleri koruyarak şeker hastalığında (Tip2 diyabet) çok yardımcıdır.

16- Mide Sağlığı

Astaksantin mide ülserine karşı koruyucu etki sağlar.

17- Menopoz Dönemi

İlk araştırmalar, astaksantin, D3 vitamini, likopen ve turunçgil biyoflavonoidlerini içeren bir ürünün günlük olarak sıcak basması, eklem ağrısı, morarma ve mesane problemleri gibi menopoz semptomlarını azalttığını göstermektedir.

Astaksantin Kırmızı Pigmentler

Astaksantin Kırmızı Pigmentler

 

Astaksantin Yan Etkileri

Astaksantin, gıdada bulunan miktarlarda tüketildiğinde güvenlidir. Ek olarak ağız yoluyla alındığında OLASI GÜVENLİDİR. 12 haftaya kadar günde 4 ila 40 mg veya 6 ay boyunca günde 12 mg dozlarda kendi başına güvenle kullanılmıştır. Diğer karotenoidler, vitaminler ve minerallerle birlikte günde 4 mg’da 12 aya kadar güvenle kullanılır. Astaxanthin yan etkileri artmış bağırsak hareketlerini ve kırmızı dışkı rengini içerebilir. Yüksek dozda astaxanthin, mide ağrısına neden olabilir. Hamilelik ve emzirme sırasında kullanımı hakkında yeterli bilgi yoktur. Güvenli tarafta kalın ve kullanımından kaçının.

Uygun doz, kullanıcının yaşı, sağlığı ve diğer bazı koşullar gibi birkaç faktöre bağlıdır. Ancak şu an için uygun bir doz aralığını belirlemek için yeterli bilimsel çalışma maalesef yoktur. Doğal ürünlerin her zaman mutlaka güvenli olmadığını ve dozajların önemli olabileceğini unutmamakta fayda vardır. Ürün etiketlerinde ilgili talimatları takip ettiğinizden emin olun ve kullanmadan önce eczacınıza veya doktorunuza veya diğer sağlık profesyonellerine danışın.

Astaksantin’in Tarihi

Astaksantin Bileşen

Astaksantin Bileşen

1938 yılında organik kimyacı Richard Kuhn astaksantin’i keşfetti ya da daha doğrusu teşhis etti. Bir ıstakozdan elde ettiği pigmentleri incelerken bulan Kuhn, daha geniş araştırma eğilimlerine yönelmek için neredeyse ilk karotenoidi yaptı. Kuhn, astaksantinin hayvanların sağlığını iyileştirme eğiliminde olduğunu fark etti ve bu onu araştırmalarında daha ileriye gitmesi için itti. Kuhn’un çalışmalarından günümüze binlerce bilimsel araştırma yapıldı ve halen insanlar bu ilginç karotenoid üzerinde çalışmaya devam ediyorlar. Astaksantin, daha geniş araştırma topluluğu tarafından incelenen en eski karotenoidlerden biridir.

Daha önce astaksantin yeyip yemediğinizi merak ediyorsanız eğer kırmızımsı renkli bir su ürünü tükettiyseniz, onu zaten diyetinizin bir parçası haline getirmişsiniz demektir. Ek gıda olarak kullanılmaya başlanması çok olmadı.

Richard Kuhn

Richard Kuhn

Richard Kuhn; 3 Aralık 1900 tarihinde Viyana’da doğdu 1900. Babası Richard Clemens Kuhn, bir mühendis ve “Hofrat” idi; annesi Angelika Rodler, ilkokullarda öğretmenlik yaptı. “Gymnasium” da (gramer okulu) eğitim gördü. Viyana Üniversitesinde ve daha sonra R. Willstätter yönetiminde Münih’te kimya eğitimi aldı . 1922 yılında Über Spezifität der Enzyme (enzimlerin özgüllüğü üzerine) tezini tamamladıktan sonra derecesini (D.Ph.) aldı. Kuhn, yirmi yıl boyunca, karotenoidlerin kimyasal yapısı ile ilgili olarak büyük ilgi gösterdiği çift bağları içeren bileşikleri araştırdı. Bunların sekiz yeni türünü keşfetti ve analiz edebildi. Aynı zamanda B2 vitamini ve antidermatit B6 vitamini üzerinde önemli çalışmalar yaptı . Bu önemli alandaki çalışmaları için Kuhn, 1938’de Nobel Kimya Ödülü’nü aldı.

 

Yapılan bilimsel çalışmalardan bazıları;
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3083660/
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5525019/
http://www.nutritionaloutlook.com/herbs-botanicals/science-behind-astaxanthin
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/21984399

282 Görüntülenme

Makalemizi Nasıl Buldunuz?

Lütfen Ne Kadar Sevdiğinizi Gösterin

Ortalama Puan 5 / 5. Oy Sayısı: 2

Devamını Göster

Popüler Makaleler