Popüler Diyetler

Popüler diyetler konusu bir çok insan tarafından merak edilen ve sürekli araştırılan diyetler arasındadır. Bir çok insan farklı sebeplerden diyetisyene gitmek yerine kendi çabaları ile kendileri için en uygun diyet listesini bulmaya çalışmaktadır.
En Popüler Popüler Diyetler Bu Makalemizde

Popüler Diyetler Nelerdir?

Popüler diyetler konusu bir çok insan tarafından merak edilen ve sürekli araştırılan diyetler arasındadır. Bir çok insan farklı sebeplerden diyetisyene gitmek yerine kendi çabaları ile kendileri için en uygun diyet listesini bulmaya çalışmaktadır. Bu arayışları içinde ise en popüler diyetler hangileri, bu diyetlerden hangileri kendilerine daha uygun gibi aramalar yapmaktadırlar. Bu makalememizde sizlere en popüler diyetler hangileri onları açıklamaya çalışacağız.

Popüler diyetler birçok farklı şekilde tanımlanabilir, ancak bazıları şunları içerebilir:

  1. Düşük karbonhidratlı diyetler: Bu tür diyetler genellikle yüksek protein ve yağ içeriğine sahiptir ve karbonhidrat tüketimini sınırlarlar. Örnekler arasında Atkins diyeti, ketojenik diyet ve paleo diyeti yer alır.
  2. Düşük yağlı diyetler: Bu diyetler genellikle kalorilerin çoğunu karbonhidratlardan alırken, yağ tüketimini sınırlarlar. Örnekler arasında Ornish diyeti ve Pritikin diyeti yer alır.
  3. Düşük kalorili diyetler: Bu tür diyetler, günlük kalori alımını sınırlayarak kilo kaybını teşvik etmeyi amaçlar. Örnekler arasında Mediteren diyeti, DASH diyeti, ve WW (eski adıyla Weight Watchers) yer alır.
  4. Vegan ve vejetaryen diyetler: Bu tür diyetler hayvansal ürünlerin tüketimini sınırlar veya tamamen çıkarır. Örnekler arasında vegan diyet, lakto-vejetaryen diyet, ovo-vejetaryen diyet ve pesketaryan diyeti yer alır.
  5. Glütensiz diyet: Bu tür diyetler glütensiz gıdaları tercih eder ve çölyak hastalığı veya glüten hassasiyeti olanlar için özellikle önemlidir.
  6. Düşük FODMAP diyeti: Bu diyet, irritabl bağırsak sendromu (IBS) gibi bazı sindirim sorunları olan kişiler için kullanılır ve belirli bir karbonhidrat grubunu sınırlar.

Bu, sadece popüler diyetlerin birkaç örneğidir ve diyetlerin kişinin ihtiyaçlarına ve sağlık durumuna bağlı olarak farklılık gösterir. Bir diyetisyen veya beslenme uzmanı ile konuşarak kişiye uygun bir diyet planı oluşturmak en iyisidir.

Akdeniz Diyeti

Popüler diyetler başında genelde akdeniz diyeti gelmektedir. Akdeniz tipi beslenme genelde sebze ve meyve ağırlıklı bir beslenme şeklidir. Diyetin temelinde zeytinyağı, peynir, sebze ve meyveler, balık, tahıl ve fındık bulunmaktadır. Ceviz, badem, yoğurt ve tam tahıllar da bolca tüketilir. Akdeniz diyeti damak tadı açısından da zengindir.

Çünkü bu beslenme şekli kırmızı ete daha az yer verirken sebze, meyve, tahıl ve balığa daha çok yer vermektedir.  Yumurta haftada en fazla 4 kere verilmektedir. Bal temel tatlandırıcıdır. Birçok araştırmada Akdeniz diyetinin olumlu sonuçları görülmüştür.

Vegan-Vejeteryan Diyet

Veganlar hiçbir hayvansal kaynaklı besin tüketmeyip sadece bitkilerle beslenirler. Veganların bazıları arıdan sağlandığı için balı, kemiğin kaynatılmasıyla elde edilen jelatini, süt içerdiği için çikolatayı bile reddetmektedirler. Günümüzde vegan diyeti uygulayanların sayıları oldukça azdır. Veganlar, hayvansal besinleri yemedikleri gibi hayvandan elde edildiği için yün, ipek, deri gibi giysileri giymez, hayvansal yağ içeren sabunları kullanmazlar.

Lakto vejetaryen diyetinde bitkisel besinlerle birlikte hayvansal kaynaklı besinlerden süt ve süt ürünlerini tüketilir.

Ova vejetaryen diyetinde bitkisel besinlerle birlikte yumurta da yer alır. Bunun yanında et ve süt tüketmezler.

Lakto-ova vejetaryen diyetinde öldürülmüş hayvan ürünü yemeyip, hayvan canlı iken ürettiği süt ve yumurta tüketilir. Bu uygulama Budizm’de ki yaşamın kutsal olduğu ve hayvan öldürmenin ahlaki değerlere aykırı olduğu inancına dayanır. Günümüzde sıklıkla uygulanan vejetaryen beslenme tipidir.

Bazı gruplar da etler arasında tercih yaparlar. Bitkisel besinler yanında hayvansal olarak yalnızca kümes hayvanlarını tüketenlere Polo vejetaryen, yalnızca su ürünlerini tüketenlere Pesko vejetaryenler denilmektedir. Semi-vejetaryenler ise kırmızı eti tüketmeyen, sınırlı miktarda tavuk ve balık tüketenlerdir. Semi-vejetaryenler yumurta, süt ve türevlerini serbestçe tüketirler.

Vejetaryen diyetler kalp-damar hastalık riskini azaltmaktadır. Hayvansal kaynaklı besinlerin toplam yağ, doymuş yağ ve kolesterol içeriği yüksektir. Koroner kalp hastalığının, et yiyenlerde yemeyenlere göre %30 daha sık görüldüğü bildirilmektedir. Vejetaryen diyeti uygulayan bireylerin, karışık beslenenlere, özellikle eti çok tüketenlere göre kan basıncı ve hipertansiyon riski düşüktür.

Bu olumlu etki vejetaryen diyetlerinin toplam yağ, doymuş yağ ve kolesterolü az içermesinin yanı sıra posa, sebze, meyve ve kurubaklagil gibi bitkisel besinleri fazla içermesinden dolayı kan basıncının düzenlenmesinde etkili olan potasyum ve magnezyumun çok, tuzun (sodyumun) az alınmasından kaynaklanmaktadır. Vejetaryen diyeti tüketen bireyler, et içeren diyetle beslenen bireylere oranla daha düşük sıklıkta kansere yakalanmaktadır.

Bu olumlu etkilerin yanında vejetaryen olmak her zaman sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürüldüğü anlamına gelmez. Vejetaryen bireyler besin çeşitliliklerini iyi ayarlayamazlarsa demir mineralini yetersiz alabilirler. Bunun sonucunda ise kansızlık (anemi) görülmesi kaçınılmazdır. Vejetaryen yetişkinler, büyüme çağındaki çocuk ve gençler kalsiyumun iyi kaynakları olan süt ve ürünlerini yetersiz tükettiklerinde kemik sağlıkları riske girecektir.

Besin çeşitliliği sağlanamadığı ve B12 vitamini gereksinimini karşılayacak kadar yumurta ve süt gibi hayvansal kaynaklı besinler tüketilmediğinde homosistein yükselir. Homosistein seviyesinin yükselmesi ise kalp damar hastalıkları için bir risk faktörüdür. Dikkatli uygulanmazsa protein, demir, B12 vitamini, çinko, kalsiyum gibi çok önemli maddelerin eksiklik riski vardır.

Glutensiz Diyet

Gluten tüketimi, bugüne kadar birçok farklı hastalık ve sağlık problemi ile ilişkilendirilmiştir. Bunlardan en çok bilineni ve en yaygın olanı çölyak hastalığıdır. Çölyak hastalığı, genetik olarak duyarlı kişilerde, buğday, arpa, çavdar ve yulaf gibi tahıllardaki gluten proteinine karşı duyarlılık sonucu gelişir. Glutensiz diyet, çölyak hastaları için mevcut olan ve hastaların çoğunda semptomların giderilmesini sağlayan tek tedavidir.

Glutensiz diyet Çölyak hastaları için oldukça uygun olsa da sağlıklı bireyler için gluten de içeren dengeli bir diyet önerilir Birçok glutensiz gıda zenginleştirilmediğinden dolayı glutensiz diyet uygulayan kişilerde B grubu vitaminleri, demir ve diğer mikro besin öğeleri eksiklikleri ortaya çıkabilmektedir. Gluten içermeyen diyetlerin artan popülaritesi sebebiyle, bu bulgular önemli sağlık sorunlarına neden olabilir.

Ketojenik Diyet

Yeterli protein, düşük karbonhidrat ve yüksek yağ içeren bir diyettir. İlk kez 1921 yılında Russel Wilder tarafından epilepsiyi tedavi etmek için uygulanmaya başlanmıştır. Ketojenik diyetlerde karbonhidratlar sınırlandırıldığında beyin başlıca enerji kaynağı olan glikozu daha fazla kullanamamaktadır.

Metabolizma değişikliği nedeniyle beyin alternatif bir enerji kaynağı olarak yağlardan keton cisimciklerini elde etmektedir. Ketojenik oran, diyet içeriğindeki yağın, protein ve karbonhidrat toplamına oranı olarak hesaplanmaktadır. Klasik ketojenik diyet 4:1’lik bir makro besin oranından oluşur. Yaş, protein gereksinimi, bireysel tolere edilebilirlik, ketozis seviyesine bağlı olarak 3:1, 2:1 ya da 1:1 gibi daha düşük oranlar kullanılabilir.

Ketojenik diyet, içerdiği yüksek yağ nedeniyle tolere edilebilirliği zor olan bir diyet olduğundan dolayı tolere edilebilirliği ve lezzeti arttırmak için orta zincirli trigliserit (MCT) diyeti, modifiye Atkins diyeti ve düşük glisemik indeks tedavisi geliştirilmiştir. Ketojenik diyetin olumsuz yan etkileri kısa ve uzun süreli olarak sınıflandırılabilir.

En yaygın ve nispeten kısa süreli yan etkileri yorgunluk, baş ağrısı, baş dönmesi, uykusuzluk, bulantı, kusma, kabızlık, letarji, asidoz ve hipoglisemi gibi belirtileri içermektedir. Uzun süreli yan etkileri arasında ise dislipidemi, artmış trigliserit seviyeleri, şiddetli hepatik steatoz, hipoproteinemi, vitamin ve mineral eksiklikleri, redoks dengesizliği, kardiyomiyopati ve nefrolitiazis yer almaktadır.

Ketojenik diyetlerin uzun süreli etkinliği, güvenliği ve sağlık faydaları sınırlı literatür nedeniyle iyi bilinmemekle birlikte ketojenik diyetlere uyum zayıf görünmektedir.

Alkali Diyeti

Alkali diyetin temelinde yatan teori şu şekilde açıklanmaktadır: Asit yiyecekleri daha fazla yersek vücudumuzun PH’ı asit tarafa kayar ve şişmanlık, kanser, diyabet, hipertansiyon kas ve kemik erimesine kadar birçok hastalığa maruz kalırız. Bu nedenle alkali diyet; asit alkali oranını doğru sağlamak ve alkali besin tüketimi üzerine kurulu diyettir.

Kan Grubuna Göre Diyet

Bu konuda yapılan araştırmalar belirli kan gruplarının belirli besinlerden farklı etkilendiğini belirtmiştir.

0 grubu: Tahıl ürünleri ekmek ve taneli sebzeleri mümkün olduğu kadar az tüketilmelidir. Genelde bu kan grubundaki kişilerin metabolizmaları düşük hızda çalışıyor olabilmektedir. Tiroid hormonu üretmeyi destekleyen iyodun yeterli miktarda olmaması, 0 grubundaki kişilerin yediklerini yakmalarını zorlaştırmaktadır.

İşte bu nedenle 0 kan grubuna dahil olanların bol bol deniz ürünleri iyotlu tuz, karaciğer, kırmızı et, ıspanak ve brokoli ile beslenmeleri önerilmiştir. Süt ürünlerinden ve yumurtadan uzak durulmalıdır. Süt ve süt ürünlerinin de metabolizmalarını yavaşlattığı öne sürülmüştür.

A grubu: Beslenmelerinde soya proteinleri, tahıl ürünleri ve sebzelere ağırlık verilmelidir. A kan grubuna sahip kişiler mümkün olduğunca doğal besinlerle beslenmelidir. Metabolizma açısından A grubu 0 grubunun tam tersidir. A grubundaki kişiler kırmızı et yedikleri zaman ağırlık hissederler, enerji kaybına uğrarlar. A grubundakilerin süt ve süt ürünlerini sindirmeleri de zor olur. Ayrıca sağlıklı bir şekilde kilo verebilmek için A kan grubuna sahip kişiler mümkün olduğunca az kırmızı et tüketmelidir.

Kırmızı et yerine haftada 2-3 kez balık veya tavuk eti yenilebilir. Et yenildiğinde mutlaka yağsız olmalıdır. Sebzelerin mümkün olduğunca doğal olmalarına özen gösterilmelidir. A grubundakilerin sebze ağırlıklı yemek listelerinde: biber, domates, patates ve lahana yer almamalıdır. Ayrıca havuç, balkabağı ve ıspanak bu kan grubu için çok yararlı besinler arasında gösterilebilir.

B Grubu: Bu grubun diyeti değişik türlerde yiyecekleri kapsamaktadır. Hayvansal gıdalarla sebzeler arasında tam bir denge söz konusudur. B grubu, A ile 0 grupları arasında denge kurar. Bu grubundakiler için mısır, buğday, mercimek, fındık ve susam kilo aldıran besinlerdir. Bu yiyecekler, kişilerde yorgunluk, vücudun su tutması ve kan şekerinde düşüklük gibi sorunlar yaratabilir. B kan grubuna sahip kişiler kolay kilo verirler. Süt ve süt ürünleri olumlu etki gösterir.

AB grubu: A ve B gruplarına uygun olmayan yiyeceklerin çoğu AB grubu için de sakıncalıdır. Et yemekten kaçınılmalıdır. Et yerken de yanında mutlaka sebze bulundurulmalıdır. Ayrıca etin miktarının çok az olmasına dikkat edilmelidir. Deniz ürünleri, süt ürünleri ve taze sebze tüketilmelidir. Çok fazla hayvansal protein almaları sindirim sistemini zorlamaktadır

Dukan Diyeti

Dukan diyeti en çok bilinen popüler diyetler arasındadır. Dukan diyetinde protein ağırlıklı, kırmızı et, beyaz et, deniz ürünleri, sebzeler, süt ve peynir çeşitleri gibi besinler tüketilir.

İlk aşama kısa, hızlı ve hemen sonuç alınan atak aşamasıdır. Bu aşamada diyet çok hızlı ağırlık kaybı sağlayan 72 çeşit yüksek proteinli besinden oluşmaktadır. Öğünlere bölersek kahvaltı için yumurta, öğle yemeğinde balık ve akşam yemeğinde biftek yenilmektedir. Diğer besinler ise yağsız derisiz tavuk, hindi eti, yağsız jambon, yengeç ve midye gibi deniz ürünleri, yağsız peynir ve yağsız süttür. Baharat, limon, sirke ve soya sosu kullanılabilir. Diyeti uygulama süresi; 10-20 kg arasında bir ağırlık kaybı hedefleyen kişiler için 5 gün, 10 kg’dan az hedefleyenler 3 gün ve 5 kg’dan az hedefleyenler için ise 1 gündür. İkinci aşama seyir aşamasıdır. Bu aşama gerçek ağırlık kaybının yaşandığı aşamadır.

Bu aşama sırasında diyette saf protein seçenekleri ve sebze bulunmaktadır. Üçüncü aşama konsolidasyon aşamasıdır. Her gün protein ve sebze yenilebilen aşamadır. Bunun yanında biraz meyve, 2 ince dilim tam buğday ekmeği ve yağsız peynir yenilmektedir. Bu aşamaya gelmenin bir ödülü olarak ise haftada 1- 2 gün karbonhidrat tüketmek serbesttir. Haftada 2 öğün ise kutlama kapsamında istenilen herhangi bir şey tüketilmektedir. Dördüncü aşama ise istikrar aşamasıdır. Haftanın belirlenen bir gününde sadece protein bazlı beslenilmektedir. Bunun dışındaki günlerde ise yağlı besin tüketimi haricinde istenilen besinler yenilebilmektedir.

İsveç Diyeti

İsveç diyeti tamamıyla protein tüketmeye odaklanmış bir diyet türüdür. İsveç diyetinin hedefi özellikle yüksek protein tüketme ile metabolizmayı hızlandırma ve buna bağlı olarak ani kilo verdirme üzerinedir. Bu diyette kesinlikle tüketilmemesi gereken besinler vardır. Bunların başında gazlı içecekler gelmektedir. İsveç diyetinin en önemli özelliği 6 günden az, 13 günden fazla uygulanamamasıdır. Bu diyetin önemli özelliği çok az kalori alınması ve buna bağlı olarak metabolizmayı hızlandırıcı besinler içermesidir. Çay yasaktır ama çayın yerine yağsız kahve içilebilir.

Karatay Diyeti

Karatay diyetinde tüm şeker ve şekerli gıdalar, tatlandırıcılar, diyabetik ürünler, tahıl unu ve bunlar ile hazırlanmış besinler, ekmek, kavrulmuş kuruyemişler, pişmiş havuç, patates, pirinç, üzüm, kavun, karpuz, incir, hazır alınan tavuk, salam, sosis, sucuk ve yumurta, diyet ve light içecekler dahil her türlü meşrubat, neskafe, alkollü içecekler, meyve içerikli yoğurt, öğütülmüş tahıl, ayçiçek yağı, hazır katı yağlar, mısırözü yağı yasaktır. Bunlar yerine bulgur, armut, elma, ayva, mandalina, çilek, erik, kiraz, portakal gibi glisemik indeksi düşük besinler tüketilmelidir.

Doğal tavuk, işlenmemiş doğal ürünler, pastırma ve doğal yumurta tüketilmelidir. Evde mayalanmış yoğurt, ev yoğurdu ile hazırlanmış ayran, soda, Türk kahvesi ve filtre kahve tüketilmelidir. Fındık yağı, zeytinyağı ve ev yapımı tereyağı tüketilmelidir. Öğünlerden doymadan kalkmak ve ara öğün yapmak yasaktır. Salata, sebze, bakliyat, et ve balık tüketilmelidir. Karatay diyetinde akşam 19:00 ve 20:00’den sonra atıştırmak yasaktır. Bu saatlerden sonra yalnızca çay, bitki çayı, maden suyu ve ayran içilebilir. Günde en az 2 litre su içilmelidir. Günde en az 30-45 dakika yürüyüş yapılmalıdır.

Hollywood Diyeti

Hollywood diyeti 3 ana ve 1 ara öğün önermektedir. Şekerli yiyecekler kesinlikle tüketilmemelidir. Saat 20:00’den itibaren kesinlikle bir şey yenilmemelidir. Yenilen besin sadece bir tabak tüketilmelidir. Hollywood diyetinde patates, pirinç, havuç, muz, ananas, işlenmiş şeker, işlenmiş tüm beyaz un ürünleri, alkol, bal ve dondurma yer almamaktadır.

SONUÇ OLARAK;

İnsan vücudu yağlardan, kaslardan, kemiklerden ve sudan oluşur. Tek yönlü beslenmede, besin gruplarından yeterli ve dengeli alınmadığında daha çok su ve kas kaybı görülmekte bu da vücudumuzun direncinin düşmesine sebep olmaktadır. Yetersiz vitamin ve mineral alımı sonucunda da saçlar dökülmeye, tırnaklar sertliğini kaybederek kırılmaya, cilt kurumaya, gözlerin altında koyu halkalar görülmeye başlar ve metabolizma yavaşlar.

Su orucu, IF, Paleo Diyeti, Kabak Diyeti… Popüler diyetleri çeşitlendirmek mümkün. Burada dikkat edilmesi gereken nokta belli besinlere ağırlık verildiğinden yasaklanan besinlere karşı aşırı istek oluşmaktadır ve diyet sonrasında bu besinlere hücum edilince kilo alınmaktadır. Kısa zamanda zayıflatmayı vaat eden diyetler, sağlığı bozduğu ve insanları egzersizden uzaklaştırdığı için zaman içinde kilo almaya neden olmaktadır. Ayrıca yeme bozukluklarına da yol açabilirler. Bu nedenle sağlıklı beslenme esaslarının uygulandığı konusunda uzman diyetislenler tarafından kişiye özel olarak hazırlanmış diyetler tercih edilmelidir.

Popüler diyetler konusunu araştırmaya devam etmek isterseniz zayiflama.gen.tr diyet sayfalarımızda bir kaç diyet daha bulabilirsiniz.

Yorum Yap

İlginizi Çekebilir

Diyet Zayiflama

Diyet Zayıflama

Beslenme yanlışları nedeniyle diyet zayıflama kelimeleri insanların kafasını

probiyotik

Probiyotikler

Probiyotik Nedir? Probiyotikler; ağız yolu ile yeterli miktarda

Likopen

Likopen

Güçlü bir antioksidan olan likopen en çok domates, karpuz ve

Kepek

Kepek

Kepek Saç diplerindeki derinin kendisini yenileyebilmesi için ölü

Takip Et